İranlılar’a göre son protestolar ‘liderlik’ tartışmalarını çoktan aşmış durumda, çünkü İranlı aktivistler İran halkının sadece rejimden değil ‘muhalefetten de’ daha ileri bir noktada olduğunu düşünüyor. Ve farklı siyasi görüşlere rağmen tek bir temel talepte halk birleşmiş görünüyor: Hamaney rejiminin sona ermesi, hemen şimdi. Şu anki İran rejimi düşerse, yeni bir seçime kadarki ‘geçiş sürecine’ liderlik edebilecek bir alternatif olarak farklı siyasi görüşlere sahip İranlılar arasında öne çıkan isimse Rıza Pehlevi…
İşte İran’ın özgürleşmesi için mücadele eden, rejime muhalefetin bedelini sürgünle ödeyen İranlıların kendi sesleri ve sözleriyle; İran sokaklarındaki isyanın portresi ve direnişin ‘yarını’na dair öngörüler…
‘Tahran’daki ailemle iki dakika konuşabildim, yaşıyoruz dediler kapandı’

(Dr. Sepideh Darvishi / Fotoğraf: Eylül Deniz Yaşar)
İranlı yazar ve siyasi aktivist Dr. Sepideh Darvishi, yaklaşık yedi buçuk yıldır Türkiye’de yaşıyor. Ona göre şu anki protestoların nedeniyle onun İran’dan ayrılmasına neden olan baskılar aynı: hükümetin halka karşı sürdürdüğü ‘hiç bitmeyen savaş’:
“İran’da kadın hakları gerçekten bir gölge altında. Aslında biz 46 yıldır bir savaşın içindeyiz. Bu savaşa biz başlamadık, onlar bizim haklarımızı alarak başlattılar.”
Son iki haftadır doğru düzgün uyuyamıyor Sepideh Darvishi, sürekli İran’la ilgili haberleri takip ediyor:
“İki hafta İran’daki hiçbir tanıdığımla iletişim kuramadım, telefon hatları da kapalıydı. İran’da evlere baskın yapıp uyduları da topladılar. Yurtdışında Farsça yayın yapan kanalların alt yazıları aracılığıyla insanlar İran’daki yakınları sağ mı, iyi mi öğrenebildi.”
Onun gibi gözü kulağı İran’da olan İranlı sürgünlerden biri de insan hakları aktivisti Hamid Khoshsiar. Annesi Tahran’dayaşayan Khoshsiar, annesinden iki hafta sonra ilk kez 13 Ocak’ta bir haber alabilmiş:
“İki haftadan sonra annem beni sadece iki dakika arayabildi. O gün aramaları İran’da tek yönlü açtılar kısa bir süreliğine. Yani biz onları hiç arayamadık, ama İran’dan arama alabildik. Annemle konuşmamızda sadece hayatta olduklarını söyleyebildi. Aile üyelerimin ve kuzenlerimin hayatta olduğunu… Ailemden duyabildiğim tek şey bu.” > Grete: ‘Arkadaşım ‘ağlama’ dedi, şimdi yas değil mücadele zamanı’
“7 senedir mülteci olarak Türkiye’de yaşıyorum” diyen Sina Torabi de en son 12 Ocak’ta İran’daki arkadaşlarından bazı videolar alabilmiş, Meşhed kentindeki protestolardan videolar:
“Arkadaşımın starlink bağlantısı var, bana gönderdiği videolar 11 Ocak’a ait. Videolarda protestoların devam ettiğini, sokakları halkın kontrol ettiğini gördüm. Meşhed’te çoluk çocuk yaşlı bütün insanlar sokakta, baya kalabalık.”

