• Ana Sayfa
  • Manşet
  • Kurtulmuş’tan ‘süreç’ açıklaması: Kurul, Meclis’te grubu olan tüm partileri temsil etmeli

Kurtulmuş’tan ‘süreç’ açıklaması: Kurul, Meclis’te grubu olan tüm partileri temsil etmeli

TBMM Başkanı Kurtulmuş, çerçeve yasanın yürürlüğe girmesi için Meclis’in açılmasıyla birlikte faaliyete girecek olan Takip ve Değerlendirme Kurulu hakkındaki soruları yanıtladı. “Süreç tıkır tıkır işliyor” diyen Kurtulmuş, Meclis’te grubu bulunan partilerin tamamının kurulda temsil edilmesi gerektiğini söyledi. Kurtulmuş, kurulun sahada değil, sadece Meclis çatısı altında çalışacağını söyledi.

Kurtulmuş’tan ‘süreç’ açıklaması: Kurul, Meclis’te grubu olan tüm partileri temsil etmeli
Kurtulmuş’tan ‘süreç’ açıklaması: Kurul, Meclis’te grubu olan tüm partileri temsil etmeli
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 28 Eylül 2026 16:33
  • Güncellenme: 28 Eylül 2026 16:35

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Portekiz ziyareti öncesi basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Kamuoyunda “çerçeve yasa” olarak bilinen “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun” kapsamında Meclis’te kurulacak Takip ve Değerlendirme Kurulu’nun takvimine ilişkin soruyu da yanıtlayan Kurtulmuş, “Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun” oluşmasındaki “müzakereci yöntemi” burada da izleyeceklerini belirtti.

‘Meclis’teki bütün partilerin temsil edileceği bir yapı lazım’

Meclis’in, “üçüncü göz” olarak sürecin nasıl devam ettiğini millet adına takip edeceğini belirten Kurtulmuş, “Komisyonu, ümit ediyorum en kısa süre içerisinde oluştururuz. Meclis’te grubu bulunan partilerin hepsinin temsil edileceği bir yapının olması, oluşması lazım. Bu süreçte Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığında oluşturulan kurulla da işbirliği halinde, onlarla da temas halinde eğer bir yasal düzenleme ihtiyacı ortaya çıkarsa bunun oluşmasıyla ilgili süreci yönetmek ve hepsinden önemlisi de millet adına bu sürecin sahiplenilmesini temin etmektir. Eskisi kadar böyle yoğun bir çalışma temposu olmayacağı aşikar” ifadesini kullandı.

Komisyon sahada çalışmayacak

Kurtulmuş, “Bu komisyon bizzat sahada çalışacak mı?” sorusunu ise “Hayır. Sahada olup biteni izlemek devletin resmi güvenlik kurullarının görev ve sorumluluğu” şeklinde yanıtladı.

“Siyasetin çözüm için çok hevesli olmadığı ve süreci ağırdan aldığı” yönündeki eleştirilerin hatırlatılması üzerine Kurtulmuş, “Sürece ilişkin bir teklifi, açık söyleyeyim, 467 oyla kabul etmiş olan bir parlamento, Türkiye siyasetinin merkezi, Türkiye siyasetinin kalbi bu konuyu asla ağırdan almayacağını da deklare etmiş demektir” diye konuştu.

‘Her şey tıkır tıkır işliyor’

Büyük bir kamuoyu desteği bulunan süreçten hoşlanmayan, bu işin olmaması için seferber olanların süreci akamete uğratmak istediğini dile getiren Kurtulmuş, “Siyaseti itibarsızlaştırmak için ‘Kararsızlar, işi zamana yayıyorlar’ şeklindeki eleştirilerin tamamının art niyetli olduğunu düşünüyorum. Açıkçası her şey tıkır tıkır kendi süreci içerisinde işliyor. İnşallah örgüt bir an evvel silahları bıraktığını gösterir, bu tespit ve teyit edilir ve artık silahın olmadığı, sözün olduğu ve insanların birlikte barış içinde yaşadığı bir süreci başlatırız” dedi.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, “Herkesin ayrılıkçı bir dil kullanmaktan vazgeçmesi, bazı çevrelerin de ayrımcı bir dil kullanmaktan vazgeçmesi lazım. Yeni dönem, hiç şüphesiz yeni bir dili gerektiriyor, yeni bir anlayışı gerektiriyor. Buna uygun hareket edilmesi, herkesin menfaatinedir.” görüşünü paylaştı.

Terör meselesinin en kısa süre içerisinde geride kalacağını belirten Kurtulmuş, sürece çomak sokmaya çalışanların kaybedeceğini, “Terörsüz Türkiye” konusunda asla taviz verilmeyeceğini vurguladı.

‘Bu kadar yüksek oyla kabul edilen başka metin yoktur’

Irak’ta Haşdi Şabi çatısı altındaki Şii milisleri de kapsayacak şekilde devlet dışı grupların tamamının silahsızlandırılması ve Sincar’da bulunan PKK’lilerin silahlarını bırakarak bölgeyi boşaltmasıyla ilgili sürece dair de soruları yanıtlayan Kurtulmuş,  “Irak’taki silahlı grupların hızlı bir şekilde devlete entegrasyonu temin edildiği takdirde ‘terörsüz bölgenin’ de gerçekleşeceğini” ifade etti.

Kurtulmuş ayrıca, “Bu işten rahatsız olan başta İsrail olmak üzere birtakım provokatif unsurların varlığını biliyoruz. Herkes çok dikkatli olsun. Söz kolaydır, sözü herkes söyler, söylenen sözün eylem olarak bir karşılığı yoksa bir önemi yok. Mühim olan sahada bunların gerçekleştirilmesi, yürürlüğe geçmesi ve barış ve kardeşlik üzerine kurulu yeni bir dönemin tesis edilmesidir” diye ekledi.

