Kürt sinemacılardan Fajr Film Festivali’ne boykotu çağrısı

Kürt Bağımsız Sinematograflar Derneği, İran’da 28 Aralık’ta başlayan protestolar ve rejim muhafızlarının katliamlarına dikkat çekerek Fajr Film Festivali’ne katılımın baskıya ahlaki ortaklık anlamına geldiğini vurguladı.

Kürt sinemacılardan Fajr Film Festivali’ne boykotu çağrısı
Kürt sinemacılardan Fajr Film Festivali’ne boykotu çağrısı
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 4 Şubat 2026 16:20
  • Güncellenme: 4 Şubat 2026 16:35

Kürt Bağımsız Sinematograflar Derneği, İran’da düzenlenen Fajr Film Festivali’ne yönelik boykota dair yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, İran’da 28 Aralık’ta başlayan ve günlerce süren protestolar hatırlatılarak, eylemlere katılanların rejim muhafızları tarafından hedef alındığı ve katledildiği belirtildi.

Açıklamada, böylesi bir toplumsal ve siyasal tabloda sessizliğin ve normalleşmenin tarafsızlık olarak görülemeyeceği ifade edilerek, şu ifadelere yer verildi:

“Bu toprakların gençlerinin kanının en temel insan hakları için döküldüğü bir durumda, herhangi bir normalleşme, sessizlik ve iktidarın resmi projelerine katılım tarafsızlık değil, baskıya ahlaki ortaklıktır. Milletin yas, öfke ve yaralar içinde olduğu bir durumda Fajr Film Festivali, bağımsız bir kültür etkinliği değil, şiddetin arındırılması, gerçeğin yok edilmesi ve halkın çektiği acıların gasp edilmesi için bir vitrindir.”

Film yapımcılarının tarihsel sorumluluğuna dikkat çekilen açıklamada, “Böyle bir anda, film yapımcısının görevi milletinin yanında durmaktır, iktidarın kırmızı halısında oturmak değil” ifadeleri kullanıldı. Dernek, “Jin, jiyan, azadî” ayaklanmasından önce festivallere katılımın kimi durumlarda sistemin kültür politikaları çerçevesinde gerekçelendirilebileceğini, ancak bu ayaklanmadan sonra böyle bir gerekçenin artık geçerliliğini yitirdiğini vurguladı.

‘Festivale katılım insani ve ahlaki sermayeye ihanet’

Açıklamanın devamında, bu tür resmi ilişkilerin sürdürülmesinin bir zorunluluk değil, hükümetin propaganda aygıtına doğrudan hizmet anlamına geldiği belirtildi. Kürt Bağımsız Sinemacılar Birliği, sinemanın gerçek sermayesinin resmi kurumlar değil, baskıya uğrayan halkların kanı, acısı, direnişi ve fedakarlıkları olduğunu ifade etti.

Fajr Film Festivali’ne katılımın bu insani ve ahlaki sermayeye ihanet olduğu belirtilen açıklamada, festivale katılan tüm film yapımcılarının açıkça kınandığı ifade edildi. Bu noktada bilinçli ya da bilinçsiz olma arasında bir ayrım yapılmadığı vurgulandı.

Kürt film yapımcılarına seslenildi

Açıklamada özellikle, kendileri de baskı, dışlanma, ayrımcılık ve cinayet geçmişine sahip olan Kürt film yapımcılarına seslenilerek, Kürt halkının acılarından beslenen bir sinemanın, bu acıları yeniden üreten bir iktidarın yanında yer alamayacağı kaydedildi.

Dernek açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Baskı karşısında sessiz kalmak bir tercihtir. Kurbanların kanı üzerine kurulu bir festivale katılmak bir tercihtir. Ve tarih bu tercihleri unutmayacaktır. Eğer sinema halkın yanında yer almazsa, ne sanattır, ne direniştir, ne de insanlığa layıktır!”