(Kian Tahsildari)
Türkiye’de mülteci olarak yaşayan siyasi aktivist Kian Tahsildari de İran’da yaşayan ailesi için endişeli:
“İnternet kesik, ama duyduğum kadarıyla çok kötü haberler geliyor, bir yandan protestolar sokaklarda devam ediyor. Devlet herkesi susturmaya çalışıyor. İletişim çok zor, haberler az geliyor, o nedenle çok endişeliyiz. Bütün akrabalarım, ailem hep İran’da.”
İran’dan gelen ölüm haberleri nedeniyle oldukça endişeli olan Sepideh Darvishi bir o kadar da umutlu:
“Tüm İranlı arkadaşlarımla konuştuğumda herkes diyor ki bu artık son, son ayaklanmamız, çünkü bu sefer kazanacağız. Geçen bir arkadaşımla konuşurken ağlıyordum. Arkadaşım bana ‘Ağlama, şu an yas tutmak zamanı değil, biz kazanacağız, sonra şehitlerimiz için yas tutacağız’ dedi. Evet, şu an sadece mücadele ve umut zamanı.”
‘In âkharin nabarde, Pahlavi barmigarde’
Konuştuğum İranlı göçmenler İran muhaliflerinin farklı siyasi eğilimlerinin çeşitliliğine sahip, kendi deyimleriyle kimileri cumhuriyetçi kimileri monarşist…

(Hamid Khoshsiar)
“Pehlevi taraftarı olmadığını” ifade eden Hamid Khoshsiar’a göre protestoların sahadaki dinamiği, ‘liderlik’ tartışmalarının ötesine geçmiş durumda, ona göre Rıza Pehlevi’ye verilen destek konusundaki kendisininki gibi farklı görüşler İran protestocularını bölmüyor:
“İnsanların üçte biri yüzde yüz Pehlevi’yi destekliyor, üçte biri tamamen karşı, üçte biri ise ortada. Ama şu an insanlar bunları bir kenara bıraktı. Bu sadece Pehlevi meselesi değil. Sokakta ‘Yaşasın Şah’ sloganı atanlar var, buna katılmayanlar sessiz kalıyor ama kimse kimseye ‘Neden bu sloganı atıyorsun’ demiyor. Ben de kişisel olarak Pehlevi’yi desteklemiyorum ama sokağa çıkın deme cesaretini gösteren tek isim de oydu.”
Kendisini siyasal olarak ‘cumhuriyetçi’ olarak tanımlayan Sepideh Darvishi ise Rıza Pehlevi’yi destekleyenler arasında:
“Cumhuriyetçiler dahil yüzde 70 destek var diyebilirim. Pehlevi insanların seçim hakkını tanıdığını birkaç kez söyledi. Kendi dedesi ve babasının insanlar tarafından seçilmediğini ve bunun demokrasi olmadığını da açıkça dile getirdi. Hatta bazı monarşistleri rahatsız etti bu sözleri. Şahlığın ona miras kaldığını düşünenler onu eleştirdi.”
Sina Torabi ise “Benim oyum krallıktır, parlamenter krallık” diyerek siyasi görüşünü tarif ediyor:
“Ama ben radikal biri değilim, illa bu olsun diyemem. Biz şu an sadece bu zalim, katil, cani hükümet değişsin istiyoruz ve bir referandum, bir seçim olsun, İran halkı kendileri seçsin. Rıza Pehlevi geçiş dönemi için öne çıkan bir isim. Onun adını İran sokaklarında duyabilirsiniz. Protesto videolarının çoğunda Rıza Pehlevi isminin geçtiği destek sloganları duyuyoruz.”
Torabi’nin bahsettiği videolarda Farsça این آخرین نبرده، پهلوی برمیگرده (“In âkharin nabarde, Pahlavi barmigarde!”) sloganları duyuluyor:
“Bu sloganın anlamı ‘Bu son savaştır, Pehlevi geri dönecek’ demek.”
‘İran halkı rejimden 100 yıl ileride ve 100 yıl daha muhalefetin birleşmesini bekleyemez’
8 Ocak’ta Euronews’te yayınlanan bir röportajda İranlı emekli akademisyen Ahmad Naghibzadeh “İran’da muhalefetin çok bölünmüş olduğunu ve rejimin düşmesi halinde daha büyük bir kaosun İran’ı bekleyebileceğini” savunuyor.
Bu görüşü sorduğum İranlıların tamamı bu görüşü eleştiriyor. Sepideh Darvishi İran rejiminin muhalefeti bölmek için -kendi deyimiyle- ‘fake opposition’ yani “sahte muhalefet” yapıları oluşturduğunu söylüyor:
“Bu görüşü savunan bir kişinin gerçekten muhalif olduğuna inanmıyorum, bence sahte muhalifler ve insanları korkutmaya çalışıyorlar. Örneğin reformcular yirmi yıl önce Amerika’da bir kurum kurdular, adı NIAC. Bu grup bir rejim lobisi; rejim kalsın, sadece Hamaney gitsin diyorlar. Ben bu gruba güvenmiyorum. Muhalif görünüyorlar ama aslında muhalif değiller.”