‘Yeni anayasanın tam zamanı’

Türkiye’nin sivil, çağdaş, kapsayıcı, kuşatıcı, demokratik yeni bir anayasaya ihtiyacının olduğunu belirten Kurtulmuş, “Bu Meclisin bunu yapma gücüne, kudretine sahip olduğu kanaatindeyim. Bazılarının konuştuğu ‘kurucu Meclis’ gibi tartışmaları tamamıyla antidemokratik bulurum. Bu Meclis, yeni anayasayı yapabilir. Ayrıca tam da zamanıdır. ‘Başka bir mevsime bırakalım’ görüşünü de doğru bulmam” diye konuştu.

“Erken seçim” tartışmaları hakkındaki soruya ise Kurtulmuş, “Eğer TBMM’de 360’tan fazla milletvekili seçimi yenilemek isterse ve hangi tarihte yenilemek isterse o yenileme süreci başlamış olur” yanıtını verdi.

Bu konuda bir hazırlık olmadığını ifade eden Kurtulmuş, “Seçimin yenilenmesi meselesi, siyasi iklim meselesidir. Şu anda Türkiye’nin gündeminde etkin, hakim olan siyasi gündem, seçimin yenilenmesi değildir” değerlendirmesinde bulundu.

Kurtulmuş, yeni anayasa çalışmaları konusunda üzerine düşen sorumluluğu yerine getireceğini vurgulayarak, bu dönem bu çalışmaların yapılabileceğini aktardı.

‘Cumhurbaşkanlığı sistemini millet fiilen onayladı’

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin halk tarafından kabul gördüğünü savunan Kurtulmuş şöyle devam etti:

“Halk tarafından da kabul gördüğü kanaatindeyim çünkü kaç kere seçime gidildi, anayasa dahil. O anayasanın gerektirdiği cumhurbaşkanlığı seçimleri dahil Türkiye üç kere seçime, yani bir referandum iki genel seçime gitti. Dolayısıyla bu sistemi fiilen millet onaylamış oldu ama daha evvel de Cumhurbaşkanlığı bünyesinde çalışmalar yapıldı, diğer siyasi partilerin teklifleri mutlaka olacaktır, aksayan, eksik yönleri, revize edilmesi gereken yönleri tabii ki gündeme getirilebilir. Ayrıca bir anayasa yapmaktan bahsediyorsak, hele hele anayasada belli köklü değişikliklerden bahsediyorsak bunun yolu masaya herkesin getirdiği fikirlerde uzlaşmaktır. Bunun için de partiler kendileri açısından kırmızı çizgileri ortaya koyarlar, eğer o kırmızı çizgilerin olmadığı alanlarda bir uzlaşı çıkarsa, ortaya bir mutabakat metni de çıkar diye düşünüyorum. Zor ama dediğim gibi daha zor olanı başarmış bir Meclis’te konuşuyoruz.”

‘Derdimiz bu çalışmaların daha verimli olması’

Kurtulmuş, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, Seçim Kanunu ve Siyasi Partiler Kanunu’nun değiştirilmesi gerektiğine yönelik açıklamalarını, şu ifadelerle değerlendirdi:

“Bu teklifi, doğru ve yerinde bir teklif olarak telakki ediyorum. Siyasi hayatım boyunca şuna inanmış birisiyim. Bir ülkenin demokratik topografyasını dört yasal metin ortaya koyar: anayasası, siyasi partiler yasası, seçim yasası ve Meclis İçtüzüğü. Bu dört metnin demokratik bir revizyona ihtiyaç duyduğu kanaatindeyim. Dolayısıyla bu Seçim Yasası ve Siyasi Partiler Yasasının değiştirilmesi teklifini son derece olumlu ve yerinde buluyorum.”

Meclis İçtüzüğünün de değiştirilmesi gerektiğini ifade eden Kurtulmuş, “Şunu rahatlıkla söyleyebilirim, dünyanın en uzun çalışan, en ciddi çalışan, en kesintisiz çalışan parlamentolarından birisi TBMM ama verimlilik açısından TBMM nasıl diye sorarsanız, o konuda aynı şeyi söyleyemiyoruz maalesef. Derdimiz bu çalışmaların daha verimli halde olmasını temin etmektir. Yoksa A partisinin ya da B partisinin sözünün kesilmesi, kısılması değildir” diye konuştu.

Mekke Anlaşması henüz fikir aşamasında

Mekke Savunma Anlaşması’nın, Husilerin saldırıları üzerine kurulduğu fikrinin çok yanlış olduğunu anlatan Kurtulmuş, şöyle devam etti:

“Bölge ülkeleri açık bir tehditle karşı karşıya. Dolayısıyla Mekke Savunma Anlaşması aslında bölge ülkelerini şimdiye kadar korunamadıkları saldırılardan koruyabilmek için gündeme gelmiş olan bir anlaşma. Henüz fikir safhasında. Evet, anlaşma imzalandı, ortaya bir sonuç çıktı, genel sekreteri atandı, çok taze bir gelişme. Ümit ediyorum ki bu anlaşma genişleyerek devam etsin. Diğer bölge ülkelerinin de içinde olduğu, hatta ve hatta geniş İslam coğrafyasından ülkelerin de katkı sunduğu bir ortak şemsiye haline dönsün. Böyle baktığınız zaman zaten Mekke Savunma Anlaşması ilk andan itibaren söylenildiği gibi herhangi bir savunma paktına alternatif değildir, herhangi bir devlete de karşı yapılmış bir anlaşma değildir.”

Kurtulmuş ayrıca, Mekke Savunma Anlaşması’nın TBMM’nin de gündemine geleceğini aktardı.