• Ana Sayfa
  • Kadın
  • Kadınlar Gülistan Doku için adliye önünde: Süleyman Soylu soruşturmaya dahil edilsin

Kadınlar Gülistan Doku için adliye önünde: Süleyman Soylu soruşturmaya dahil edilsin

Gülistan Doku soruşturmasında eski Vali Tuncay Sonel hakkında “suç şüphesi”ne ulaşılmasının ardından Dersim Kadın Platformu adliye önünde açıklama yaptı. Eylemde, cinayetin kamu gücü kullanılarak örtbas edildiği vurgulanırken, dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve ilgili bürokratların da soruşturmaya dahil edilmesi istendi.

Kadınlar Gülistan Doku için adliye önünde: Süleyman Soylu soruşturmaya dahil edilsin
Kadınlar Gülistan Doku için adliye önünde: Süleyman Soylu soruşturmaya dahil edilsin
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 17 Nisan 2026 15:11
  • Güncellenme: 17 Nisan 2026 15:12

Dersim Kadın Platformu, Munzur Üniversitesi Öğrencisi 2’nci Sınıf Öğrencisi Gülistan Doku soruşturması kapsamında yaşanan gelişmelere dair açıklama yaptı.

Açıklamaya Doku ailesinin yanı sıra Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) milletvekilleri, birçok siyasi parti ile sivil toplum örgütü temsilcisinin yanı sıra çok sayıda kişi katıldı.

Gülistan Doku’nun fotoğrafları ile “Kaybolan değil, kaybettirilen kadınlar için adalet”, “Erkek vuruyor, devlet koruyor”, “Erkek adalet değil, gerçek adalet”, “Gülistan Doku, “Rojin Kabaiş ve kaybettirilen kadınlar için adalet”, “Bir kişi değil, bir sistem sorgulanmalıdır” dövizlerinin açıldığı açıklamada, sık sık, “Yaşasın kadın dayanışması”, “Gülistan Doku nerede?”, “Gülistan için Adalet”, “Kadın cinayetleri politiktir”, “Koruma, aklama, yargıla” ve “Katillerden hesabı kadınlar soracak” sloganları atıldı.

Platform adına açıklama yapan Yenigün Kadın Dayanışma Derneği Başkanı Serpil Argın, 6 yıldır Gülistan Doku’ya ne olduğunu sorduklarını belirtti. Dönemin savcılarının “Kamera görüntüsü yok, görgü tanığı, hiçbir delil yok” dediğini hatırlatan Serpil Argın, dönemin hem valisi hem kayyımı Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel hakkındaki ihbar hakkında hiçbir araştırmanın yapılmadığına vurgu yaparak, “Göz göre göre Tuncay Sonel’in bürokrasideki gücünü kullanarak cinayeti örtbas etmesini seyrettiler” dedi.

“Gülistan’a ne oldu?” diye sormaya devam edeceklerini kaydeden Serpil Argın, “Gelinen aşamada asli failin Mustafa Türkay Soner olduğunu, cinayet işlenirken ilin valisi olan Tuncay Sonel’in korumasını, emrindeki personellerini kullanarak cinayet delillerini karartmaya çalıştığını, bazı yerli isimlerin katillerle işbirliği içerisinde olduğuna dair şüphe bulunduğunu ve el birliğiyle şımarık bir AKP’li çocuğunu kollamak için adeta suç örgütü gibi çalışarak genç bir kadının akıbetini karanlığa gömmeye çalıştıklarını görüyoruz” dedi.

‘Kamu gücünü kullanarak örtbas etmeye çalıştılar’

Serpil Argın, konuşmasına şöyle devam etti:

“Gülistan bu ülkede ki kayıp kadınlardan maalesef yalnızca bir tanesi. 6 yıldır deliler saklanmış, yok edilmiş, failler korunmuş devletin kendilerine verdiği gücü arkasına alanlar işledikleri suçları örtbas etmişlerdir. Bunun hesabı sorulmadan adalet sağlanabilir mi? Kız kardeşimiz Gülistan Doku’nun katledilmesi ve akıbetinin karanlıkta kalması için delil karartılması ile ilgili soruşturmada bugün çok önemli bir noktadayız. Dönemin valisi Tuncay Sonel’in kamu gücünü kullanarak cinayeti nasıl örtbas etmeye çalıştığı açıkça gözler önüne serildi. Tuncay Sonel’in acil bir şekilde soruşturmaya dahil edilmesini ve hakkında gözaltı kararı verilmesini talep ediyoruz.”

