• Ana Sayfa
  • Haber Zamanı
  • LGBTİ+ derneklerine yönelik operasyonlara tepki: ‘Yaşam hakkı hedef alınıyor’

LGBTİ+ derneklerine yönelik operasyonlara tepki: ‘Yaşam hakkı hedef alınıyor’

Türkiye genelinde “Ailem Güvende” adı altında 15 ilde LGBTİ+ derneklerine ve aktivistlerine yönelik düzenlenen sabaha karşı operasyonlarda çok sayıda kurum temsilcisi gözaltına alındı. Operasyonlara ve Adalet Bakanı Akın Gürlek’in konuya dair açıklamalarına siyasetçilerden peş peşe tepkiler geldi.

LGBTİ+ derneklerine yönelik operasyonlara tepki: ‘Yaşam hakkı hedef alınıyor’
LGBTİ+ derneklerine yönelik operasyonlara tepki: ‘Yaşam hakkı hedef alınıyor’
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 13 Eylül 2026 09:00
  • Güncellenme: 13 Eylül 2026 13:05

Kaos GL Derneği’nin yedekler dahil yönetim ve denetim kurulu üyelerine yönelik polis operasyonu düzenlendi. KaosGL’nin haberine göre, 10’dan fazla LGBTİ+ aktivisti evlerine yapılan baskınlarda gözaltına alınırken, polis ekipleri dernek ofisinde de arama yaptı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Bilişim Suçları Bürosu tarafından yürütülen soruşturmada, derneğin internet sitesi ve sosyal medya hesaplarında yayımlanan içerikler “müstehcenlik” suçlamasına gerekçe gösterildi. Soruşturma evrakında, suçlamaya konu edilen içeriklerin neler olduğuna ilişkin bilgiye yer verilmedi.

Soruşturma TCK’nin 226’ncı maddesi kapsımında yürütülüyor 

Ankara 4. Sulh Ceza Hâkimliği’nin 11 Eylül 2026 tarihli kararında, Kaos GL’nin internet sitesi ve sosyal medya hesaplarında “müstehcenlik içeren paylaşımlar” yapıldığı ve bu içeriklerin çocuklar tarafından görülebilecek şekilde yayımlandığı öne sürüldü.

Savcılık, bu gerekçeyle Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 226’ncı maddesinde düzenlenen “müstehcenlik” suçu kapsamında soruşturma başlattı.

Kurumsal hesapların kullanılması da gerekçe gösterildi

Kararda, soruşturmaya konu edilen içeriklerin Kaos GL Derneği çatısı altında, derneğin kurumsal internet sitesi ve sosyal medya hesapları üzerinden yayımlanması da gerekçe gösterildi.

Savcılık, paylaşımların “dernek çatısı altında oluşturulmuş bir sivil toplum kuruluşu faaliyetleri üzerinden derneğin kurumsal internet sayfaları ve sosyal medya hesapları kullanılarak” yapıldığını öne sürerek, Dernekler Kanunu’na muhalefet yönünden de değerlendirme yapılmasını istedi.

Hâkimlik, soruşturmaya ilişkin delil, fotoğraf ve basılı materyal bulunması durumunda bunlara el konulmasına izin verdi. Kararda ayrıca şüphelilere ait masaüstü ve dizüstü bilgisayarlar, cep telefonları, tabletler, taşınabilir bellekler, CD ve DVD’ler ile diğer dijital materyaller üzerinde inceleme yapılması öngörüldü. Şifrelerin çözülememesi veya verilere erişilememesi halinde cihazlara el konulmasına da izin verildi.

İstanbul’daki operasyon da soruşturma belgesinde söz edildi 

Aynı saatlerde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından Beyoğlu ve Şişli’deki çok sayıda adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi. Taksim, Cihangir ve İstiklal Caddesi’ndeki gece kulüpleri ile masaj salonlarının da aralarında bulunduğu adreslerde arama yapıldı.

KaosGL’nin haberine göre, Kaos GL Derneği’ne yönelik operasyona ilişkin soruşturma belgesinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü bu operasyondan da söz edildi.

Aynı gün erişim engeli kararı da verilmişti 

Kaos GL Derneği’ne yönelik operasyonun düzenlendiği gün, İstanbul 7. Sulh Ceza Hâkimliği’nin 12 Eylül 2026 tarihli ve 2026/9559 sayılı kararıyla Kaos GL’nin yanı sıra çok sayıda LGBTİ+ derneği ve aktivistine ait internet sitesi ile sosyal medya hesabına erişim engeli getirildi.

Erişime engellenen internet siteleri arasında Kaos GL Derneği, 17 Mayıs Derneği, ÜniKuir, Pembe Hayat Derneği, SPoD, Genç LGBTİ+ Derneği, Lambdaistanbul ve Muamma LGBTİ+ ile Velvele’ye ait siteler yer aldı.

