• Ana Sayfa
  • Ekoloji
  • Kiğı’da siyanürlü madene karşı ortak açıklama: ‘Doğamıza dokunmayın’

Kiğı’da siyanürlü madene karşı ortak açıklama: ‘Doğamıza dokunmayın’

Bingöl’ün Kiğı ilçesinde Ekin Madencilik tarafından yapılmak istenen siyanürlü altın arama projesine karşı yurttaşlar, siyasi partiler ve demokratik kitle örgütleri ortak açıklama yaptı.

Kiğı’da siyanürlü madene karşı ortak açıklama: ‘Doğamıza dokunmayın’
Kiğı’da siyanürlü madene karşı ortak açıklama: ‘Doğamıza dokunmayın’
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 11 Mayıs 2026 19:31

Bingöl’ün Kiğı ilçesinde Ekin Madencilik tarafından gerçekleştirilmek istenen siyanürlü altın arama projesine karşı yurttaşlar açıklama yaptı. Açıklamaya siyasi partiler ve demokratik kitle örgütleri de destek verdi.

Evrensel’in haberine göre Kiğı Peri Vadisi Çevre Platformunun çağrısıyla Ölmez köyünde bir araya gelen yurttaşlar, bölgeyi ekolojik bir yıkıma sürükleyecek olan maden girişimine karşı “dur” dedi. AK Parti, CHP, DEM Parti ve MHP dahil olmak üzere ilçedeki tüm siyasi partilerin destek verdiği basın açıklamasında, maden projesinin sadece bir köyü değil, tüm vadinin geleceğini tehdit ettiği vurgulandı.

Peri Vadisi Çevre Platformu adına ortak açıklamayı okuyan İbrahim Kudiş, Kiğı’nın tüm bileşenleriyle birleştiğini belirterek, “Bugün burada sadece bir köyü değil toprağımızı, suyumuzu, yaşam hakkımızı ve çocuklarımızın geleceğini savunmak için toplandık. Çoban ateşini yaktık, birlikte daha güçlüyüz” dedi.

Deprem riski ve siyanür tehlikesi

Açıklamada, bölgenin hassas jeolojik yapısına ve deprem gerçeğine dikkat çekildi. Kiğı ve Peri Vadisi’nin yer altı su ağları bakımından zengin olduğu hatırlatılırken, olası bir sızıntının yaratacağı felaket şu sözlerle ifade edildi:

“Bu bölge bir deprem bölgesidir. Oluşabilecek en küçük kimyasal sızıntı veya siyanür kirliliği, suyun ulaştığı tüm yaşam alanlarını zehirleyecektir. Su bulunduğu yerde kalmaz; derelerle ve yer altı kaynaklarıyla tüm coğrafyaya yayılır. İçme sularımız, tarımımız ve hayvancılığımız geri dönülemez bir yıkımla karşı karşıyadır.”

Yaban hayatı ve arıcılık tehdit altında

Sömürge madenciliğinin bölgedeki endemik bitki örtüsünü ve yaban hayatını yok edeceği belirtilen açıklamada, Kiğı balının ve hayvancılığın bitme noktasına geleceği uyarısı yapıldı. Başta vaşak, boz ayı ve dağ keçisi olmak üzere pek çok türün yaşam alanının talan edileceği vurgulanırken, “Bu dağlar, bu dereler bizimdir. Hiçbir şirketin rantı için milyonlarca yıllık doğanın yok edilmesine izin vermeyeceğiz” denildi.

Eylemde sık sık birlik ve beraberlik vurgusu yapıldı. Köy derneklerinden muhtarlara, kadınlardan gençlere kadar toplumun her kesiminin omuz omuza olduğu belirtilerek, “Karıncanın da kardeşi vardır. Sessiz kalmak geleceğimizi kaybetmektir. Doğamıza, suyumuza, toprağımıza dokunmayın!” çağrısı yapıldı.

Basın açıklamasının ardından, Avukat Yılmaz Karaaslan hukuki sürece dair bilgilendirme yaptı. Açıklamanın sonunda İbrahim Kudiş, Şevket Delen ve Tuncay Gökçe’den oluşan heyet, avukatlarla birlikte maden sahasında incelemelerde bulunmak üzere bölgeye hareket etti.