Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) ile Özgür Kadın Hareketi tarafından “Özgür Önderlikle Demokratik Topluma” sloganıyla 27 Haziran’da Mersin ve Van’da gerçekleştirilen mitinglerin Diyarbakır ve İstanbul ayağı bugün yapıldı.
Bağcılar’da düzenlenen miting öncesi etkinliğin yapılacağı Özgürlük Meydanı çevresinde geniş güvenlik önlemleri alındı.
Saat 16.00’da gerçekleşecek miting için alana alımlar 15.00 itibarıyla başladı.

Yurttaşlar demir bariyerle çevrili meydana arama noktalarından geçerek alındı. Kalabalık, “Jin, Jiyan, Azadî”, “Apo’ya özgürlük”, “Barış hemen şimdi” ve “Bê Serok Jiyan Nabe” sloganları ile miting alanını doldurmaya başladı.
Miting alanına gelen yurttaşlar, arama noktalarında uzun kuyruklar oluşturdu. Özellikle kadınlar bölümünde uzayan sıra ve ilerlemeyen kuyruk nedeniyle zaman zaman gerginlik yaşandı. Birkaç arama noktası daha açılması talebinde bulunan kadınlar, sloganlarla tepki gösterince birkaç bölüm daha açıldı.
Alandan yükselen talepler
Sürecin hukuki altyapısının ilk adımı olacak çerçeve yasanın Meclis tatile girmeden yasalaştırılmasına dönük görüşmeler sürerken Bağcılar’daki mitinge katılanların büyük çoğunluğuna göre AK Parti ile yapılan görüşmeler olumlu görünse de oyalama taktiğine karşı DEM Parti ve Kürtler dikkatli olmalı.
Düzenlemenin “cezalandırmaktan” öte barışı kalıcı hâle getirecek bir geçiş hukuku olması gerektiğini belirten yurttaşların bazıları, Abdullah Öcalan’ın İmralı Heyeti aracılığıyla ilettiği 7-8 maddelik öneri metninin dikkate alınması gerektiğini vurgu yapıyor. Ayrıca yasada “Abdullah Öcalan’a özgürlük sağlanması” da sahadan yükselen talepler arasında yer alıyor.

“Kürtler dikkatli olmalı”
Alanda konuştuğumuz yurttaşların önemli bir kısmının talepleri arasında üç başlık öne çıkıyor:
- Öcalan‘ın üzerindeki tecridin kaldırılması,
- Çerçeve yasanın bir an önce Meclis’e gelmesi,
- Barışın sürdürülebilir olması
Ancak kalabalık grup arasında iktidarın samimi olmadığını düşünenler de var. Her şeyin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bir kez daha seçilmesinin önünü açmak için yapıldığı görüşünü paylaşanlar, Kürtlerin dikkatli olması gerektiğini de ifade ediyor.
Yoğun sıcağa karşın ‘Özgürlük Meydanı’nı dolduran yurttaşlar, şarkılar söyleyerek halaylar eşliğinde mitingin başlamasını bekliyor.
🔴DEM Parti’den Bağcılar Meydanı’nda ‘Özgürlük Mitingi’
Miting öncesi toplanan yurttaşlar alana girmek için bekliyor
📹Müzeyyen Yüce @muzeyyenyuce07 pic.twitter.com/RoHku6hpgn
— İlke TV (@ilketvcomtr) June 28, 2026
Ayşegül Doğan: ‘Bu fırsatı ıskalamayalım, barış için cesur adımlar atılmalı’
Mitingte konuşan DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, kalıcı barış için en önemli aşamanın Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğü olduğunu söyledi. Kürt meselesinin demokratik çözümü için çağrı yapan Doğan, “Kürt halkı da Türkiye halkları da hazırdır, bu fırsatı ıskalamayalım” dedi.
Ayşegül Doğan’ın konuşması için tıklayın.
DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan’ın ardından sanatçı Tara Mamedova sahne aldı. Kitle, Mamedova’nın Kürtçe ezgileriyle uzun bir süre halaya durdu.
