İş kazalarında uzuvlarını kaybeden işçiler yıllardır adalet arıyor

Kayıt dışı çalışma ve yanlış beyanlar nedeniyle gizlenen uzuv kayıplı iş kazaları, işçiler için geri dönülmez yıkımlara yol açıyor. Gerek hukuki alanda gerekse de tedavi süreçlerinde birçok engelle karşılaşan işçiler, ellerini kaybetmelerine neden olan kazaları ve sonrasındaki süreci anlattı. İş hukukçusu ve çalışma ekonomisi doktoru Av. Murat Özveri ise yargılama süreçlerinin etkin şekilde yürütülebilmesinin işçilerin sendikal örgütlülüğü ile ilişkili olduğunu vurguladı.

İş kazalarında uzuvlarını kaybeden işçiler yıllardır adalet arıyor
İş kazalarında uzuvlarını kaybeden işçiler yıllardır adalet arıyor
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 13 Ekim 2026 16:25
  • Güncellenme: 13 Ekim 2026 16:28

Haber : Abbas Vural 

Türkiye’de her sene yüzlerce işçi, işverenlerin maliyetten kısmak için almadığı güvenlik önlemleri nedeniyle geçirdikleri iş kazalarında uzuv kaybı yaşıyor.

SGK’nin veri sistemi, patron beyanları ve kayıt dışı çalışma nedeniyle çoğu zaman kayıt altına bile alınamayan bu kazalar, kâr hırsının insan canından önemli sayılmasının en çıplak göstergeleri arasında.

Gaziantep’teki  Özmen İplik firmasında makine temizliği yaptığı esnada elini kaybeden Mustafa Alkurt, elinin kopan parçalarını fabrika bahçesindeki çiçekliğe gömdüklerini söylerken kaza sonucu 14 kez ameliyat olduğunu ve patronu şirketi devrettiği için mahkemenin verdiği 210 bin liralık tazminatı 11 yıldır alamadığını belirtti.

“14 kez ameliyat oldum, elimin parçalarını kendim topladım”

56 yaşındaki Alkurt, gece vardiyasında çalışan bir işçi olarak vardiya değişimlerinde makinelerin temizliğini yaptığını ve kullanılan makinelerin en az 50 yıllık olduğu için gerekli güvenlik önlemlerinden yoksun olduğunu söyledi.

İlke TV’ye konuşan Alkurt, makineyi basınçlı hava hortumuyla temizlediği sırada elini kaptırdığını ve kendi imkanlarıyla çıkarttığı elini bir çuvala koymak durumunda kaldığını ifade etti.

Mustafa Alkurt: “Sigortam geriye dönük yapıldı”

Kaza sonrası yaşanan hukuki sürecin sonucunda mahkemenin kendisine 210 bin lira tazminat ödenmesine hükmettiğini söyleyen Alkurt, patronun fabrikanın ismini değiştirerek şirketini devretmiş gibi gösterdiğini ve cezadan kaçmaya çalıştığını anlattı.

Ameliyata girdiği esnada çıkan bir tartışmadaki ısrarı sonucunda polislerin yaşanan olayı iş kazası olarak kayda geçirdiğini aktaran Alkurt, kaza geçirdiğinde sigortası olmadığını ve geriye dönük yapılan sigorta nedeniyle şirkete para cezası verildiğini de söyledi.

Aldığı emekli maaşı ile dört kişinin geçimini sağlamaya çalışan Alkurt, yıllardır çalışamaz durumda olduğunu ve bu nedenle tazminat vb. haklarının bir an önce kendisine ödenmesini talep etti.

“Dört parmağımı kaybettim, raporum bittiği için çalışmaya zorlandım”

2023’ün Şubat ayında Akınal Sentetik fabrikasında geçirdiği iş kazası sonucu sol elindeki dört parmağını kaybeden Mustafa Tomurcuk ise 7 yıl önce geçirdiği kazanın ardından bir yıllık bir tedavi süreci geçirdiğini ve ardından şirket yöneticilerinin kendisini çalışmaya zorladığını söyledi.

