• Ana Sayfa
  • Dünya - Diplomasi
  • Irak’ta silahsızlanma süreci başladı | Şii lider Mukteda Sadr, örgütünü feshettiğini duyurdu

Irak’ta silahsızlanma süreci başladı | Şii lider Mukteda Sadr, örgütünü feshettiğini duyurdu

Uluslararası Koalisyon Güçleri’nin resmen çekildiği Irak’ta, silahsızlanma süreci başladı. Süreçte kendini feshettiğini açıklayan ilk silahlı örgüt Seraya es-Selam (Barış Tugayları) oldu. Örgütün Şii lideri Mukteda Sadr, açıklamasında Irak’ın egemenliğine ve bağımsızlığına vurgu yaparak, ülkedeki silahların devletin kontrolünde toplanması gerektiğini belirtti.

Irak’ta silahsızlanma süreci başladı | Şii lider Mukteda Sadr, örgütünü feshettiğini duyurdu
Irak’ta silahsızlanma süreci başladı | Şii lider Mukteda Sadr, örgütünü feshettiğini duyurdu
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 30 Eylül 2026 15:14
  • Güncellenme: 30 Eylül 2026 15:36

ABD’nin Irak’tan çekildiğini resmen duyurmasının ardından bölgede devlet dışı grupların silahsızlandırılması için belirlenen tarih olan 30 Eylül’de kendisini fesheden ilk örgüt, silahlı Şii gruplardan Seraya es-Selam (Barış Tugayları) oldu.

Sadr’ın açıklamasına göre Seraya es-Selam (Barış Tugayları) feshedilirken, daha önce Sadr’ın silahlı yapılanmaları içinde yer alan İmam Mehdi Ordusu’nun da “Ensar el-İmam el-Mehdi Vakfı” adıyla sivil bir yapıya dönüştürülmesi kararlaştırıldı.

Sadr, açıklamasında Irak’ın egemenliğine ve bağımsızlığına vurgu yaparak, ülkedeki silahların devletin kontrolünde toplanması gerektiğini belirtti.

İlk fesih adımı mayısta atıldı

Sadr’a bağlı Seraya es-Selam, mayıs ayında silahlı yapısını feshetme ve devlet kontrolüne geçme yönünde adım atan gruplar arasında yer almıştı. Haziran ayında da grubun Samarra’da silah teslim sürecine ilişkin bir tören düzenlediği bildirilmişti.

Ancak Irak’taki tüm silahlı gruplar aynı tutumu benimsemiş değil. Özellikle Ketaib Hizbullah ve Hareket en-Nüceba gibi güçlü gruplar silahlarını bırakmaya karşı çıkıyor ve silahlarını “direniş silahları” olarak nitelendiriyor.

Zeydi: ‘Irak’ın kendi güvenliği için tam sorumluluk üstleneceği aşamaya geçtik’

Irak Başbakanı Ali Zeydi ise sürece ilişkin açıklamasında, Irak’ın kendi güvenliğini ve istikrarını sağlamada tam sorumluluk üstlenecek bir aşamaya geçtiğini duyurdu.

Irak Başbakanı ve Silahlı Kuvvetler Başkomutanı Ali Zeydi, IŞİD’e karşı kurulan Uluslararası Koalisyon’un Irak’taki görevinin resmen sona erdiğini söyledi.

Zeydi, “Bugün, dost güçler ve dost ülkeler arasındaki iş birliğinin, tarihin en karanlık aşırıcılık ve vahşet dönemlerinden birinde zaferle sonuçlandığını kanıtlayarak, IŞİD ile mücadele için uluslararası koalisyonun misyonunun sona erdiğini ilan ediyoruz” dedi.

Irak’ın bugün yıllarca sürdürdüğü çabanın “meyvelerini topladığını” söyleyen Zeydi, “Halkımızın silahlı kuvvetlerimizle birlikte seferber olması, güçlerimizin komuta yapılarını yeniden düzenlediği, kaynakları seferber ettiği, çabaları birleştirdiği ve inisiyatifi ele geçirdiği bir aşamanın başlangıcı oldu” diye belirtti.

