• Ana Sayfa
  • Manşet
  • Kayıp yakınları yine alanlarda: Yıllardır yanıt bekleyen dosyalar soruldu

Kayıp yakınları yine alanlarda: Yıllardır yanıt bekleyen dosyalar soruldu

Diyarbakır’da İbrahim Kartay’ın, Batman’da Hacı Ahmet Er’in, Hakkari’de Abdulkerim Vardar’ın ve Şanlıurfa’da Ramazan Şat’ın dosyalarının açığa çıkarılması ve faillerin yargılanması talep edildi.

Kayıp yakınları yine alanlarda: Yıllardır yanıt bekleyen dosyalar soruldu
Foto: MA
Kayıp yakınları yine alanlarda: Yıllardır yanıt bekleyen dosyalar soruldu
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 15 Ağustos 2026 14:14

Kayıp yakınları ve İnsan Hakları Derneği (İHD), “Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” talebiyle Diyarbakır, Batman, Hakkari ve Şanlıurfa’da eylem düzenledi. Eylemlerde farklı tarihlerde kaybedilen İbrahim Kartay, Hacı Ahmet Er, Abdulkerim Vardar ve Ramazan Şat’ın akıbeti soruldu; faillerin yargılanması ve cezasızlık politikalarına son verilmesi istendi.

Diyarbakır

İnsan Hakları Derneği (İHD) ve kayıp yakınları, “Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” sloganıyla sürdürdükleri eylemlerinin 914’üncü haftasında Bağlar ilçesindeki Koşuyolu Parkı’nda bulunan Yaşam Hakkı Anıtı önünde bir araya geldi. Eyleme katılan Kayıp yakınları, kaybedilenlerin fotoğraflarını taşıyarak, akıbetlerinin açıklanmasını istedi. Bu haftaki eylemde, 15 Ağustos 1994 tarihinde kaybettirilen İbrahim Kartay’ın akıbeti soruldu. Eyleme Barış Anneleri, sivil toplum örgütleri ile çok sayıda kişi katıldı.

Hikayeyi İHD Diyarbakır Şube Yönetim Kurulu Üyesi Av. Berfin Elçi okudu.

Okunan hikaye şöyle:

“1965 Lice doğumlu İbrahim Kartay, Amed’in Hêne ilçesine bağlı Hurê köyünde yaşıyordu. Evli ve üç çocuk babası olan Kartay, çiftçilikle geçimini sağlıyordu. 15 Ağustos 1994 tarihinde, askerler tarafından İbrahim Kartay’ın köyüne baskın düzenlendi. Köy halkı meydanda toplanarak köyü boşaltmaları istendi. Eşyalarını almalarına izin verilmeden evler yakılmaya başlandı. Köylülerin geçim kaynağı olan hayvanlar da silahla taranarak öldürüldü.

Köy çıkışında eşini bekleyen Salime Kartay’a köylüler, eşinin gözaltına alındığını söyledi. Çocuklarıyla birlikte komşu bir köye sığınan Salime Kartay, on gün boyunca eşinden haber alma umuduyla bekledi. Ardından kayınpederiyle birlikte Hêne’ye giderek Cumhuriyet Başsavcılığına başvuruda bulundu. Ancak savcılıktan herhangi bir yanıt alamadılar. Bunun üzerine Hani Jandarma Karakolu’na gittiler. Burada, yetkililer İbrahim Kartay’ın gözaltına alınmadığını söyledi. Bir süre sonra baba Kadri Kartay tekrar karakola başvurdu. Ancak karakoldaki görevliler tarafından kendisine ateş açıldı ve oğlunu bir daha sormaması için tehdit edildi.

Ailenin tüm başvuruları sonuçsuz kaldı. Gözaltına alınırken ve gözaltında tutulurken birçok kişi tarafından görülmesine rağmen, yetkililer İbrahim Kartay’ın gözaltına alındığını inkar etti. O günden bu yana kendisinden bir daha haber alınamadı.”

‘Tüm kayıplarımız için adalet sağlansın’

İbrahim Kartay’ın gözaltında kaybedilişinin 32. yılında bir kez daha talep ediyoruz: Yargı makamları, zaman aşımını; faillerin soruşturulmasını ve yargılanmasını engellemek amacıyla kullanmaktan vazgeçsin. İbrahim Kartay dosyasında gerçeği açığa çıkaracak, suça karışan tüm sorumluları tespit ederek yargılayacak etkinlikte bir soruşturma başlatılsın. İbrahim Kartay için ve tüm kayıplarımız için adalet sağlansın.”

Açıklama oturma eylemi ile son buldu.

