• Ana Sayfa
  • Manşet
  • Kılıçdaroğlu: ‘Demirtaş’ın dokunulmazlığının kaldırılması oyumdan pişman değilim’

Kılıçdaroğlu: ‘Demirtaş’ın dokunulmazlığının kaldırılması oyumdan pişman değilim’

Mutlak butlan kararı sonrası ilke kez canlı yayına katılan CHP’nin başına mahkemenin mutlak butlan kararıyla atanan Kemal Kılıçdaroğlu “mutlak butlan kararının çıkacağından” haberi olmadığını beyan ederek geçmişte söylediği “biz gelmesek kayyım gelirdi” sözünü yineledi.

Kılıçdaroğlu: ‘Demirtaş’ın dokunulmazlığının kaldırılması oyumdan pişman değilim’
Kılıçdaroğlu: ‘Demirtaş’ın dokunulmazlığının kaldırılması oyumdan pişman değilim’
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 19 Haziran 2026 21:27
  • Güncellenme: 19 Haziran 2026 21:55

Mahkeme kararıyla yeniden CHP Genel Başkanlığı görevine gelen Kemal Kılıçdaroğlu, mutlak butlan kararının ardından ilk kez katıldığı televizyon programında gazetecilerin sorularını yanıtladı. CHP’de “arınma” sürecine ihtiyaç olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, “Benden niye korkuyorlar, çünkü ben arınmayı yapacağım diye korkuyorlar. Hiçbir zaman bu partide kirli ilişkilere yer verilmemiştir” dedi.

“Demirtaş’ın dokunulmazlığının kaldırılması için verdiğiniz oy için pişman mısınız?” sorusuna Kılıçdaroğlu “Hayır değilim” yanıtını verdi.

Kılıçdaroğlu “Ben davaların tarafı değilim. Hakim “parayla pulla kurultay satın alınırsa ben de iptal ederim” diyor, ben tarafı değilim. Milletvekili fezlekeleri meclise geldiğinde dokunulmazlıkların kaldırılmasını isterim. Benim ilkem budur. Dokunulmazlıklar kaldırılsın kişi aklansın. Selahattin Bey’de biz verdiğimiz dokunulmazlık kararının arkasındayım. Pişman değilim.” diye konuştu.

CHP’nin ahlaki üstünlüğünün korunmasının önemine dikkat çeken Kılıçdaroğlu, “CHP’li birisi konuştuğunda herkes dikkatle dinler, çünkü bilirler ki bu kişinin ahlaki üstünlüğü vardır. Ahlak üzerinden bütün eleştiriler dikkate alınmalıdır. Parti asla kirliliği kabul etmez” ifadelerini kullandı.

Merdan Yanardağ cezaevinden kendi iddianamesini sordu. Kılıçdaroğlu ile röportajın suç gösterilmesini hatırlattı. Soruyu Barış Terkoğlu aktardı.

“Erdoğan’ı her zaman eleştirdim”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile iş birliği yaptığı yönündeki iddialara ilişkin de konuşan Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ı her zaman eleştirdiğini belirtti.

Kılıçdaroğlu, “Erdoğan’ı her zaman eleştirdim. Özgür Bey dedi ki Erdoğan ile müzakere edeceğiz. Neyi müzakere edeceksiniz? Erdoğan ile işbirliği, diğerleri ile işbirliği yapıldığı söyleniyor. Erdoğan ile bir kişi iki saat ne görüşür? Çıktıktan sonra da partinin sorunlarını görüştük deniliyor. CHP Genel Başkanı, AKP’nin önemli bir aktörüyle partinin sorunlarını nasıl görüşüyor? Ey Özgür Özel sen ne görüştün, CHP’nin nelerini görüştün sen?” diye konuştu.

“Hiç kimse benim ahlakımı sorgulayamaz”

CHP’nin geçmişte yargılanan belediye başkanlarına destek verdiğini belirten Kılıçdaroğlu, “Hiç kimse benim ahlakımı sorgulamaz. Aziz Kocaoğlu 397 yılla yargılandı. Bir miting yaptık. Yılmaz Büyükerşen yargılandı mı? Yargılandı. Belediye meselesini asla parti meselesi haline getirmedik. Bizden uzman, avukat isterseniz göndeririz ama olayı parti meselesine dönüştürmeyiz. Benim dönemimde belediyeler denetleniyordu. Sayıştay gidip bakıyordu. Olamaz, olmaz” dedi.

“Gazeteciler bunları neden sormuyor?”

Kılıçdaroğlu, belediyelerle ilgili yolsuzluk tartışmalarına ilişkin sorular üzerine, “Gazeteci olarak şunun üzerinde durmuyorsunuz. Hazine’den gelen parayla belediyeden gelen para aynı şey olur mu? Bir cepten alıp bir cebe… Garibana sor, ‘Öyle şey olmaz’ der. Hiçbir gazeteci çıkıp ‘Sayın Özel bunu nasıl söylüyorsunuz?’ demiyorsunuz. Belediye parayı verdim diyor değil mi? Kim diyor? Parayı veren adam diyor. O genel başkan yardımcılarından tazminat davası açan var mı? Siz niye sormuyorsunuz arkadaş?” ifadelerini kullandı.

