• Ana Sayfa
  • Gündem
  • Koma Amed: Barış sürecinde sanatçılara büyük sorumluluk düşüyor

Koma Amed: Barış sürecinde sanatçılara büyük sorumluluk düşüyor

Koma Amed’den Süleyman Çarnewa, savaş ve çatışma dönemlerinde sanatçıların ve aydınların sesinin kısıldığını belirterek, “Biz Koma Amed olarak bu barış sürecinde taşın altına elimizi koymak istiyoruz. Rolümüzü oynamak istiyoruz” dedi.

Koma Amed: Barış sürecinde sanatçılara büyük sorumluluk düşüyor
Koma Amed: Barış sürecinde sanatçılara büyük sorumluluk düşüyor
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 28 Eylül 2026 20:55

“Demokratik Cumhuriyet ve Barış için 1001 İmza” kampanyasının ilk imzacıları arasında yer alan Koma Amed’in üyesi Süleyman Çarnewa, sanatın barışın inşasındaki rolüne dikkat çekti.

Yeni Yaşam’da yer alan habere göre Çarnewa, savaş ve çatışma dönemlerinde sanatçıların ve aydınların sesinin kısıldığını belirterek, “Biz Koma Amed olarak bu barış sürecinde taşın altına elimizi koymak istiyoruz. Rolümüzü oynamak istiyoruz” dedi.

Koma Amed: Barış kampanyasına ilk günden imza attık

1990’lı yıllardan bu yana Kürt müziğinin önde gelen grupları arasında yer alan Koma Amed, “Demokratik Cumhuriyet ve Barış için 1001 İmza” kampanyasının ilk imzacıları arasında yer aldı. Farklı toplumsal kesimlerden isimleri bir araya getiren kampanya, 12 Eylül’de İstanbul’da kamuoyuna duyuruldu. Kampanyada barış, eşit yurttaşlık ve demokratik çözüm arayışlarına toplumsal katkı sunulması çağrısı yapıldı.

30 Eylül’de Harbiye Açık Hava Sahnesi’nde konser vermeye hazırlanan Koma Amed, çalışmalarını Mezopotamya Kültür Merkezi’nde sürdürüyor. Grup adına konuşan müzisyen Süleyman Çarnewa, kampanyaya katılma gerekçelerini sanatçıların savaş ve çatışma dönemlerinde karşı karşıya kaldığı baskılar üzerinden anlattı.

Çarnewa, savaş ve çatışma dönemlerinde kültür ve sanat alanının ağır biçimde etkilendiğini belirterek şöyle konuştu:

“Çünkü savaş zamanları, demokrasinin ve barışın olmadığı zamanlar, en çok sanatın, sanatçının, aydının sesinin kısıldığı zamanlardır. En çok biz sanatçıların, aydınların sesleri kısılıyor. Barışa ihtiyacımız var. O yüzden de tabii ki hemen bu kampanyaya imza attık.”

“Kürt müziğinin dili bu coğrafyada en az yükselen dil oldu”

Çarnewa, Kürt dilinin ve müziğinin daha geniş kitlelere ulaşmasının önündeki engellere de dikkat çekti. Müziğin evrensel bir ifade biçimi olarak tanımlanmasına rağmen Kürt müziğinin kendi coğrafyasında yeterince özgür biçimde varlık gösteremediğini belirten Çarnewa, Koma Amed ve daha sonra Koma Çarnewa ile Kürtçe şarkıları ve bu coğrafyanın hikâyelerini dünyanın farklı bölgelerine taşıdıklarını söyledi.

Çarnewa, değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

“Hep derler, müziğin dili yoktur. Ancak Kürt müziğinin dili, bu coğrafyada en az yükselen dil oldu. Halbuki bu ülkenin, bu coğrafyanın yarısına yakını bu dili konuşuyor. Biz Koma Amed olarak ve sonra da Koma Amed’in üyeleri olarak kurduğumuz Koma Çarnewa’da da dünyanın yarısından fazlasına bu şarkıları, bu coğrafyanın şarkılarını, hikayelerini götürdük. Ve hiç kimseye de şunu anlatamadık: Bu müzik, bizim kendi yaşadığımız, doğup büyüdüğümüz coğrafyada yeterince serbest değil.”

“Barış sürecinde taşın altına elimizi koymak istiyoruz”

Barış sürecinde sanatçıların sorumluluk üstlenmesi gerektiğini belirten Çarnewa, Kürt sanatçılar ile Türkiyeli aydın ve sanatçıların ortak hareket etmesi çağrısında bulundu.

Sanatın yalnızca kültürel üretim alanıyla sınırlı kalmaması, toplumun farklı kesimlerine barış fikrinin aktarılmasında da rol üstlenmesi gerektiğini belirten Çarnewa, şöyle konuştu:

“Şimdi ihtiyacımız olan şey barış. Biz Koma Amed olarak bu barış sürecinde taşın altına elimizi koymak istiyoruz. Rolümüzü oynamak istiyoruz. Kürt sanatçıların da barış çabalarını güçlendirecek adımlar atması gerekiyor. Türkiyeli aydınlarla ve sanatçılarla kanın akmaması, barışın tesis edilmesi için bir olmamız gerekiyor. Barışı bu topluma, toplumun bütün ezilen halklarına ve diğer kesimlere anlatmak da sanatçının, aydının, entelektüelin, gazetecinin görevidir.”

Çarnewa’dan Abdullah Öcalan’ın çağrısına vurgu

Süleyman Çarnewa, Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025’te yaptığı Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı hakkında da değerlendirmede bulundu.

Çarnewa, Öcalan’ın barışın inşa edilmesine yönelik çağrısının ve daha önce bu yöndeki çalışmalarının önemli olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Sayın Abdullah Öcalan’ın bu coğrafyada barışın inşa edilmesi için yaptığı çağrı ve bundan önce de bu konuda verdiği mücadele çok kıymetlidir. Bu coğrafyanın kandan, savaştan ve yoksulluktan arınması için de çok önemlidir.”

“Barışı anlatmak sanatçının ve aydının görevi”

Çarnewa, değerlendirmesinin sonunda sanatçıların, aydınların, entelektüellerin ve gazetecilerin barışın toplumsallaşmasında sorumluluk üstlenmesi gerektiğini yineledi.

Çarnewa sözlerini şu ifadelerle tamamladı:

“Barışı bu topluma, toplumun bütün ezilen halklarına ve diğer kesimlere anlatmak da sanatçının, aydının, entelektüelin, gazetecinin görevidir.”