(Sepideh Darvishi, birkaç gün süren buluşmalarımız boyunca yakasında hep İran protestocularının elinde sıklıkla gördüğümüz ‘aslan ve güneşli bayrak’ iğnesi takılıydı. / Fotoğraf: Erdoğan Alayumat)
Şu an Bulgaristan’da yaşayan Hamid Khoshsiar’a göre İran’daki son protestoların en dikkat çekici yönü, Naghibzadeh’in analizinde bahsi geçen ‘siyasi ayrışmaların’ İran toplumunca şu an büyük oranda bir kenara bırakılmış olması… Ona göre İran halkı, muhalefetin birleşmesini ya da yeni bir liderin ortaya çıkmasını bekleyecek durumda değil:
“İran halkı İran’daki muhalefetten 20 yıl, rejimden ise 100 yıl ileride. Son üç yıldır muhalefet bir türlü birleşemedi ama artık insanlar bunu beklemekten vazgeçti. İranlılar bir 100 yıl daha bekleyemez. İnsanlar ‘şimdi bu rejimi gönderelim, sonrasına sonra karar veririz’ diyor. Rejim düştüğü anda sadece Pehlevi için değil, herkes için özgür bir siyasi rekabet ortamı olacak.”
İran’da uzun süredir Hamaney karşıtı bir öfke olduğunu hatırlatan Khoshsiar, “Rejim düşerse yerine kim gelecek?” sorusunun rejim tarafından yıllardır protestoları bastırmak için kullanıldığını düşünüyor:
“İnsanlar Hamaney’e zaten karşıydı ama ‘yerine kim gelecek?’ sorusu bizim zayıf noktamızdı. Rejim bunu sürekli kullandı. Şimdi insanlar ‘Önce bu rejim gitsin, sonra karar veririz’ diyor. İnsanlar farklılıklarını bir kenara bırakmayı başardı, şu anki protestoların en önemli tarafı bu.”
Pehlevi taraftarı olan Sina Torabi’ye göre İran halkının temel birleşme noktası ‘demokratik, seküler bir sistem’ talebi:
“Biz şu anda bir referandum istiyoruz, kimse yeni bir diktatörlük istemiyor. İranlılar hangi rejimle yönetileceklerini kendileri seçmek istiyor. Biz sadece demokratik, seküler bir sistem olsun istiyoruz, parlamenter mi olur anayasal mı olur, monarşi mi olur, fark etmez.”

(Sepideh’in elinde İran’da devam eden protestolarda açılan ‘Aslan ve Güneş’ figürlü bayrak ona göre sadece Şah’ı değil, Molla rejimi öncesi kadim İran medeniyetini temsil ediyor / Fotoğraf: Eylül Deniz Yaşar)
‘Sloganlara bakın: Mesele ekonomi değil, rejimi değiştirmek’
Siyasi aktivist Kian Tahsildari “Sokaklarda herkes Pehlevi’yi çağırıyor, ona inanıyor. Bizi seçimlere kadar Pehlevi götürebilir” derken onun son sözü, asıl talebi:
“Pehlevi geldikten sonra da seçimler olur, cumhuriyet mi krallık mı istiyoruz, seçebiliriz. Ama biz şu an bu rejimin tamamen gitmesini istiyoruz, tüm isteğimiz bu.”
Sina Torabi medyada protestoların asıl talebinin ‘yanlış okunduğunu’ düşünüyor:
“Bu protestolar enflasyondan ya da ekonomiden dolayı diyorlar. Ama sloganlara baktığımızda, çünkü biz Farsça konuşuyor ve anlıyoruz, biz bu anlamı almıyoruz. Sloganlar hep rejime karşıdır. Zaten biz hepimiz hükümetin değişmesini istiyoruz. Bizim problemimiz sadece ekonomi değil. Bizim taleplerimizin böyle küçültüldüğünü görünce üzülüyoruz.”
Khoshsiar’a göre tüm bu talepler İranlılar için artık bir ‘hayal’ değil, rejimin düşüşü artık an meselesi: “Buradan geri dönüş yok. Şimdi değişim zamanı.”



