Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP), Mayıs 2026 ayına ilişkin kadın cinayeti ve şüpheli kadın ölümü verilerini sosyal medya üzerinden yazılı bir açıklamayla duyurdu.
Açıklamaya göre, Mayıs 2026’da 16 kadın cinayeti işlenirken, 33 kadın şüpheli şekilde ölü bulundu.
Açıklamada, şüpheli kadın ölümlerinin sayısındaki hızlı artışa dikkat çekilerek bu sayının kadın cinayetlerinin iki katına ulaşmasının “yeni bir gerçeği” ortaya koyduğu ifade edildi.
‘Kadınların ölümü şüpheli, iktidarın ihmali şüphesiz’
Platform açıklamasında, yıllardır yürütülen mücadelenin kadın cinayetlerine ilişkin yargı süreçlerinde bazı değişimlere yol açtığı vurgulandı. Tasarlamaya ilişkin iddiaların daha fazla dikkate alındığı, emsal kararların arttığı ve faillerin yararlandığı hukuksuz indirimlerin azaldığı ifade edildi. Açıklamada, bu gelişmelere rağmen şüpheli kadın ölümlerindeki artışın, kadınlara yönelik öldürme suçunun biçim değiştirdiğini gösterdiği belirtildi.
Kadınların yaşam hakkını hiçe sayan faillerin, sorumluluktan kaçınmak için ölümleri “intihar” ya da “kaza” olarak göstermeye çalıştığı ifade edilen açıklamada, “şüpheli kadın ölümlerinin sistematik biçimde karanlıkta bırakılmak istendiği” savunuldu.
‘İntihar ya da kaza değil’
Platform, geçmişte intihar ya da kaza olarak kayıtlara geçen bazı şüpheli ölümlerin, yürütülen mücadele sonucu aslında tasarlanarak işlenmiş cinayetler olduğunun ortaya çıktığını belirtti. Açıklamada, evlerinde ya da yakın çevrelerinde erkekler varken yüksekten düşen, silahla vurulan ya da su kenarlarında cansız bulunan kadınların ölümlerinin “basit kaza ya da intihar” olarak değerlendirilemeyeceği ifade edildi.
Haliç Köprüsü’ne asılan pankarta da atıf yapılan açıklamada, “Mayıs ayında 33 kadının ölümü şüpheli, iktidarın ihmali şüphesiz” ifadeleri yer aldı.
‘Etkin soruşturma yürütülmüyor’
Açıklamada, şüpheli kadın ölümlerinde çoğu zaman etkin soruşturma yürütülmediği, delillerin karartıldığına dair örneklerin yaşandığı ve davaların yıllarca sürüncemede bırakıldığı belirtildi. Bu durumun failleri cesaretlendirdiği vurgulandı.
Adalet Bakanı’nın “Hiçbir dosya karanlıkta kalmayacak” açıklamasına atıf yapılan metinde, bu süreçte şüpheli kadın ölümlerinin kadın cinayetlerinin iki katına çıkmasının dikkat çekici olduğu ifade edildi.
Açıklamada ayrıca Gülistan Doku dosyasına, Rojwelat Kızmaz hakkındaki araştırmaya, Esma Kılıçaslan ve Mekiye Akyel dosyalarına ve Rojin Kabaiş’in ölümüne ilişkin soruşturmalara da değinildi. Bu dosyaların ve benzeri birçok şüpheli ölümün yeterince aydınlatılamamasının “failleri cesaretlendiren yaşamsal ihmaller” olduğu ifade edildi.
‘Cezasızlık politikaları failleri cesaretlendiriyor’
Platform, şüpheli kadın ölümlerinin kadın cinayetlerinin üzerini örtmenin yeni ve sistematik bir biçimi hâline geldiğini savundu. Açıklamada, iktidarın cezasızlık politikalarının failleri cesaretlendirdiği belirtilerek 6284 sayılı yasanın uygulanmaması, İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararı ve yoksulluk nafakasına yönelik politikalar eleştirildi.
‘Mücadelemiz sürecek’
Açıklamanın sonunda, kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümlerine karşı mücadelenin süreceği vurgulandı. Platform, “Nasıl ki kadın cinayeti kavramını bu ülkede var ettiysek, şüpheli kadın ölümlerinin de gerektiği gibi soruşturulmasını sağlayacağız” ifadelerine yer verdi.
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, “Bir kadının daha ölümü şüpheli kalmasın diye hesap sormaya devam edeceğiz” diyerek açıklamasını tamamladı.