Batman

İHD Batman Şubesi ve kayıp yakınları, eylemlerinin 750’nci haftasında Gülistan Caddesi’ndeki İnsan Hakları Anıtı önünde bir araya geldi. “Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” pankartının açıldığı eyleme, insan hakları savunucularının yanı siyasi parti temsilcileri de katıldı.

Bu haftaki eylemde 15 Ağustos 1995 tarihinde Hakkari’nin Çukurca ilçesinde kaçırıldıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan Hacı Ahmet Er’in akıbeti soruldu.

Er’in kaybedilme hikayesini okuyan İHD yöneticisi Ali Karadoğan şunları söyledi:

“Ailesinin anlatım ve beyanlarına göre; ‘Hacı Ahmet Er’in ikamet ettiği Kurudere köyünde 15 Ağustos 1995 tarihinde köyde operasyon başlatan askerler ile PKK militanları arasında çatışma çıkar. Operasyonu yöneten askeri komutan, köylülerin bir an önce köyü boşaltmasını, aksi takdirde askerlere vur emrini vereceğini söyleyerek tehdit eder. Bir süre sonra da köy askerlerin baskınına uğrar.

Hacı Ahmet Er’in oğlu Adnan, ev eşyalarını taşımak için komşu köy olan Kavşak’a katır bulmak için gider. Adnan’ın gittiği sırada, iki köy arasında silah sesleri duyulur. Silah seslerinin gelmesi üzerine ailesi Adnan için kaygılanmaya başlar. Hacı Ahmet Er ve kardeşi Hacı Mirap Er, Adnan’ın peşinden Kavşak köyüne gider. Operasyona çıkan askerler, Er kardeşleri gözaltına alır ve Işıklı Köyü karakoluna götürürler.

Olaydan birkaç gün sonra ağır işkencelere maruz kalan Hacı Mirap Er, köyü terk etmesi şartıyla askerler tarafından serbest bırakılır. Aile Hacı Mirap Er ile birlikte gözaltına alınan kardeşi Hacı Ahmet Er’in de serbest bırakılacağını düşünürler. Ancak Hacı Ahmet Er’den bir daha haber alınmaz.”

Açıklama oturma eylemiyle sona erdi.

Hakkari

İnsan Hakları Derneği (İHD) Hakkari Şubesi ve kayıp yakınları eylemlerinin 240’ıncı haftasında Abdulkerim Vardar’ın akibetini sordu. Yüksekova Sanat Sokağı’nda yapılan açıklamada, kaybedilenlerin fotoğrafları taşındı. Açıklamaya kentte bulunan siyasi parti ve demokratik kurum temsilcileri katıldı.

Açıklamada konuşan şube eşbaşkanı Ozan Akbaş, Abdulkerim Vardar’ın 15 Ağustos 1993 Gever’in Esentepe Mahallesi’nde bulunan evine baskın yapan askerler tarafından katledildiğini belirtti. Vardar ve nice katledilenlerin dosyalarının cezasızlık politikalarıyla karşı karşıya bırakıldığını belirten Akbaş, yüzleşme çağrısında bulundu.

Açıklama bir dakikalık oturma eylemiyle son buldu.

Şanlıurfa

İnsan Hakları Derneği (İHD) Şanlıurfa Şubesi, “Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” talebiyle düzenlediği eylemlerinin 81’inci haftasında Novada Park önünde bir araya geldi.

“Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” pankartının açıldığı ve faili meçhul cinayetlerde yaşamını yitirenler ve gözaltında kaybedilenlerin fotoğraflarının taşındığı eylemde, bu hafta Batman’dan Şanlıurfa’ya sürgün edildikten sonra katledilen Harran Üniversitesi çalışanı Ramazan Şat’ın akıbeti soruldu.

Açıklama metnini okuyan İHD Şanlıurfa Şube Yöneticisi İsmail Telli, dönemin tanıklarından Eyüp Vakar’ın anlatımlarına yer vererek, Harran Üniversitesi’nde memur olarak çalışan Ramazan Şat’ın Kapalı Pasaj önünde uğradığı silahlı saldırı sonucu katledildiğini belirtti. Telli, saldırganın olay yerindeki yurttaşlar tarafından yakalanarak polislere teslim edilmesine ve beyaz Renault marka bir araca bindirilmesine rağmen olayın üzerinin örtüldüğünü ve tanıkların tehdit edildiğini kaydetti.

Siyasi cinayetlerin cezasızlık zırhıyla korunduğuna dikkat çeken Telli, tüm faillerin etkin bir şekilde soruşturularak yargılanması çağrısında bulundu.

Açıklama oturma eylemiyle sona erdi. (MA)