Bakırhan: Hiç kimse barışın kapısından çevrilmemeli
Konuşmasına sanatçı Kadir İnanır’ı anarak başlayan Tuncer Bakırhan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Demokratik bir Türkiye yaratacağımıza dair sözümüzü yineliyoruz. Dün ve bugün Türkiye’nin dört kentinde Özgürlük Mitingleri düzenledik. Neden özgürlük diyoruz? Bu ülke son 50 yılını Kürtlerin demokratik hak ve özgürlüklerini bastırmak için geçirdi. Bu ülke 3 trilyon dolarını Kürt ana dilini konuşmasın diye, siyasi iradesini seçmesin diye, insanca, eşitçe yaşamasın diye harcadı.
Bu meydanlarda bu çatışmanın ve şiddetin bitmesi için, siyasi irademizin cezaevleri yerine bu meydanlarda olması için, Selahattinlerin, Figenlerin, Leylaların, Nazmi Gürlerin bugün bizim olduğumuz bu alanlarda olması için süren bu sürecin başarıya ulaşması için buradayız. Bu meydan susturulamayan bir iradenin sesidir. Kürt meselesi çözülmeden demokrasi yarım kalır, ekonomi kırılgan olur. Bu tarihsel süreçte daha cesur olmalıyız.”
Bakırhan, “Çerçeve yasa açık olmalıdır, net, olmalıdır, cesur olmalıdır. Herkese güvenle dönebileceği, kimsenin kapıdan çevrilmeyeceği, ayrımcılığa, keyfiliğe yer bırakmayan bir hukuk kurmalıdır” diyerek şunları söyledi:
“Bir yıl önce silahlar yakıldı. Ama o silahları yakanlar bir yıldır ülkeye dönemedi. Bir yıl kaybettik. Artık bu süreci daha fazla ertelemeden, daha fazla oyalamadan bir çözüme kavuşturmamız gerekiyor. Hiç kimse barışın kapısından çevrilmemelidir. Hiç kimse o döner bu dönemez dememelidir. Çerçeve yasa eşit yurttaşlığın, özgür yaşamın kapısını açmalıdır. Bu yasayla ilk düğmeyi doğru iliklersek yolumuz demokratik bir düzene çıkar. Ama daha yasa çıkmadan şu döner, bu dönemez dediğimiz zaman ilk baştan düğmeyi yanlış ilikleriz. Düğmeyi doğru yerden koymak, oradan demokratik bir cumhuriyete ulaşmak siyasetin temel görevidir.”
Barış geciktikçe sabotajlara, risklere açık olduğunu ifade eden Bakırhan, Bağcılar Meydanı’nda miting öncesi provokasyon yapıldığına dikkat çekti, “Bugün birileri barış karşıtlığı yapıyordu. Birileri barış olmasın diye bu mitingi protesto etmeye çalışıyordu. Çünkü savaşın gölgesinden beslenenler, halkların buluşmasından korkanlar var. Kürt ve Türk barışınca siyasi zeminini yitireceğini ve oy kaybedeceğini düşünenler var. Dolayısıyla süreci ertelememek gerek.”
‘Umut hakkı olmadan barış olmaz’
Bakırhan, Abdullah Öcalan üzerindeki tecritin de kaldırılmasına vurgu yaparak, “Bu sürecin kalbinde bir isim var. Savaşı durduracak, silahları devreden çıkaracak tek bir muhatap var; oda Sayın Abdullah Öcalan’dır. Sayın Abdullah Öcalan cezaevinde 27 yıl geçirdi. Bu 27 yıl içerisinde ısrarla barıştan, diyalogdan, Türkiye’nin demokratik geleceğinden bahsetti. Ve bunları inşa etmek için tecrit altında olmasına rağmen sürekli barış ve diyaloğun oluşması için elinden geleni yaptı. Öcalan’ın bu saatten sonra 12 metrekarelik bir hücrede, tecritte olması kabul edilemez. Artık sayın Öcalan ile Türkiye hakları arasındaki duvarları kaldırarak, halklarla buluşmasını sağlayacak bir sürecin içindeyiz. Bu aynı zamanda Türkiye’nin barış iradesinde ne kadar samimi olduğunu da gösterecek çok önemli bir testtir. Umut Hakkı tanınmadan barış olmaz” dedi.
Miting halaylarla sona erdi
Miting, Agirê Jiyan’ın sahne almasıyla son buldu.
Grup üyeleri, barışı temsilen güvercinler uçurdu.
Alandaki yurttaşlar, grubun birbirinden güzel parçaları eşliğinde uzun bir süre halay çekti.