Koalisyonun görevinin sona ermesinin “terörizme karşı mücadelenin sonu anlamına gelmediğini” belirten el-Zeydi, “Aksine Irak’ın kendi güvenliği ve istikrarı için tam sorumluluk üstlendiği bir aşamaya geçiş anlamına geliyor” ifadelerini kullandı.

Uluslararası koalisyondaki ülkelerle güvenlik işbirliğinin devam edeceğini dile getiren el-Zeydi, “Misyon zaferle sonuçlandı ve bu zaferi koruma sorumluluğu artık hepimize düşüyor” diye ekledi.

El-Sadr: ‘ABD, işgalin zararını tazminatla ödesin’

Örgütünü feshettiğini duyuran Şii lider El-Sadr ise, “Amerikan ordusunun Irak topraklarını işgalinden kaynaklanan tüm zararlar için tazminat ödemesini ve herkesin bu konuda yasal şikayette bulunması” çağrısında bulundu.

ABD ve komşu ülkeleri Irak’ın iç işlerine müdahale etmenin sonuçları konusunda “uyaran” Sadr, müdahalenin siyasi ve ideolojik konularda ilişkilerin kopmasına sebep olabileceğine dikkat çekti.

Ayrıca Irak’ın iç işlerine müdahale edilmesinin Irak’ı bölgesel çatışmalara sürükleyebileceği uyarısında da bulunan Sadr, “ABD’nin diplomatik olarak karşılık vermesini ve Irak’a, hükümetine ve halkına karşı kibirli davranmaktan kaçınmasını umuyoruz” diye belirtti.

ABD’nin varlığının “işgal” olduğunu belirten Sadr, “işgalin sona ermesi” için, kendileri açısından gereken şartları ise şöyle sıraladı:

* Halkı ve dini otoriteyi tatmin edecek somut ve gerçekçi sonuçlar veren, kamuoyuna açık ve iyi düşünülmüş bir program aracılığıyla silahların devlete devredilmesi.

* Yolsuzluğu sona erdirmek ve reform üzerinde çalışmak için siyasi liderliğin derhal istifa etmesi ve yeni yüzlere kapı açması gerektiğini düşünüyorum.

* Güvenlik güçlerinin, özellikle sınır muhafızlarının, tüm kollarında güçlendirilmesi ve aktif hale getirilmesi.

Mesrur Barzani: ‘Peşmerge, her türlü saldırı veya tehdide karşı koymaya hazır’

Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başbakanı Mesrur Barzani, ABD ve IŞİD karşıtı uluslararası koalisyon güçlerinin Irak’tan çekilmesinin ardından Peşmerge Güçleri’nin, Kürdistan Bölgesi’ne yönelik her türlü saldırı ve tehdide karşı koymaya hazır, güçlü ve sağlam bir güç olduğunu belirtti.

Mesrur Barzani konuşmasının bir bölümünde, koalisyon güçlerinin görevinin sona ermesinin dost ülkelerle ilişkilerin sona ermesi anlamına gelmediğini, ilişkilerin yeni bir alana taşınacağını ve farklı bir biçimde devam edeceğini söyledi.

Koalisyon güçlerinin çekilmesiyle Kürtler için bölgede yeniden güvenlik sorunları yaratabilecek bir ortamın önünün açılmasına yönelik endişelere yanıt veren Barzani, “Düşmanların ve bizi istemeyenlerin birçoğu, koalisyon güçlerinin görevinin sona ermesinin Kürdistan Bölgesi üzerindeki riskleri artıracağını düşünüyor olabilir. Kuşkusuz terör tehdidi hâlâ devam ediyor. Bu, üzerimizde hiçbir güvenlik tehdidi veya sınamanın kalmadığı anlamına gelmiyor. Ancak sizi temin ederim ki Irak güçlerinin kapasitesi artık geçmişe göre daha iyi durumda. Peşmerge Güçleri de Kürdistan Bölgesi’ne yönelik her türlü saldırı veya tehdide karşı koymaya hazır, güçlü ve sağlam bir güçtür” ifadelerini kullandı.

