Aktivistler İçin Hukuk Danışmanlığı ve Eğitim Merkezi (DADBAN), İran’da son 23 gün içinde en az 18 siyasi tutuklunun idam edildiği açıkladı.
DADBAN, idamların yalnızca bir cezai yaptırım olmadığını, aynı zamanda şiddeti normalleştirmeye ve toplumu baskı altında tutmaya yönelik bir araç olarak kullanıldığını belirtti.
DADBAN açıklamasında, kısa sürede gerçekleşen yüksek sayıda idamın toplumsal kontrol amacı taşıdığı ifade edilerek şu değerlendirmeye yer verildi:
“Bu cezaların hızlı ve yaygın bir şekilde tekrarlanması, topluma açık bir mesaj gönderir: Muhalefetin bedeli ölüm olabilir. Bu mesaj, doğrudan bir korku ve caydırıcılık iklimi yaratmaya hizmet eder. Bu politikanın temel amaçlarından biri, toplumda şiddeti ve baskıyı normalleştirmektir. İdamlar tekrar tekrar ve kesintisiz olarak gerçekleştiğinde, kamuoyunun bunlara karşı duyarlılığı azalır. Toplum yavaş yavaş bu şiddet düzeyine alışır ve tepkiler daha az yoğun hale gelir. Bu sürecin sonucu olarak, baskıya yönelik ahlaki ve sosyal sınırlar değişir.
‘Baskıya alışıldığında kolektif tepki azalır’
Başlangıçta “şok edici ve kabul edilemez” olan şeyin, yavaş yavaş “normal ve hatta tahammül edilebilir” hale geldiğini vurgulayan DADBAN, şöyle devam etti:
“Bu değişim, gelecekte daha yaygın ve şiddetli baskı biçimlerinin yolunu açar. Sonuç olarak, şiddetin normalleştirilmesi, toplumda protesto ve direniş kapasitesinin azalmasına yol açar. Vatandaşlar baskıya alıştıklarında, buna karşı kolektif bir tepki olasılığı azalır. Bu nedenle, ölüm cezasının bir baskı aracı olarak uygulanması politikası, toplumda korku ve dehşet yaratmanın ve muhalifleri ortadan kaldırmanın yanı sıra, toplumu psikolojik olarak baskı ve şiddeti kabul etmeye yönelik yeniden yapılandırmaya da odaklanmaktadır.”