İfade Özgürlüğü Derneği’nin (İFÖD) aktardığına göre, gazeteci ve Kaos GL Genel Yayın Yönetmeni Yıldız Tar, avukat ve insan hakları savunucusu Levent Pişkin, oyuncu ve trans hakları aktivisti Seyhan Arman, tiyatro oyuncusu ve LGBTİ+ aktivisti Zeynep Esmeray Özadikti ile gençlik ve LGBTİ+ hakları savunucusu Enes Hocaoğulları’nın sosyal medya hesapları hakkında da erişim engeli kararı verildi. X, erişim engeli kararlarını uygulayarak hesapları Türkiye’den görünmez kılarken, Instagram’ın kararları henüz uygulamadığı bildirildi.

Operasyonun adı ‘Ailem Güvende’

Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul, Ankara, İzmir, Aydın ve Mersin merkezli olmak üzere toplam 15 ili kapsayan ve LGBTİ+ dernekleri ile mekanlarına yönelik operasyonlara ilişkin açıklama yaptı.

Gürlek, “Ailem Güvende” adı verilen operasyonlar kapsamında 162 kişi, dokuz dernek ve 13 işletme hakkında adli işlem yürütüldüğünü açıkladı. Sosyal medya hesabından açıklama yapan Gürlek, “Gizli soruşturmacı görevlendirilmesi, teknik ve fiziki takip, tanık beyanları, dijital incelemeler ve görüntü kayıtları sonucunda eş zamanlı gözaltı, arama ve el koyma işlemleri yapılmış; uyuşturucu maddeler ile çok sayıda dijital materyale el konulmuş, çok sayıda sosyal medya hesabı ve internet sitesine erişimin engellenmesi tedbiri uygulanmıştır.” dedi.

Soruşturmaların mali boyutuna da değinen Bakan Gürlek, MASAK incelemelerinde bazı derneklere yurt dışındaki kamu kurumları ve yabancı kuruluşlardan yüksek tutarlarda fon aktarıldığı tespit edildiğini açıkladı.

Bakan Gürlek, “Bu para hareketlerinin kaynağı ve soruşturmalara konu faaliyetlerle bağlantısı araştırılmaktadır.” dedi.

Operasyonların, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı “2026–2035 Aile ve Nüfus On Yılı” vizyonu ile 2026/4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi doğrultusunda yürütüldüğünü belirten Gürlek, çalışmaların “çocukları, aile kurumunu ve toplum düzenini koruma” gerekçesiyle sürdürüldüğünü iddia etti.

Zenne Arif de gözaltına alındı

Edinilen bilgilere göre İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen “Ailem Güvende” soruşturması kapsamında, kamuoyunda “Zenne Arif” olarak tanınan Arif Saçlı’nın gözaltına alındığı öğrenildi.

Saçlı’nın çeşitli gece kulüpleri ile parti ve özel organizasyonlarda sahne aldığı, sosyal medyada yayılan dans görüntüleriyle kamuoyunun gündemine geldiği belirtildi.

Kaos GL soruşturmasında 21 kişi gözaltına alındı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Kaos GL internet sitesi ve sosyal medya hesaplarında, çocukların erişimine açık şekilde müstehcen içerikli paylaşımlar yapıldığı yönündeki ihbar üzerine soruşturma başlatıldığını açıkladı. Soruşturma kapsamında 26 kişi hakkında arama, el koyma ve dijital materyallerin incelenmesine yönelik adli kararlar alındığı ve 21 kişinin de gözaltına alındığı bildirildi.

Başsavcılığın açıklamasına göre soruşturma, Türk Ceza Kanunu’nun 226’ncı maddesi ile Dernekler Kanunu’nun 30/b maddesi yollamasıyla 32/p maddesi kapsamında yürütülüyor.

Açıklamaya göre, dernek yöneticileri ile internet sitesi ve sosyal medya hesaplarını yönettiği iddia edilen 18 kişi hakkında adli işlem başlatıldı. Bu kişilerden 8’inin Ankara’da, 5’inin İstanbul’da, 2’sinin İzmir’de, birinin Mersin’de, birinin Afyonkarahisar’da ve birinin yurt dışında olduğu belirtildi.

Ayrıca çeşitli internet siteleri ve sosyal medya hesapları üzerinden “toplumun genel ahlakını ve kamu düzenini bozucu nitelikte paylaşımlarda bulunarak müstehcenlik ve fuhuş suçlarını işlediği” iddia edilen 8 kişi hakkında da işlem yapıldığı bildirildi. Bu kişilerden 6’sının Ankara’da, birinin İstanbul’da, birinin ise Eskişehir’de bulunduğu kaydedildi. Toplam 26 kişi hakkında arama, el koyma ve dijital materyallerin incelenmesine yönelik adli kararlar alınırken gözaltı talimatı da verildi.