Mesud Barzani: ‘Hangi taraf tehdit olmayı düşünüyorsa, Peşmerge kursaklarında bırakacaktır’

Mesud Barzani ise, koalisyon güçlerinin görevinin sona erdiği ve silahsızlanma süreci için kritik bir aşama olarak görülen 30 Eylül sürecine ilişkin bir mesaj yayımladı.

Barzani mesajında, Federe Kürdistan bölgesini kastederek “Her kim veya hangi taraf tehdit olmayı düşünüyorsa, bilsin ki Peşmerge, kahramanlar ve vatanın fedakâr evlatları onların heveslerini kursaklarında bırakacaktır” dedi.

Barzani, “Sevgili Kürdistan halkı…” diye başladığı mesajında, “Kürdistan Bölgesi konusunda birçok kişi kaygıdan, bazıları ise kin ve yanlış değerlendirmelerden dolayı Koalisyon güçlerinin çekilmesiyle birlikte Bölge’nin tehdit altına gireceğini ve sonunun geleceğini düşünüyor. Sevgili Kürdistan halkının şundan emin olmasını istiyorum: Her türlü tehdit ve tehlikeye karşı koymak için Federal Irak Hükümeti ile çok iyi bir koordinasyon bulunmaktadır. Söz konusu tehdit ister IŞİD adı altında olsun ister başka bir ad altında” dedi.

‘Federal hükümetle iyi koordinasyonumuz var’

Rudaw’da yer alan habere göre Barzani mesajında, Koalisyon güçlerinin teröre karşı mücadelede ve Irak’ta istikrarın yeniden sağlanmasında Irak güçleri ile Peşmergeye destek verdiğini belirtti.

Kürdistan Bölgesi konusunda birçok kişinin kaygıdan, bazılarının ise kin ve yanlış değerlendirmelerden dolayı Koalisyon güçlerinin çekilmesiyle Bölge’nin tehdit altına gireceğini ve sonunun geleceğini düşündüğünü belirten Barzani, Kürdistan halkına güvence verdi.

Barzani, “Her türlü tehdit ve tehlikeye karşı koymak için Federal Irak Hükümeti ile çok iyi bir koordinasyon bulunmaktadır. Söz konusu tehdit ister IŞİD adı altında olsun ister başka bir ad altında” dedi.

‘Kürdistan’ı savunacak yeterli güç var’

Başkan Barzani mesajının bu bölümünde tehditlere karşı sert bir mesaj vererek şöyle dedi:

“Her kim veya hangi taraf Kürdistan Bölgesi’nin istikrarına tehdit oluşturmayı ve zarar vermeyi düşünüyorsa, bilsin ki Kürdistan’da halkı ve Kürdistan topraklarını savunacak, her türlü tehdidi ve saldırıyı boşa çıkaracak yeterli sayıda Peşmerge, kahraman ve vatanın fedakâr evladı bulunmaktadır.”

‘Peşmerge gücü varlığını sürdürecek’

Barzani, Kürdistan Peşmerge gücünün köklerinin özgürlük mücadelesi tarihine dayandığını belirterek, “Kürdistan Peşmerge gücü varlığını sürdürecektir” dedi.

Barzani ayrıca, Peşmergenin Federal Irak güçleriyle tam koordinasyon içinde savunma yapmak, ülkenin istikrarını korumak ve her türlü tehdit ve tehlikeyi bertaraf etmek için hazır olduğunu söyledi./

CENTCOM: ‘Irak hükümeti güvenlik sorunlarıyla mücadele edebilir’

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) da bugün, IŞİD’e karşı kurulan Koalisyon Güçleri’nin Irak’tan resmen çekildiğini açıkladı.

Açıklamada, “ABD ve uluslararası koalisyondaki ortaklarının Irak’taki “Doğal Kararlılık Operasyonu”nu resmen sona erdirdiği duyuruldu.

