İran Dışişleri Bakanlığı Hukuk ve Uluslararası İlişkiler Bakan Yardımcısı Kazem Garibadadi, ABD ile imzalanan İslamabad Mutabakatı kapsamındaki yükümlülüklerin askıya alındığını duyurdu.
Tasnim Haber Ajansı’na konuşan Garibadadi, müzakerelerin geleceğine ilişkin bir soru üzerine, ABD ile görüşmeler yürüttüklerini ancak Washington yönetiminin mutabakat kapsamındaki yükümlülüklerini ihlal ettiğini belirtti.
Garibadadi, ABD’nin mutabakatta yer alan taahhütlerini yerine getirmediğini ifade ederek, bunun ardından İran’ın da İslamabad Mutabakatı kapsamındaki yükümlülüklerini askıya aldığını ve bu taahhütleri uygulamadığını söyledi.
“Önceliğimiz ülkeyi savunmak”
İran’ın mevcut süreçte önceliğinin ülkenin savunması olduğunu belirten Garibadadi, ABD’nin son gelişmeler karşısında gerekli yanıtı aldığını ifade etti.
Gerilimin tırmandırılmasının çözüm olmayacağını dile getiren Garibadadi, farklı yöntemlerin tercih edilmesi gerektiğini söyledi.
Garibadadi, “Bizim için önümüzdeki çözüm, ülkeyi kararlı bir şekilde savunmak ve saldırganlara ders vermektir” ifadelerini kullanarak, ABD’nin mutabakat kapsamındaki taahhütlerinin büyük bölümünü askıya aldığını, buna karşılık İran’ın da İslamabad Mutabakatı kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmeme kararı aldığını belirtti.
İslamabad Mutabakatı hakkında
Haziranda Pakistan’ın arabuluculuğunda imzalanan 14 maddelik İslamabad Mutabakatı, askeri operasyonların durdurulmasını, Hürmüz Boğazı’nın ticari gemilere yeniden açılmasını ve tarafların 60 gün içinde daha kapsamlı bir anlaşma için müzakereye oturmasını öngörüyordu.
Metne göre İran, bu süre boyunca ticari gemilerin boğazdan ücretsiz ve güvenli geçişini sağlayacak; ABD ise İran limanlarına uyguladığı deniz ablukasını en geç 30 gün içinde tamamen kaldıracaktı.
ABD’nin ablukayı yeniden başlatması ve Hürmüz’den geçen bütün yüklerden ücret tahsil edeceği açıklaması, Tahran tarafından yalnızca düşmanca bir siyasi çıkış değil, mutabakatın açık hükümlerinin tersine çevrilmesi olarak da okundu. İran, buna boğaz üzerindeki denetim iddiasını yeniden gündeme getirerek karşılık verdi ve bölgedeki ABD askerî varlığına yönelik saldırılarını genişletti.
Washington ise bu adımların, mutabakatın imzalanması sonrasında İran’ın ticari gemilere yönelik saldırıları yeniden başlatmasına karşılık atıldığını iddia etti.
Mutabakatın imzalanmasından sonra İran güçlerinin Hürmüz Boğazı’ndaki ticari gemilere yönelik saldırılar düzenlediği bildirildi ve ABD yeniden başlayan hava saldırılarını bu eylemlere karşılık olarak gerçekleştirdiğini savundu.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran’ın gemilere saldırmakta kullandığını söylediği kıyı radarlarını, hava savunma sistemlerini, insansız hava aracı depolarını, füze kapasitesini ve Devrim Muhafızlarına ait deniz unsurlarını hedef aldığını açıkladı.
Karşılıklı suçlama ve misillemeler zinciri, mutabakatın ihlallere yönelik işletilecek etkili bir denetim ve uyuşmazlık çözme mekanizmasından yoksun olduğunu da ortaya çıkardı.
Her iki taraf da karşı tarafın ilk ihlali gerçekleştirdiğini savunuyor ve askeri operasyonlarını meşru müdafaa ya da misilleme olarak gerekçelendiriyor.




