• Ana Sayfa
  • Manşet
  • Kuzeydoğu Suriye’de 21 parti ve örgütten ‘Halk Meclisi’ tepkisi: ‘Halkların iradesini yansıtmıyor’

Kuzeydoğu Suriye’de 21 parti ve örgütten ‘Halk Meclisi’ tepkisi: ‘Halkların iradesini yansıtmıyor’

Kuzeydoğu Suriye’de faaliyet yürüten 21 siyasi parti ve örgüt, Geçici Şam Yönetimi’nin “Halk Meclisi” üyelerini belirleme yöntemine tepki gösterdi. Yapılan ortak açıklamada, üyelerin atanması ve sandalye dağılımı mekanizmasının Kürt halkı ile bölgedeki diğer bileşenlerin iradesini yansıtmadığı belirtildi.

Kuzeydoğu Suriye’de 21 parti ve örgütten ‘Halk Meclisi’ tepkisi: ‘Halkların iradesini yansıtmıyor’
Kuzeydoğu Suriye’de 21 parti ve örgütten ‘Halk Meclisi’ tepkisi: ‘Halkların iradesini yansıtmıyor’
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 25 Mayıs 2026 20:03

Kuzeydoğu Suriye’de faaliyet gösteren 21 siyasi parti ve örgüt, Geçici Şam Yönetimi’nin “Halk Meclisi” olarak adlandırdığı parlamentonun oluşturulma sürecine ilişkin ortak açıklama yayımladı.

Açıklamada, meclis üyelerinin atanma biçimi ve sandalye dağılımı eleştirilirken, sürecin demokratik temsili sağlamadığı ifade edildi.

Ortak açıklama, Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi Dış İlişkiler Dairesi binası önünde kamuoyuyla paylaşıldı.

Parti ve örgütler, daha önce de söz konusu sürece katılmayacaklarını açıkladıklarını hatırlatarak, mevcut yöntemin halkların iradesini yansıtmadığını belirtti.

“Atama mekanizması halkın iradesini yansıtmıyor”

Açıklamada, Geçici Şam Yönetimi tarafından oluşturulan Suriye Halk Meclisi’nin tamamlanma sürecinin dikkatle takip edildiği belirtilerek, üyelerin atanması, sandalye dağılımı ve özellikle Rojava’daki Kürt halkına ayrılan kontenjanların belirlenme biçimine itiraz edildi.

21 parti ve örgüt adına yapılan açıklamada, “Daha önce de tutumumuzu açık bir şekilde ortaya koyarak bu sürece katılmayacağımızı belirtmiştik. Çünkü kullanılan mekanizmaların Kürt halkının ve bölgedeki diğer bileşenlerin iradesini yansıtmadığına, ayrıca gerçek anlamda demokratik bir siyasi sürecin temelini oluşturmadığına inanıyoruz” denildi.

Açıklamada, ilan edilen sonuçlar ve uygulanan atama sistemi karşısında belirlenen isimlerin yalnızca kendilerini temsil ettiğinin altı çizilerek, bu yöntemin demokratik meşruiyetten uzak olduğu ifade edildi.

Suriye’de farklı ulusal, etnik ve dini kimliklerin yanı sıra kadınların adil biçimde temsil edildiği demokratik bir sistem uğruna büyük bedeller ödendiği vurgulanan açıklamada, Kürtlerin de uzun yıllar dışlama ve inkâr politikalarına maruz kaldığı ifade edildi.

Kürt halkının hem Suriye’de, hem de Rojava’da ağır bedeller verdiği belirtilen açıklamada, buna rağmen bugün izlenen yöntemin yeniden dışlayıcı ve marjinalleştirici bir yaklaşımı ortaya koyduğu kaydedildi.

Parti ve örgütler, belirli isimlerin seçmeci bir yöntemle atanmasının demokrasi, adalet ve gerçek bir ulusal ortaklık anlayışıyla bağdaşmadığını belirterek, bunun merkeziyetçi yönetim anlayışının yeniden üretimi anlamına geldiğini belirtti.

Açıklamada, olağanüstü yasa ve talimatlarla yönetim anlayışının sürdüğü ifade edilerek, bu kez siyasi sürece meşruiyet görüntüsü kazandırmak amacıyla yeni mekanizmaların kullanıldığı belirtildi.

Özellikle bazı bölgelerin temsil biçimine ilişkin eleştirilerin de yer aldığı açıklamada, “Xemer Araplarından” bazı kişilerin seçim komitelerine atanması ve Serêkaniyê bölgesini temsil etmek üzere yapılan görevlendirmelerin demografik değişim politikalarının devamı niteliğinde olduğu ifade edildi.

“Gerçek bir Suriye ulusal kongresi düzenlenmeli”

21 parti ve örgüt, demokratik ve modern bir Suriye’nin ancak tüm toplumsal bileşenlerin karşılıklı tanınmasına dayalı kapsayıcı bir siyasi süreçle inşa edilebileceğini belirtti.

Bu kapsamda, tüm Suriye halklarının gerçek temsilcilerinin katılımıyla bir “Suriye ulusal kongresi” düzenlenmesi çağrısında bulunulan açıklamada, geçiş sürecine ilişkin bir yol haritasının hazırlanması ve özgür, adil, şeffaf seçimler için hazırlık yapılması gerektiği ifade edildi.

Açıklamada ayrıca mevcut koşullarda anayasa hazırlık komitesinin oluşturulmasının da öncelikli başlıklar arasında yer aldığı belirtilerek, demokratik, çoğulcu ve adem-i merkeziyetçi bir Suriye’nin inşası için kapsamlı siyasal dönüşüm çağrısı yapıldı.