‘Tuncay Sonel en ağır şekilde cezalandırılmalı’

Serpil Argın, “Bizler cinayetin bile cezasız bırakılmaya çalışıldığı, güç kimdeyse adaletin onun sözüne göre şekillendiği bu düzeni kabul etmiyoruz. Rojin Kabaiş’in, Rabia Naz Vatan’ın, Nadira Kadirova’nın, Yeldana Karaman’ın katillerinin açığa çıkması için mücadelemize devam edeceğiz. Bugün Tunceli Adliyesi önünden, cinayet şüphelileri arkamızdaki binada sorgulanmaya devam edilirken buradan tekrar söylüyoruz; Tuncay Sonel işlediği tüm suçlar için en ağır şekilde cezalandırılsın” ifadelerini kullandı.

DEM Partili Ayten Kordu: Süleyman Soylu soruşturmaya dahil edilmeli

Sonrasında söz alan DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, iktidardaki zihniyetin Türkiye’yi “kadınalar mezarına” çevirdiğini belirterek, Gülistan Doku dosyasının bütün kadınların dosyası olduğunu kaydetti. Ayten Kordu, “Bu dava sadece Gülistan Doku değil bütün kadınların davasıdır. Dolayısıyla biz kadınlar sadece dayanışma için burada değiliz, biz bu dosyanın sahibiyiz, kendisiyiz. Daha deliller karartılırken biz şunu söyledik; kadınlar katlediliyor, şüpheli ölüm denilerek dosyalar kapatılıyor, kadınlar intihara sürükleniyor” dedi.

O dönemki kayyım vali Tuncay Sonel’i koruduğunu belirttikleri dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun da soruşturmaya dahil edilmesi gerektiğini vurgulayan Ayten Kordu, “O dönem içişleri bakanı olan Soylu’nun da, o dönemin valisinin de, emniyet müdürlerinin de, başsavcılarının ve Munzur üniversitesi rektörlüğünün de bu soruşturmaya dahil edilmesi gerekiyor. Dosyada itiraflar var” şeklinde konuştu.

‘Bölgede yaşananların cevabı bu dosyada’

Dersim’de geliştirilen uyuşturucu, çete ilişkilerinin mutlaka bu soruşturma kapsamında açığa çıkarılması gerektiğini dile getiren Ayten Kordu, “Fuhuşun, uyuşturucunun, çete ilişkilerinin mutlaka aranması gerekiyor. Hepsinin cevabı da bu dosyanın içerisindedir. Bu dosya bizim açımızdan sürekli coğrafyamızda, özel savaş politikasıyla, kamu gücüyle uyuşturucunun fuhuşun bilerek yaratıldığı, apolitik bir toplum yaratılmaya çalışıyor. Gülistan Doku davası bizim davamızdır. Gerçeklerin açığa çıkarılması, faillerin gerçekten yargılanması konusunda tüm herkesle birlikte bu davanın sonuna kadar peşinde olacağız” dedi. Ayten Kordu son olarak Meclis’e araştırma önerisi sunduğunu aktardı.

Aygül Doku: Tek umudumuz mezar taşı

Sonrasında söz alan Gülistan Doku’nun annesi Bedriye Doku, kendilerine destek veren herkese teşekkür etti.

Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku da, 6 yılı aşkın süredir kendilerine destek veren herkese teşekkür etti. Aygül Doku, “Biz bu kente ilk geldiğimizde dönemin valisi Tuncay Sonel, Dinar Köprüsü’ne götürdü, ‘Gülistan intihar etti, size bedelini vereceğiz’ dedi. Bizi köprüye kilitleyip, arka taraftan Tuncay Sonel şebekesi vahşice davrandı. Tuncay Sonel’in oğlu gizli tanığın ifadesiyle önce kız kardeşim Gülistan Doku’ya tecavüz etmiştir, sonra babası da valiliğin verdiği yetkilerle, oğlunun pisliğini kapatmak için şebeke kurarak, bütün delilleri yok etmeye kalkmıştır ama başaramamıştır. Biz ailenin bundan sonra yapacağı tek şey, kızımıza ulaşabileceğimiz bir mezar taşıdır. Tek talebimiz umudumuz, mezar taşı. Bu katillerin 7 yıldır dışarıda gezmesine rağmen müebbet yiyerek içeriden çıkmamalarıdır” ifadelerini kullandı.

Açıklama, “Jin, jiyan, azadî” sloganlarıyla son buldu. (MA)