• Ana Sayfa
  • Gündem
  • İzmir konferansından ortak mesaj: Kürt sorununun çözümü tarihi fırsat

İzmir konferansından ortak mesaj: Kürt sorununun çözümü tarihi fırsat

Bildirgede, kalıcı barışın toplumsal kesimlerin katılımıyla inşa edilmesi, eşit yurttaşlığın güvence altına alınması ve geçmişle yüzleşilmesi çağrısı yapıldı.

İzmir konferansından ortak mesaj: Kürt sorununun çözümü tarihi fırsat
İzmir konferansından ortak mesaj: Kürt sorununun çözümü tarihi fırsat
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 29 Ekim 2026 17:20

İzmir’de düzenlenen “İkinci yüzyılda cumhuriyetin ve toplumun demokratikleşmesi” konferansının sonuç bildirgesinde, Kürt sorununun demokratik ve barışçıl çözümünün Türkiye’nin demokratikleşmesi açısından tarihsel bir fırsat olduğu vurgulandı.

Bildirgede, kalıcı barışın toplumsal kesimlerin katılımıyla inşa edilmesi, eşit yurttaşlığın güvence altına alınması ve geçmişle yüzleşilmesi çağrısı yapıldı.

Sosyoloji Dükkanı Derneği, İzmir Barış Forumu ve Gençlik Örgütleri Forumu (GOFOR) tarafından 12 Eylül’de gerçekleştirilen konferansın sonuç bildirgesinde farklı kuşakların, kimliklerin ve toplumsal kesimlerin katılımıyla düzenlenen konferansta, cumhuriyetin ve toplumun demokratikleşmesi için ortak bir demokratik iradenin geliştirilmesi gerektiğine dikkat çekildi.

“Geçmişle yüzleşmeden demokratik bir gelecek kurulamaz”

Sonuç bildirgesinde, cumhuriyetin yalnızca seçimlerden ve devlet kurumlarından ibaret olmadığı belirtilerek eşitsizliklerin, ayrımcılığın, dışlanmanın, kutuplaşmanın ve otoriter toplumsal ilişkilerin aşılmasının demokratikleşmenin temel koşulları arasında yer aldığı ifade edildi.

Konferansın 12 Eylül’de düzenlenmesinin 1980 askeri darbesinin yarattığı acılarla ve demokratik yaşam üzerindeki kalıcı etkileriyle yüzleşme iradesinin bir göstergesi olduğu belirtilen bildirgede şu ifadeler kullanıldı:

“Ortak düşüncemiz açıktır, cumhuriyet, yalnızca seçimler ve devlet kurumlarıyla sınırlı değildir. Eşitsizliklerin, ayrımcılığın, dışlanmanın, kutuplaşmanın ve otoriter toplumsal ilişkilerin aşılmasını da gerektirir. Konferansımızın 12 Eylül’de yapılması 1980 askeri darbesinin yarattığı acılarla ve demokratik hayat üzerindeki kalıcı etkileriyle yüzleşme irademizin ifadesidir. Geçmişle yüzleşmeden demokratik bir gelecek kurulamaz.”

Kadınların, gençlerin ve emekçilerin mücadelesi vurgulandı

Bildirgede, kadınların, gençlerin, emekçilerin ve farklı kimliklere ve inançlara sahip toplulukların özgürlük ve eşitlik mücadelelerinin ortak demokratik birikimin ayrılmaz parçaları olduğu kaydedildi.

Yoksullukla, güvencesiz çalışmayla, ayrımcılıkla ve ekolojik yıkımla mücadelenin de demokratikleşmenin gereği olduğu vurgulandı. Toplumsal eşitliğin yalnızca hukuki ve siyasi düzenlemelerle sınırlı ele alınamayacağına işaret edilen bildirgede, farklı kesimlerin hak ve özgürlük mücadelelerinin ortak bir demokratik gelecek açısından taşıdığı önem öne çıkarıldı.

Kürt sorununun çözümü için toplumsal katılım çağrısı

Barışın demokratikleşmenin vazgeçilmez koşulu olduğunun altı çizilen bildirgede, barışın yalnızca silahların susması anlamına gelmediği; çatışmaları besleyen eşitsizliklerin, dışlanmanın ve güvensizliğin de ortadan kaldırılmasını gerektirdiği belirtildi.

Kürt sorununun demokratik ve barışçıl çözümünün Türkiye’nin bütününün demokratikleşmesi için tarihsel bir fırsat olarak değerlendirildiği bildirgede, sürecin yalnızca siyasi aktörlerle sınırlı kalmaması gerektiği ifade edildi. Kadınların, gençlerin, sivil toplum kuruluşlarının, emek örgütlerinin ve farklı toplumsal kesimlerin sürece katılımıyla toplumsal barışın inşa edilmesi çağrısı yapıldı.

Bildirgenin ilgili bölümünde şu ifadeler yer aldı:

“Barış yalnızca silahların susması değil, çatışmayı besleyen eşitsizliklerin, dışlanmanın ve güvensizliğin ortadan kaldırılmasıdır. Kürt meselesinin demokratik ve barışçıl çözümünü Türkiye’nin bütününün demokratikleşmesi için tarihsel bir fırsat olarak değerlendiriyoruz. Bu sürecin yalnızca siyasal aktörlerle sınırlı kalmaması, kadınların, gençlerin, sivil toplumun, emek örgütlerinin ve farklı toplumsal kesimlerin katılımıyla toplumsal bir barışa dönüşmesi gerektiğine inanıyoruz. Kalıcı barış herkesin eşit, özgür ve ortak geleceğin sahibi hissetmesiyle mümkündür.”

Eşit yurttaşlık ve çoğulculuk çağrısı

Demokratik cumhuriyetin temelinin eşit yurttaşlık, hukukun üstünlüğü, özgürlük ve çoğulculuk olduğu belirtilen sonuç bildirgesinde, hiç kimsenin kimliği, dili, inancı, etnik kökeni, cinsiyeti, cinsel yönelimi veya yaşam biçimi nedeniyle ayrımcılığa uğramadığı bir yaşamın hedeflendiği kaydedildi.

Bu çerçevede, farklı kimlik ve yaşam biçimlerinin eşit haklarla var olabildiği, özgürlüklerin güvence altında olduğu ve çoğulculuğun esas alındığı demokratik bir cumhuriyet anlayışının önemine dikkat çekildi.

Demokratik geleceği birlikte kurma çağrısı

Konferansın bir sonuçtan çok ortak demokratik geleceği kurma yolunda yeni bir başlangıç olduğu vurgulanan bildirgede, sivil toplum kuruluşlarına, meslek örgütlerine, toplumsal hareketlere ve demokratik girişimlere ortak iradeyi büyütme çağrısı yapıldı.

Bildirge, demokratikleşmenin toplumsal eşitlik, özgürlük, çoğulculuk ve barış hedefleri etrafında ortak bir mücadeleyle ilerletilmesi gerektiğine işaret etti. Kürt sorununun demokratik ve barışçıl çözümü ise bu ortak geleceğin kurulması açısından tarihsel bir fırsat olarak öne çıkarıldı.