CENTCOM, operasyonun sona ermesinin, koalisyon misyonundan, ikili güvenlik ilişkisiyle desteklenen Irak liderliğindeki bir güvenlik çabasına geçişi temsil ettiğini belirtti.

Irak hükümetinin, IŞİD de dahil olmak üzere güvenlik sorunlarıyla mücadele etme sorumluluğunu taşıdığını belirten Pentagon, “ABD Savunma Bakanlığı’nın Iraklı ortaklarına özel eğitim ve istihbarat desteği sağlamaya devam edeceğini” belirtti.

Ne olmuştu?

Irak’ta 30 Eylül tarihi; ABD öncülüğündeki IŞİD karşıtı uluslararası koalisyonun askeri misyonunun sona erme takvimi ve ülkede faaliyet gösteren silahlı grupların (Haşdi Şabi bünyesindeki Şii silahlı yapıların) silahsızlandırılması/devlet kontrolüne girmesi tartışmaları açısından kritik bir eşik olarak öne çıkıyordu.

Bağdat ve Washington arasında yürütülen Üst Düzey Askeri Komisyon (HMC) görüşmelerinde, ABD güçlerinin Irak’taki muharip ve konuşlu varlığının kademeli olarak sonlandırılması planlanmıştı.

Buna göre, 2024 sonbaharından itibaren başlayan takvim doğrultusunda Eylül 2025 – Eylül 2026 periyodunda Ayn el-Esed dahil Irak’ın orta ve güney bölgelerindeki koalisyon güçlerinin çekilmesinin tamamlanması; Erbil başta olmak üzere kuzeydeki varlığın ise 2026 sonuna kadar Suriye’deki operasyonlara lojistik destek sağlayacak sınırlandırılmış bir yapıya dönüştürülmesi öngörülüyordu.

Eş zamanlı olarak Irak hükümeti, “devlet dışı silahlı aktörlerin” silahlarını orduya teslim etmesi ve Peşmerge ile Haşdi Şabi’nin merkezi komuta kademesine tam entegrasyonu (silahsızlanma/bütünleşme süreci) konusunda adımlar atılacağını taahhüt etmişti.

Sınırlı çekilme ve dönüşüm

Uygulamada süreç, öngörülen ideal takvimin yani 30 Eylül tarihine, gerisinde kaldı ve “tam bir çekilme” yerine “misyon dönüşümü ve ikili güvenlik ortaklığına” evrildi:

Koalisyon güçleri bazı üsleri Irak ordusuna devretmiş olsa da, ABD askeri varlığı tamamen sıfırlanmadı. Bunun yerine uluslararası koalisyon şemsiyesi kaldırılarak ABD ile Irak arasında ikili güvenlik anlaşmaları çerçevesinde danışmanlık, istihbarat ve eğitim odaklı sembolik bir varlığın sürdürülmesine karar verildi. Bölgedeki bölgesel gerilimler ve DAEŞ’in çöl bölgelerindeki hücre faaliyetleri, Washington ve Bağdat’ın takvimi esnetmesindeki ana gerekçeler oldu.

Silahsızlanma düğümü

 Haşdi Şabi ve bağlantılı milis grupların silahsızlandırılması meselesinde beklenen somut ilerleme sağlanamadı. Grupların bir kısmı kendilerini yasal olarak Başbakanlığa bağlı Silahlı Kuvvetler bünyesinde tanımlasa da, kendi komuta zincirlerini ve ağır silah kapasitelerini korumayı sürdürdü. Hükümetin “silahın sadece devlet elinde toplanması” (Hasr el-Silah bi-yed ed-Dawla) söylemi, siyasi dengeler ve bölgesel nüfuz mücadeleleri nedeniyle kağıt üzerinde kaldı.

Özetle; Iraklı analistler ve bölgesel medya organlarının değerlendirmelerine göre 30 Eylül süreci, ABD’nin Irak’tan tamamen çekildiği veya milislerin silah bıraktığı radikal bir kırılmadan ziyade, askeri varlığın biçim değiştirdiği ve Irak’ın kronik güvenlik denkleminin devam ettiği bir “kontrollü geçiş” olarak gerçekleşti.