Kadınlar yan yana: Hikayeler farklı, mücadele ortak

Kadınlar yan yana: Hikayeler farklı, mücadele ortak
  • Yayınlanma: 2 Kasım 2026 08:18
  • Güncellenme: 2 Kasım 2026 08:51

Siyasetçisinden akademisyenine, gazetecisinden yazarına, sendikacıdan işçisine ve öğrencisine yüzlerce kadın “Kadınlar Yan Yana Geleceği Konuşuyor” konferansında bir araya geldi. Konferansın adresi Ankara’da TMMOB İnşaat mühendisleri Odası’ydı. Yoğun katılımın olduğu konferans Türkiye’nin birçok kentinden farklı kimliklerden, farklı siyasi ve toplumsal kesimlerden kadınları buluşturdu. Bu buluşma bir nihayet değil bir yolculuğun ilk adımıydı. Kadınları bir araya getiren sadece geleceği konuşmak değil o geleceği daha demokratik daha eşitlikçi daha adil yapma derdiydi.

Kadınlar görülmez duvarlarla örülü hayatlarında o duvarların ardına baktı…

İki gün boyunca hem panel hem de forumlar düzenlendi.

Çalışma yaşamından, siyasete, ekolojiden, toplumsal cinsiyet eşitsizliğine ve adalete kadar birçok başlık ele alındı.

Konferansın baş gündemi Kürt meselesinin çözümüne yönelik süreç ve barışın toplumsallaşmasıydı.

Ancak şunu söylemek gerekir ki bu konferans alıştığımızın dışında sahnede olan kadar salonda olanın da söz söylediği bir meydan oldu. Özellikle forum bölümlerinde kadınlar kendi hayatlarından, kendi deneyimlerinden bir Türkiye fotoğrafı sundu. Kadınlar birbirlerine dokundu, görülmez duvarlarla örülü hayatlarında o duvarların ardına baktı…

İpek Er’in annesi

Yüzlerce kadının katıldığı konferansta Eski Uzman Çavuş Musa Orhan’ın istismarına uğradığını söyledikten sonra yaşamına son veren 18 yaşındaki İpek Er’in annesi Hikmet Kılınç da vardı. Elinde kızının saçı ve kıyafeti ile ilk günkü kadar taze acısıyla oradaydı. İpek için verdiği adalet mücadelesine destek istedi … Haykırdı, hem öfkesi hem acısı büyüktü..

Emine Teğin

Kurtalan’da DEM Parti’nin halk buluşmasında derdini anlattığı konuşması ile gündem olan 4 çocuk annesi Emine Teğin de oradaydı. Bu kez çevresindeki kadınlar ondan kendi yaşadığı zorlukları anlatmasını istemişti. Anlattı da Emine Teğin, bir kez daha gerçekliğin çarpıcılığıyla dokundu yüreklere. Sözleri bu ülkenin kadınlarının gerçeği, eşitsizliğin bir somutlaşmış haliydi..

İşçi kadınlar oradaydı… İş yerlerinde yaşadıkları ayrımcılığı, eşitsizliği ve sömürüyü anlattılar. İşçi olmanın zorluklarının kadın işçi olmakla nasıl arttığını bir kez daha onların hikayelerinde gördük. Dilovası’nda Raviva Kozmetik fabrikasında yanarak hayatını kaybeden işçi kadınlarda unutulmadı. Kendisi de KHK ile işinden olmuş bir kadın yaklaşık 40 bin KHK’lı kadının olduğunu hatırlattı. Unutulduklarını söyledi; “Biz de anneyiz biz de kadınız ve bu hayatın içinde biz de mücadele ediyoruz” dedi. Sözlerinde biraz sitem biraz yalnız bırakılmanın hüznü vardı…

Kadınların en önemli gündemlerinden biri de süresiz nafaka hakkının iptal edilmiş olmasıydı. Kadınlar tepkiliydi, kazanılmış hakların birer birer ortadan kaldırılmasına karşı daha örgütlü bir mücadele çağrısı öne çıktı. Ekoloji mücadelesi veren kadınlarda oradaydı… Doğayı savunmak yaşamı savunmaktı ve bunun en önemli mücadelecileri kadınlardı. Dindar kadınlar da oradaydı. Geleceği kurarken onlarda sözleri duyulsun istiyordu. Haksızlığa karşı duruşları nedeniyle zaman zaman kendi mahallelerinde bile tepkiyle karşılanan bu kadınlar demokratik ve eşitlikçi bir Türkiye’de yaşama fikrinde buluşuyordu.

Figen Yüksekdağ’ın mesajı

Orada olmayan ama mesajları ile varlıklarını hissettiren kadınlarda vardı. HDP’nin Eski Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ konferansa bir mesaj gönderdi. Yüksekdağ mesajında, “Eril şiddetten, toplumsal cinsiyet baskılarından beslenen toplumsal adaletsizlik, eşitsizlik ve zülüm düzeni karşısında kadın aklı, iradesi, dayanışma ve mücadelesi çok şey değiştirebilir.” Dedi. Yurtdışında olduğu için konferansa katılamayan oyuncu Füsun Demirel’de video mesaj gönderdi.

Kadınların ortak yaşama ve geleceğe dair dileklerini, önerilerini ve beklentilerini yazmaları için bir dilek kutusu da yer aldı salonda. Kadınlar iki gün boyunca bu kutunun içine dileklerini yazarak attı. Dolu dolu iki gün geçirdi kadınlar. Konuştular, tartıştılar, itirazlarını eleştirilerini sundular, şarkı da söylediler halay da çektiler.

Bazen bir yolculuk, yan yana gelmekle başlar

Peki bu konferansın bir devamı olacak mı? Niyet bu yöndeydi ama elbette böyle büyük bir etkinliği planlamak zaman ve emek istiyor… Ancak iki gün boyunca salonda ortaya çıkan tablo şunu gösterdi: Kadınların birbirlerinin hikâyelerini duymaya, deneyimlerini paylaşmaya ve ortak bir gelecek üzerine konuşmaya ihtiyacı var. Belki de bu konferansın en önemli kazanımı, birbirinden farklı hayatların aynı gelecek arayışında buluşabileceğini göstermesiydi. Çünkü bazen bir yolculuk, yan yana gelmekle başlar.