Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik Şam güçlerinin saldırılarını protesto etmek amacıyla Türkiye’nin birçok kentinde düzenlenen eylemlere polis sert müdahalede bulundu. Yüzlerce kişi gözaltına alındı, onlarca kişi tutuklandı. Gözaltına alınanların şiddet ve kötü muameleye maruz kaldığı iddiaları kamuoyunda tepkilere yol açtı.
Suriye’de Kürtlerin saldırılara maruz kaldığı 6 Ocak’tan bu yana birçok kentte düzenlenen protestolar, polisin sert müdahalelerine sahne oldu. Gözaltına alınanların şiddet ve kötü muameleye maruz kalması, siyasetçiler ile insan hakları ve hukuk örgütlerinin tepkisini çekti.
Türkiye’de, Kürt meselesinin çözümüne ilişkin başlayan süreçle birlikte bir dönem azalan gözaltında kötü muamele pratiklerinin yeniden arttığı belirtiliyor.
Çocuk, kadın, yaşlı ayrımı gözetilmeksizin uygulanan şiddetin kolluk güçleri eliyle gerçekleştiği iddia ediliyor. Şiddetin gerekçesi olarak ise Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırılara karşı yapılan protestolar gösteriliyor.
Suriye Geçiş Hükümeti’ne bağlı silahlı güçler, 6 Ocak’ta Halep’e bağlı ve çoğunlukla Kürtlerin yaşadığı Eşrefiye ve Şeyh Maksut mahallelerine saldırdı.
Halep’in doğusundaki Tel Hafir ve Meskene ile devam eden saldırılar, Haseke ve Kobani’ye kadar yayıldı.
Saldırılar sırasında Şam güçlerinin hak ihlalleri iddiaları Kürt kamuoyunda büyük tepkiye neden oldu.
Irak Federe Kürdistan Bölgesi’nin yanı sıra Türkiye’nin birçok kentinde binlerce kişi demokratik tepkilerini göstermek için sokağa çıktı. Protestolara polis sert müdahalede bulundu, gözaltılar ve tutuklamalar yaşandı.
Protestolara yönelik müdahalelerde 500’ü aşkın kişi gözaltına alındı. Aralarında çocukların da bulunduğu 60’tan fazla kişi tutuklandı. Gözaltına alınanların önemli bir bölümünün, açık alanlarda ya da gözaltı merkezlerinde şiddet ve kötü muameleye maruz kaldığı öne sürüldü.
Kamuoyunun gündemine oturan vakalardan biri Mardin’in Nusaybin ilçesinde yaşandı.
20 Ocak’taki protesto yürüyüşü sırasında sınırı geçerek Kamışlo’ya giden bir grup gencin ardından, Nusaybin–Kamışlo sınır kapısındaki Türk bayrağının indirilmesi olayı yaşandı.
Olayın ardından gözaltına alınanlar arasında bulunan Diyar Koç’un polisler tarafından ağır şekilde darp edildiği ve bu anların kayda alındığı ortaya çıktı.
Yüksekten düştüğü iddia edilen Koç’un, işkence sonucu beyin kanaması geçirdiği, omurgasında ve vücudunun farklı bölgelerinde kırıklar oluştuğu belirtildi.
Tedavisi tamamlanmadan adliyeye sevk edilen Koç, tutuklanarak cezaevine konuldu.
Özgürlük İçin Hukukçular Derneği, Koç’u taburcu eden doktorlar ile yargı makamlarının olası ağır sonuçlardan hukuken sorumlu olacağını açıkladı.
23 Ocak’ta Mardin’in Kızıltepe ilçesinde 13 yaşındaki F.M.’nin bir polis memuru tarafından havaya kaldırılarak yere atıldığı görüntülere yansıdı.
Karakolda da darp edilen çocuk, serbest bırakıldıktan sonra polislerden şikâyetçi oldu.
Bitlis’te gözaltına alınan bir genç, polis aracında darp edildi.
Batman’da gözaltına alınan M.E.T.’nin başına poşet geçirilerek boğulmaya çalışıldığı, bayılmasının ardından işkencenin devam ettiği iddia edildi.
DEM Parti Batman Milletvekili Zeynep Oduncu Kutevi, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada İçişleri ve Adalet Bakanlıklarına seslenerek, “90’ların karanlığını yeniden devreye sokmak isteyenler bu cüreti kimden alıyor?” ifadelerini kullandı.
Şanlıurfa’nın Suruç ilçesindeki yürüyüşe yapılan müdahalede Sevgi Talay ve eşi Serhat Talay gözaltına alındı.
Çiftin 2,5 aylık bebeği, gözaltı süresince annesi tarafından emzirilebilmesi için emniyete götürüldü.
Protestolara yönelik müdahalelerde gazeteciler de hedef oldu.
Şırnak Cizre’de gözaltına alınan Ajansa Welat muhabiri Nedim Oruç tutuklandı.
Nusaybin’de gözaltına alınan 6 gazeteci ise serbest bırakıldı.
İstanbul’da gözaltına alınan Fransız gazeteci Raphaël Boukandour, Geri Gönderme Merkezi’ne sevk edildi.
Ayrıca muhalif haber siteleri ve gazetecilerin sosyal medya hesaplarına erişim engelleri getirildi.
İçişleri Bakanlığı verilerine göre 20 Ocak itibarıyla 356 kişi gözaltına alındı, 35 kişi tutuklandı, 45 kişi adli kontrolle serbest bırakıldı.
DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan ise en az 417 kişinin gözaltına alındığını, 60’tan fazla kişinin tutuklandığını ve 100’den fazla kişinin hâlen gözaltında olduğunu açıkladı.
Ayşegül Doğan, yaptığı açıklamada İçişleri Bakanlığı’na seslenerek gözaltılar, tutuklamalar, işkence ve kötü muamelenin suç olduğunu vurguladı.
Protestolara yönelik yasak ve müdahalelerin öfkeyi artıracağını belirten Ayşegül Doğan, sansür, kötü muamele ve işkencenin kabul edilemeyeceğini ifade etti.