İnternet sitesine erişim engeli

Başsavcılık ayrıca derneğin internet sitesine Türkiye’den erişimin engellenmesine karar verildiğini açıkladı. Yürütülen operasyon kapsamında 21 şüphelinin gözaltına alındığı, 5 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların ise sürdüğü bildirildi.

Operasyonlara siyasetçilerden tepki: ‘Yaşam hakkı hedef alınıyor’

Operasyonlara ve Adalet Bakanı Akın Gürlek’in konuya dair açıklamalarına siyasetçilerden peş peşe tepkiler geldi.

Operasyonu sert bir dille eleştiren EMEP Milletvekili Sevda Karaca, X hesabı üzerinden yaptığı açıklamada Adalet Bakanı Gürlek’e tepki gösterdi. Karaca, “Bir Adalet Bakanı düşünün ki; anayasal örgütlenme hakkını kriminalize ediyor, nefret ve ayrımcılığı bizzat körüklüyor, nefret ve düşmanlığın devlet eliyle büyütülmesine öncülük ediyor!” ifadelerini kullandı.

Kadınların ve çocukların güvenliğini tehdit eden şiddet düzenine karşı adım atmayan bakanlığın “aile” bahanesiyle insanların yaşamlarına müdahale ettiğini belirten Karaca, “Bu, aileyi koruma politikası değil. Toplumu Saray’ın tarif ettiği makbul aile ve makbul yurttaş kalıbına sokma politikasıdır” dedi. İktidarın yasama, yürütme ve yargı eliyle LGBTİ+’ların varlığını kriminalize etmeye çalıştığını vurgulayan Karaca, “Önce hedef göster, sonra yasakla, ardından cezalandır” sözleriyle politikaları eleştirdi.

Saray iktidarının kendi çürümüşlüğünü örtmek için LGBTİ+’ları hedef gösterdiğini savunan EMEP milletvekili, “Kendi yarattıkları yoksulluğun, şiddetin ve çürümenin üzerini LGBTİ+’ları düşmanlaştırarak örtemezler. Gözaltılar bir an önce serbest bırakılsın. LGBTİ örgütlerinin yakasından artık düşün!” çağrısında bulundu.


‘Uydurma suçlarla saldırıyorsunuz’

Operasyonlara bir tepki de DEM Parti İstanbul Milletvekili Özgül Saki,Özgül Saki’den geldi. Sosyal medya hesabından açıklama yapan Saki, baskınları kabul etmediklerini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Suç uyduruyorsunuz. Uydurma suçlarla insanlara, dayanıştıkları mekanlara saldırıyorsunuz. Hedef aldığınız derneklerin, insanların ortak noktası sizin dayattığınız aileci, ahlakçı ve nefret üreten politikalara karşı çıkmaları. ‘Aileyi koruma’ adı altında toplumu tek bir yaşam biçimine daraltmak, LGBTİ+’ları hedef göstermek ve hakları için mücadele edenleri kriminalize etmek istiyorsunuz. Aileniz sizin olsun. Kimin nasıl yaşayacağına, kimin kiminle yan yana duracağına, kimin örgütleneceğine sizin düşmanca ahlak anlayışınız karar vermeyecek.”

DEM Parti Kadın Meclisi’nden ‘tahakküm’ vurgusu

DEM Parti Kadın Meclisi de yazılı bir açıklama yayımlayarak operasyonlara tepki gösterdi. Açıklamada, hak savunucularını susturarak, nefret suçlarını körükleyerek ve örgütlenme özgürlüğünü hedef alarak toplumun güvende tutulamayacağı vurgulandı:

“‘Ailem Güvende’ isminin verildiği bu operasyon, adından da anlaşılacağı üzere toplumu tahakküm altına alma operasyonudur. Tekçi ve cinsiyetçi politikaların ısrarla sürdürüldüğünün açık bir kanıtıdır. Asıl güvenlik sorunu; kadınların ve LGBTİ+’ların yaşamlarını tehdit eden şiddet, cezasızlık ve ayrımcılıktır. Adalet Bakanlığı’nın görevi hak savunucularını, gazetecileri, LGBTİ+’ları ve demokratik örgütlenmeleri baskı altına almak değil; herkesin hak ve özgürlüklerini güvence altına almaktır. Bir arada ortak ve eşit yaşamın savunucuları olarak LGBTİ+’lara yönelik saldırılara asla sessiz kalmayacağız! Gözaltılar derhal serbest bırakılmalıdır!”