Benzer kazalar yaşamamak için çalışmayı reddettiğini söyleyen Tomurcuk, tazminatını isteyerek çıkışını talep ettiğini ve çalışamaz raporunu teslim ettikten sonra işten ayrıldığını belirtti.

Tedavi sürecinde çalışmadığı gerekçesiyle tazminatının bir sene eksik hesaplandığını kaydeden Tomurcuk, 7 yıldır süren davasının hâlâ Yargıtay’da olduğunu ve gerekli evrakları vermelerine rağmen dosyanın hâlâ incelendiğini söyledi.

Mustafa Tomurcuk: “Temizlikçilik yaparak emekli oldum, bir davayı bitiremediler”

Sürekli yardım isteyen biri olmayı kendisine yakıştıramadığını belirterek kaza sonrası bir okulda temizlik görevlisi olarak çalıştığını söyleyen Tomurcuk, “4 tane çocuğum var. Onlar için hamallık bile yaptım. 7 yılın sonunda malulen emekli oldum. Ancak bu süreçte birkaç milletvekili ve sendikacı dışında kimse destek olmadı.” dedi.

Engelli raporunun yıllık olarak verilmesi nedeniyle de 7 yıldır mağdur edildiğini belirten Tomurcuk, “Parmaklarım geri gelmeyecek ama Mayıs’ta tekrar heyete girmek zorundayım, artık psikolojim bozuldu. Psikiyatrik tedavi görüyorum.” diye konuştu.

“Benim gibi yüzlerce insan tanıyorum, hepsi kâr hırsı yüzünden”

Röportajı verdiği sabah televizyonda bir işçinin daha iş kazasında öldüğünü izleyen Tomurcuk, Gaziantep’teki işçilerin hiçbir değeri olmadığını savunarak neredeyse her gün iş kazası yaşandığını kaydetti.

Tomurcuk, anlatılacakların röportaja sığmayacak kadar fazla olduğunu ancak kendisinin de gerçekleri anlatmaktan yorulduğunu söyledi.

Dr. Murat Özveri: “Asıl sorun yargılamanın gerçeği ortaya çıkarmadan yürütülmesi”

İş hukuku uzmanı Dr. Murat Özveri de bu gibi vakaların ardından yaşanan süreçlere ilişkin görüşlerini paylaştı.

Gaziantep gibi illerde kayıt dışı çalışmanın yoğunluğundan dolayı önce iş kazasının tespiti davası açılmak zorunda olduğunu belirten Özveri, bu davaların ana davada bekletici mesele yapılmasının hukuki süreçleri uzatabilen bir etken olduğunu söyledi.

Bu davalar için yasalarca öngörülen bir süre olmadığını belirten Özveri, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine atıfta bulunarak makul sürenin (5 yıl) aşılması durumunda devletin tazminat ödemesi gerektiğini ve Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) de bu konuda yapısal sorun olduğuna karar verdiğini hatırlattı.

Özveri, AYM kararının ardından yürürlüğe giren 7499 sayılı Kanun ile Adalet Bakanlığı bünyesinde tazminat komisyonu kurulduğunu ve yerel mahkemede makul sürenin aşılması halinde kurulan komisyona başvurmadan iç hukuk yollarının tüketilmemiş olacağını da belirtti.

Murat Özveri: “Çözüm işçilerin sendikal haklarını kullanması”

Mağduriyetlerin sadece yargılamanın uzamasıyla sınırlı olmadığını söyleyen Özveri, “Yargılamanın bir bütün olarak maddi gerçekliği ortaya çıkaracak, bu gerçeklikle uyumlu tazminatlara hükmedecek, bu tazminatların tahsil edilmesini sağlayacak etkinlikte yürütülmemesi asıl sorundur diye düşünüyorum.” dedi.

Özveri, “Kazaların önlenmesi için yapılması gerekenleri birkaç cümleyle özetlemek olanaklı değildir. Ancak bir işyerinde sendikal örgütlenme varsa kaza sayısının düşmesi çözümün işçilerin sendika haklarını kullanmasından geçtiğini göstermektedir.” diye konuştu.