Washington Post için serbest olarak çalışan foto muhabiri Heidi Levine dün (16 Ekim) Ramallah’ın kuzeydoğusundaki Abu Falah köyünde Filistinli çiftçilerin zeytin hasadını görüntülediği sırada İsrailli yerleşimcilerin saldırısına uğradı.
Abu Falah köyünde yerel tanıkların anlatımları ve Washington Post’un olay yerinden paylaştığı görüntülere göre, yasadışı maskeli İsrailli yerleşimciler tepeden zeytinliklere doğru ilerleyerek çiftçilere taş ve sopalarla saldırdı. Çevredeki zeytin ağaçları ve araçlar da ateşe verildi. Levine, üzerinde “PRESS” (Basın) ibareli koruyucu yelek bulunmasına rağmen saldırıya uğradı.
‘Beni tekmelemeye devam ettiler’
Levine, hastanede yaptığı açıklamada uzakta en az 25 ila 50 maskeli kişinin kendilerine doğru geldiğini gördüğünü anlattı.
Saldırganların kendisini yere ittiğini belirten Levine, yaklaşık 10 dakika boyunca tekmelendiğini söyledi.
Levine, koruyucu yeleği ve kaskı sayesinde daha ağır yaralanmaktan kurtulduğunu belirterek, “Beni tekmelemeye devam ettiler” dedi.
Saldırı sırasında Levine’ın fotoğraf makineleri, telefonu ve çantası da alındı.
Levine önce Ramallah’ta tedavi altına alındı. Daha sonra yapılan muayenelerde dört omurunda ve bir kaburgasında kırık bulunduğu, vücudunun çeşitli yerlerinde kesikler olduğu belirlendi.
Levine, NPR’ye verdiği röportajda olayın kendisi üzerinden gündeme gelmesine ilişkin olarak, “Benim bir haber konusu olmam fikrinden hoşlanmıyorum. Keşke herkesin yaşadığı vakalara benimkine gösterilen ilginin aynısı gösterilseydi” dedi.
Filistinli çiftçilere de saldırdılar
Saldırı yalnızca Levine’ı hedef almadı.
Filistin Kızılayı’nın aktardığı bilgilere göre Abu Falah’ta Filistinliler de yaralandı. Görüntülerde maskeli İsrailli yerleşimcilerin zeytin toplayan kişilere taş attığı, araçların ateşe verildiği ve yaralıların bölgeden çıkarıldığı görülüyor.
Aynı gün Batı Şeria’nın farklı bölgelerinde de zeytin hasadına katılan Filistinlilere yönelik saldırılar bildirildi. Turmus Ayya’da araçlar ve zeytin ağaçları ateşe verilirken, Burqa’da da zeytin toplayan Filistinliler yaralandı.
Washington Post’un aktardığı tanık ifadelerine göre, İsrail askerleri saldırı sırasında bölgede bulunmasına rağmen saldırganları durdurmadı. Levine ise Gazetecileri Koruma Komitesi’ne (CPJ) saldırı sırasında İsrail askerlerini bizzat görmediğini, ancak bölgede göz yaşartıcı gaz ve ses bombaları kullanıldığını gördüğünü söyledi.
‘Gazetecilere yönelik saldırılar arttı’
CPJ, Levine’a yönelik saldırının Batı Şeria’da zeytin hasadını takip eden gazetecilere yönelik saldırıların son örneği olduğunu belirtti.
Örgüte göre 2026 içinde Batı Şeria’da yerel ve uluslararası en az 35 gazeteciyi etkileyen en az 16 fiziksel saldırı, taciz, engelleme veya yıldırma vakası kayda geçti.
Levine’ın saldırıya uğramasından 10 gün önce, 6 Ekim’de AFP foto muhabiri Jaafar Ashtiyeh de zeytin hasadı sırasında İsrailli yerleşimcilerin saldırısına uğramıştı. AFP’ye göre Ashtiyeh tüfek dipçikleriyle darbedilmiş ve hastaneye kaldırılmıştı.
‘Gazeteciye saldırı kabul edilemez’
Washington Post Genel Yayın Yönetmeni Matt Murray, hedef alınan gazeteci Levine’ın basın mensubu olduğunun açıkça belli olduğunu belirtti. Murray, Levine’ın tıbbi müdahalenin ardından emniyette olduğunu duyurarak, “Görevini yapmaktan başka amacı olmayan bir gazeteciye düzenlenen bu haksız saldırıyı şiddetle kınıyor ve duyduğumuz derin öfkeyi dile getiriyoruz. Yetkililerden vakit kaybetmeksizin kapsamlı bir soruşturma yürütmelerini ve somut bir sonuca ulaşmalarını bekliyoruz” ifadelerini kullandı.
Uluslararası medya örgütleri: ‘Şiddet sistemli bir hal aldı’
Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ) Ortadoğu ve Kuzey Afrika Direktörü Sara Qudah, olayın tekil bir vakadan ibaret olmadığını vurguladı. Saldırının, basın mensuplarının kimliğinden bağımsız olarak karşı karşıya kaldığı sistemsiz şiddet ve taciz sarmalının bir parçası olduğunu belirten Qudah, faillerin cezasız kalmasının yeni saldırılara zemin hazırladığına dikkat çekti. Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) de olayı kınayarak, uygulanan şiddeti “pervasızlık” olarak nitelendirdi.
National Press Club: ‘Basın mensupları asla hedef alınamaz’
ABD merkezli National Press Club (Ulusal Basın Kulübü) Başkanı Mark Schoeff Jr. ise Levine’ın yalnızca gerçeklere tanıklık etme görevini yerine getirirken saldırıya uğradığını söyledi. Schoeff Jr., İsrail hükümetine çağrıda bulunarak olayın şeffaflıkla soruşturulmasını ve sorumluların yargı önüne çıkarılmasını talep etti.
BM’den derhal soruşturma çağrısı
BM Genel Sekreter Yardımcı Sözcüsü Farhan Haq, basın özgürlüğüne vurgu yaparak gazetecilerin herhangi bir baskı veya şiddete maruz kalmadan çalışabilmesi gerektiğini söyledi. Haq, yaşanan durumu “bir gazetecinin görevini özgürce yerine getirme hakkının açık bir ihlali” olarak tanımlayarak bağımsız bir soruşturma yapılması gerektiğini ifade etti.
Washington hattında cezasızlık alarmı
Saldırı, ABD Kongresi’nde de geniş yankı buldu. Demokrat Senatör Andy Kim, saldırının organize bir şekilde gerçekleştiği ve İsrail güvenlik güçlerinin olaya müdahale etmekten kaçındığı yönündeki iddiaları “son derece endişe verici” bulduğunu belirterek adli süreçlerin derhal başlatılmasını istedi.
Senatör Chris Coons olayı “korkunç” olarak nitelendirirken, Temsilciler Meclisi Üyesi Tammy Duckworth da İsrailli makamların faillere karşı vakit kaybetmeksizin harekete geçmesi gerektiğinin altını çizdi. (Kaynak; Haber Merkezi, AA, NPR)