“Gidip rüşvet verdim diyorlar. Niye takip etmiyorsunuz? Para aldım, yalan söyledim desem siz benim hakkımda dava açmaz mısınız? Genel başkan hangi gerekçeyle dava açmaz? Meclis’te 250 bin dolar poşet içinde bulunmuş. Haberi yazan hakkında dava açıldı mı? Ben bunu sormak zorundayım” diye konuştu.

“Arınma ve temizlik kavramı önemlidir”

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun kendisi için kullandığı “Saray kayyımı” ifadesinin hatırlatılması üzerine Kılıçdaroğlu, “Öyle bir niyetim yok. Arınma, temizlik kavramı önemlidir. Erdoğan’ı en çok ve en sert eleştiren, bu nedenle tazminata mahkûm edilen kişi de benim. Bugün de eleştiriyorum. Kim getirdi memleketi bu hale? Çeteleri memleketin başına bela eden Erdoğan değil mi?” dedi.

“Bütün iddianameleri okuma şansım yok”

İBB’ye yönelik soruşturmalarla ilgili iddianameleri okuyup okumadığı sorusuna Kılıçdaroğlu, “Ben hukukçu değilim. Tamamını okudum dersem yalan söylemiş olurum. Tüm tutuklu belediye başkanlarıyla ilgili komisyon kurduk. Komisyon bana özet getirir. Benim bütün iddianameleri okuma şansım yok zaten” yanıtını verdi.

“Ekrem Bey’e sahip çıkmak hepimizin görevidir”

Ekrem İmamoğlu ile ilişkisine dair sorular üzerine Kılıçdaroğlu, İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından evine gittiğini ve açıklama yaptığını belirterek, bugün de aynı noktada olduğunu söyledi.

Kılıçdaroğlu, daha önce yaptığı açıklamayı da hatırlatarak şunları söyledi:

“CHP 100 yıllık bir parti ve zaten bir mücadele partisi. Geçmişte de genel başkanlarımız hapse atıldı, tutuklamalar oldu, mal varlıklarına el kondu. Şimdi de tek adam döneminde bir kişinin yasamayı, yargıyı ve yürütmeyi kontrol ettiği bir süreç yaşıyoruz. Herkes bir şekilde mağdur ediliyor. Bizim görevimiz de mücadele etmektir. Ekrem Bey’e ve ailesine sahip çıkmak hepimizin ortak görevidir.”

“Tutuksuz yargılanmaları gerekir”

CHP’li belediye başkanlarına yönelik operasyonlarla ilgili konuşan Kılıçdaroğlu, yolsuzluk konusunda çifte standart uygulanmasının kamu vicdanını yaraladığını belirtti.

Belediye başkanlarının tutuksuz yargılanması gerektiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, soruşturma açılabileceğini ancak bunun tutuklamaya gerekçe olmaması gerektiğini söyledi.

“Atalay, Demirtaş ve Kavala davaları siyasi”

Eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Gezi davası hükümlüsü Osman Kavala ve TİP Hatay Milletvekili Can Atalay hakkındaki davalara da değinen Kılıçdaroğlu, “Atalay’ın, Demirtaş’ın, Kavala’nın mahkûm olması yargı bağımsızlığından mı? Hayır. Ama onlar siyasi dava. Bunlar siyasi dava değil. İkisinin arasında büyük fark var” dedi.

“Demirtaş’ın dokunulmazlığının kaldırılması için verdiğiniz oy için pişman mısınız?” sorusuna Kılıçdaroğlu “Hayır değilim” yanıtını verdi.

Yolsuzluk dosyalarının da siyasi dava olarak değerlendirilebileceği yönündeki soruya ise Kılıçdaroğlu, “İtirafçılar iş yaptıkları adamlar. Verdim diyorlar. Olay çıkıyor, banka havalesi geliyor. Bir kişinin hesabına yatıyor. Seferihisar’daki olay… Siyasi mi diyeceğiz buna? Belediye başkanı siyasi bir nedenden içeri atılsa hesabını sormak zorundayız, sorarız” yanıtını verdi.

Kılıçdaroğlu, kamuoyunun oluşumunda medyanın rolüne işaret ederek, “Kamuoyunu yönlendiren sizsiniz, ben değilim. Siz gazetecisiniz değil mi, takipte bulunacaksınız. Az önce söyledim. ‘Rüşvet verdim’ diyor. Niye dava açılmıyor? Niye sormuyorsunuz? İftira atılan kişi dava açmak zorunda” ifadelerini kullandı.

Güncelleniyor…