• Ana Sayfa
  • Manşet
  • İran’da ‘idamları hızlandırın’ talimatı: Gençler hedef alınıyor

İran’da ‘idamları hızlandırın’ talimatı: Gençler hedef alınıyor

IHRS, İran rejiminin yeni ayaklanmaları önlemek amacıyla savcılara idamları hızlandırma talimatı verdiğini ve sadece son bir ayda onlarca siyasi tutsağın katledildiğini açıkladı.

İran’da ‘idamları hızlandırın’ talimatı: Gençler hedef alınıyor
İran’da ‘idamları hızlandırın’ talimatı: Gençler hedef alınıyor
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 12 Mayıs 2026 09:41

İran’da idamlar aralıksız sürüyor. Resmî rakamlar açıklanmazken Çin’den sonra dünya üzerinde idamların en fazla gerçekleştiği ikinci ülke olduğu düşünülen İran’da; özellikle 2025 ile 2026 yılının ilk çeyreği, infazların en yoğun yaşandığı dönem oldu.

Öldürülen babası Ali Hamaney’in yerine geçen Mücteba Hamaney’in başa gelmesiyle birlikte idamlar katlanarak arttı.

Öte yandan idamlara dair kamuoyunda tepkiler yükselmeye devam ediyor. Rojhilat Barış Anneleri, idam cezalarının durdurulmasına yönelik çağrıda bulunurken Kürdistan Özgür Yaşam Partisi (PJAK) çeşitli etkinliklerle protesto eylemleri gerçekleştiriyor.

Konuya dair çalışma yürüten İran İnsan Hakları Merkezi (IHRS), yaşanan idamlar ve yargılamalardaki hukuksuzluklara dair MA’ya bilgi verdi.

2 bin 570 kişinin kimliği tespit edildi

Tutuklu ve idam edilenlerin aileleri ile yakın çevreleriyle kurulan yoğun koordinasyon sonucu toplanan verilere değinen IHRS, ülke çapındaki son protestolar sırasında 3 binden fazla kişinin katledildiğini kaydetti. Bunlardan 2 bin 570’inin kimliğini tespit ettiklerini belirten IHRS, şunları aktardı:

“Yeni isimler ve görüntüler doğrulandıkça belgeleme süreci devam ediyor diyebiliriz. On binlerce kişi tutuklandı. Bu durum; keyfî gözaltı, adil yargılanma hakkının engellenmesi, bağımsız avukatlara erişimin olmaması, işkence ve zorla itiraf ettirme gibi yaygın bir uygulama modelinin işletildiğini ortaya koyuyor. Özellikle Ocak 2026 protestolarında gözaltına alınanlar, rejimin kendi yargı sisteminde dahi tanımlanmış tüm yasal haklardan mahrum bırakıldı. Rejim, ailelerin bağımsız avukat seçmesini açıkça engelliyor. Bunun yerine çoğu zaman sanığın aleyhine çalışarak savcılığın dosyasını güçlendiren ‘kamu avukatları’ atamaktadır. Zorla kaybetme vakaları yaşandı. Gözaltındakiler uzun süre gizli merkezlerde, aileleriyle iletişim kurmalarına izin verilmeden tutuluyor.”

Gözaltında uzun süre tutulan Mohammad Amin Biglari örneğini veren IHRS, “19 yaşındaki bilgisayar mühendisliği öğrencisi ve kuaför çalışanı Mohammad Amin, 8 Ocak 2026’da tutuklandı. Sağlığı kötü olan babası onu üç hafta boyunca Kahrizak depolarında aradıktan sonra tesadüfen Ghezel Hesar Cezaevi’nde olduğunu öğrendi. Mohammad Amin, tutuklanmasından üç aydan kısa süre sonra 5 Nisan 2026’da idam edildi. Bu hız, herhangi bir temyiz veya savunma ihtimalini ortadan kaldırmaktadır. İşkence altında itirafa zorlandı ve ailesiyle son görüşme hakkı tanınmadan idam edildi” diye belirtti.

Savcılara idam cezası talimatı

IHRS, bir hafta içinde idam edilenlerin isimlerini açıklayarak şu bilgileri verdi:

“Geçen hafta Amirhossein Hatami (18), Shahin Vahedparast (19) ve Ali Fahim (26) benzer koşullarda idam edildi. Halkın Mücahitleri Örgütü’nün (MEK) altı seçkin üyesi üç gün içinde idam edildi. Bunlar matematikçi Vahid Bani-Amerian, elektrik mühendisi Pouya Ghobadi, hukukçu Babak Alipour, grafik mühendisi Mohammad Taghvi, inşaat mühendisi Akbar Daneshvarkar ve mimar Abolhasan Montazer’dir. Bu kişiler tek kişilik hücrelere alındı ve ailelerine haber verilmeden asılarak idam edildi. Karaj Merkez Cezaevi’nde iki hafta sonra inşaat mühendisi Hamed Validi ve işçi Mohammad Masoum-Shahi aynı şekilde idam edildi. 19 Mart’tan bu yana en az 23 siyasi tutsak idam edildi. Yargı Erki Başkanı Gholam-Hossein Mohseni-Eje’i, toplumu şok hâlinde tutmak ve yeni ayaklanmaları önlemek amacıyla savcılara idam cezalarını hızlandırma talimatı verdi.”

