İstanbul Tabip Odası Aile Hekimleri Komisyonu, Sağlık Bakanlığı tarafından sağlık hizmetlerinde usulsüzlükleri, yolsuzlukları ve kamu kaynaklarının kötüye kullanımını tespit etmek amacıyla uygulamaya konulan Risk Esaslı Denetim Sistemi (REDES) hakkında basın açıklaması yaptı.
Açıklamada, Sağlık Bakanlığı’nın REDES’in kamu kaynaklarını koruyacağı ve gerçek usulsüzlükleri ortaya çıkaracağı yönündeki yaklaşımının mevcut uygulamalarda yeterince görülmediği belirtildi.
İstanbul Tabip Odası, bu kapsamda şehir hastanelerinin kiraları için özel şirketlere yapılan yüksek ödemelere ve Sayıştay raporlarına yansıyan yolsuzluk ve usulsüzlüklere dikkat çekti. Açıklamada, kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin bu alanlarda ortaya çıkan sorunların görmezden gelindiği ifade edildi.
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun 31 Ağustos 2026’da yaptığı açıklamaya da yer verilen açıklamada, REDES’in 81 ilde 356 temsilciyle kullanıldığı, 34 farklı risk başlığının takip edildiği ve son bir yılda 9 bin 988 denetim gerçekleştirildiği belirtildi.
Bakanlık yetkililerinin REDES’in sağlık alanındaki dolandırıcılık ve yolsuzlukların tespit edilmesinde etkin biçimde kullanıldığını ifade ettiği aktarılan açıklamada, kamuoyuna sunulan bilgilerde önemli bir eksiklik bulunduğu kaydedildi.
İstanbul Tabip Odası “Gerçekleştirilen binlerce denetimin sonuçları paylaşılmamıştır” diyerek denetimlerin sonuçlarının kamuoyuna açıklanmasını istedi.
“REDES, ceza baskısı ve ücret kesintisine bahane bulma yolu olarak kullanılıyor”
Açıklamada, son dönemde aile hekimlerinden REDES kapsamında başlatılan inceleme ve soruşturmalara ilişkin bildirimler alındığı belirtildi.
Aile hekimlerinin kendilerine aktardığı bilgiler doğrultusunda REDES denetimlerinin, iyi hekimlik değerlerini ve koruyucu sağlık hizmetlerini önceleyen sağlık çalışanları üzerinde ceza baskısı oluşturacak biçimde kullanıldığı ifade edildi.
Açıklamada, aile hekimlerine “Neden hekim izinliyken bebek aşısını yaptınız?” veya “Neden daha çok hasta bakmıyorsunuz?” gibi sorular yöneltildiği ve bu tür değerlendirmelerin sağlık çalışanlarını töhmet altında bırakabildiği belirtildi.
Oda, bu uygulamaların soruşturma ve ücret kesintileri açısından gerekçe oluşturabilecek bir mekanizmaya dönüşmemesi gerektiğini vurguladı.
“Aile hekimliği yalnızca sayısal göstergelerle değerlendirilemez”
Açıklamada, aile hekimliğinin yalnızca sayısal göstergeler ve elektronik kayıtlar üzerinden değerlendirilebilecek bir sağlık hizmeti olmadığı belirtildi.
İstanbul Tabip Odası, REDES’in de bu anlayışla kullanılan bir yapay zeka sistemi olmadığını ifade ederek aile hekimlerinin gerçekleştirdiği tıbbi işlemlerin hizmet verilen nüfusun özelliklerine göre değişebileceğine dikkat çekti.
Açıklamada, bir aile hekiminin düzenlediği raporların sayısı, reçeteleme alışkanlıkları, muayene sıklığı ve gerçekleştirdiği diğer tıbbi işlemlerin; hizmet verilen nüfusun yaşına, hastalık yüküne, sosyoekonomik koşullarına ve klinik gereksinimlerine göre farklılık gösterebileceği belirtildi.
Oda, istatistiksel ortalamalardan sapmanın tek başına usulsüzlük anlamına gelmeyeceğini vurguladı.
Ayrıca aile hekimlerinin kullandığı bilgi sistemlerinde yaşanan teknik aksaklıklar, veri aktarım sorunları ve kayıt hatalarının da elektronik sistemlerde gerçek hizmet sunumuyla örtüşmeyen sonuçlara yol açabileceğine dikkat çekildi.
“Denetimin amacı sağlık hizmetini geliştirmek olmalı”
İstanbul Tabip Odası, denetimin temel amacının sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi olması gerektiğini belirtti.
Açıklamada, hekimlerin sürekli soruşturma tehdidi altında tutulmasının, mesleki bağımsızlıklarının sınırlandırılmasının ve tıbbi kararların idari yaptırım kaygısıyla verilmesine neden olacak bir çalışma biçiminin sağlık hizmetlerinin niteliğini olumsuz etkileyebileceği ifade edildi.
Sağlık Bakanlığı’na 6 soru
İstanbul Tabip Odası REDES’in bir risk denetim sistemi olarak kullanılması ve sistem üzerinden soruşturmalar açılması nedeniyle, tespit edilen kamu zararına, soruşturmaların gerekçelerine ve sonuçlarına ilişkin kapsamlı verilerin kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini belirtti.
Açıklamada Sağlık Bakanlığı’na şu sorular yöneltildi:
– REDES kapsamında bugüne kadar kaç aile hekimi ve aile sağlığı çalışanı hakkında inceleme veya soruşturma başlatıldı?
– Bu soruşturmaların kaçı disiplin cezası veya sözleşme feshiyle sonuçlandı?
– REDES aracılığıyla aile hekimliğinde kaç gerçek yolsuzluk ve usulsüzlük tespit edildi? Bunların toplam kamu zararı ne kadar?
– Risk değerlendirmelerinde kullanılan algoritmalar, eşik değerleri ve denetim kriterleri neler? Bu kriterler neden sağlık çalışanlarıyla paylaşılmıyor?
– Elektronik kayıt hatalarının ve bilgi sistemlerinden kaynaklanan sorunların hekimlerin sorumluluğuna yüklenmemesi için hangi güvenceler oluşturuldu?
– REDES kaynaklı soruşturmalardan kaçı itiraz veya yargı süreçleri sonucunda iptal edildi?
İstanbul Tabip Odası, bu soruların yanıtlanmasının yalnızca sağlık çalışanlarının değil, kamusal sağlık hizmetlerinin nasıl denetlendiğini bilmek isteyen toplumun da hakkı olduğunu belirtti.