Gerçek sayı daha yüksek

IHRS; 28 Aralık 2025’te Tahran’da başlayan protestolarda gizli merkezlerde toplu gözaltılar, ailelerle iletişimin engellenmesi ve sistematik işkenceyi de belgelediklerini ifade etti. Raporlara göre, internet erişiminin belgelemeyi engellemek amacıyla yaklaşık iki ay boyunca kısıtlandığını vurgulayan IHRS, “Ocak 2026’da gözaltına alınan çok sayıda kişi hâlen Ghezel Hesar Cezaevi’nde tecritte tutuluyor. Bu durum, tutuklamaların korku yaratmak ve idam cezalarına dayanak oluşturacak itiraflar elde etmek için yürütülen bir güvenlik stratejisi olduğunu göstermektedir. İnternet kesintileri nedeniyle kesin rakamlara ulaşmak zor. Ancak sahadan gelen verilere göre Ocak protestoları sırasında ve sonrasında 50 binden fazla kişi tutuklandı. Bunların bir kısmını isimleriyle belgeledik ancak gerçek sayı çok daha yüksek. Yargı süreçlerindeki şeffaflık eksikliği, ‘siyasi’ ve ‘genel’ tutuklular arasında ayrım yapmayı da zorlaştırmaktadır” ifadelerini kullandı.

‘İdamlarla korku iklimi sürdürülüyor’

Rejimin ölüm cezalarıyla korku iklimi yaratmaya çalıştığını ve özellikle bu anlamda gençleri hedef aldığını belirten IHRS, rejimin bir anlamda idamları “iç kontrol aracı” olarak kullandığını kaydetti. “Uluslararası kamuoyunun dikkati dış çatışmalara yönelmişken içeride insan hakları ihlallerinin artma riski yükselmektedir” uyarısında bulunan IHRS, şunları söyledi:

“Mahkûmlar rehin olarak görülüyor. Diktatörlük, muhalefetin ‘demir yumrukla’ bastırıldığını göstermek için mahkûmları rehin gibi kullanıyor. Sistematik tehditler sürüyor. Ailelere, medyayla konuşmaları hâlinde bunun ‘düşmanla iş birliği yapmak’ anlamına geldiği ve yakınlarının durumunu ağırlaştıracağı söylenerek tehdit edilmektedir. Rejim idam döngüsünü sürdürüyor çünkü asıl savaş halk ile rejim arasında. 1999, 2009, 2017, 2019, 2022 ve 2026’daki protestolarda görülen toplumsal patlama potansiyeli nedeniyle rejim, her protestoyu ‘yabancı destekli’ ilan ederek baskıyı meşrulaştırmaktadır. Sessizlik, jeopolitik karmaşıklıklar ve sınırlı bilgi akışından kaynaklanmaktadır. Ancak temel nedenlerden biri de yatıştırma politikasıdır.”

‘Rejimi hesap vermeye zorlayın’

Batılı hükümetlerin petrol veya bölgesel istikrar karşılığında insan hakları konularında taviz verdiğini kaydeden IHRS, şöyle devam etti:

“Sessizliği aşmanın bir yolu bağımsız belgeleme çalışmalarının güçlendirilmesidir. Savaşı, suçlarının hesabını vermemek için bahane olarak kullanan bir rejimle ‘her şey normalmiş gibi’ ilişki sürdürme yaklaşımının sona erdirilmesi gerekmektedir. Avrupa hükümetleri, tüm müzakereleri ve ticari ilişkileri somut insan hakları iyileştirmelerine, özellikle de ölüm cezasının kaldırılmasına bağlamalıdır. Yatıştırma politikası ‘timsahı beslemeye’ benzer; ne kadar beslenirse bölge ve dünya o kadar güvensizliğe sürüklenir. ‘Timsahı beslemeyi’ bırakın ve rejimi hesap vermeye zorlayın. Terör ve köktenciliğin merkezleri olarak işlev gören büyükelçilikleri kapatın. IRGC’yi (Devrim Muhafızları) temel terör organı olarak kara listeye alın.” (MA)

Etiketler: IHRSiranİran idam