• Ana Sayfa
  • Manşet
  • Libya Temsilciler Meclisi Türkiye ile imzalanan deniz yetki muhtırasını onayladı

Libya Temsilciler Meclisi Türkiye ile imzalanan deniz yetki muhtırasını onayladı

Libya Parlamentosu, Türkiye ile deniz yetki alanlarının sınırlarını belirleyen anlaşmaya onay verdi.

Libya Temsilciler Meclisi Türkiye ile imzalanan deniz yetki muhtırasını onayladı
Libya Temsilciler Meclisi Türkiye ile imzalanan deniz yetki muhtırasını onayladı
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 20 Ekim 2026 21:43
  • Güncellenme: 20 Ekim 2026 22:24

Libya Temsilciler Meclisi, 2019’da Libya ve Türkiye arasında imzalanan deniz yetki alanlarının belirlenmesine ilişkin mutabakat muhtırasını onayladı.

Libya Temsilciler Meclisinden yapılan açıklamada, Meclisin Bingazi’de toplandığı belirtildi.

Temsilciler Meclisinin Ulusal Mutabakat Hükümeti ile Türkiye arasında Akdeniz’deki deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin 2019’da imzalanan Mutabakat Muhtırasını oy birliğiyle onayladığı kaydedilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“Temsilciler Meclisi ayrıca, Ulusal Mutabakat Hükümeti ile Türk hükümeti arasında imzalanan iki mutabakat zaptının onaylanmasının reddine ilişkin 2020 tarihli (1) sayılı Temsilciler Meclisi Kararını oy birliğiyle iptal etti.”

Anlaşma neyi kapsıyor

Mutabakat muhtırası 27 Kasım 2019 tarihinde, İstanbul’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile dönemin Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti Başkanı Fayiz es-Serrac arasında imzalanmıştı. TBMM’nin onayının ardından muhtıra Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Söz konusu anlaşmayla iki ülke arasında 18,6 millik bir sınır çizgisiyle kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge (MEB) sınırları belirlenirken düzenleme, Türkiye’nin 2011’de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ile yaptığı kıta sahanlığı anlaşmasından sonra bölgedeki ikinci deniz yetki sınırlandırması oldu.

Yaklaşık 7 yıldır beklenen karar, Doğu Akdeniz’deki dengeler açısından büyük önem taşıyor.

MİT Başkanı Kalın, Libya Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Dibeybe ile görüştü

Öte yandan Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın, Libya Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdulhamid Dibeybe ile bir araya geldi.

Güvenlik kaynaklarından edinilen bilgiye göre Kalın, Dibeybe ile Libya’nın başkenti Trablus’ta görüştü.

Dibeybe ve Kalın, Libya’daki barış ortamının devamı ile Libya’nın doğusundaki ve batısındaki yönetimlerin ve askeri güçlerin tek bir otorite altında birleşmesine dair hususları ele aldı.

Libya’nın tüm bölgeleri arasında nihai birliğin sağlanması ve askeri-siyasi sürecin kalıcı uzlaşıya kavuşturulmasına yönelik çabaların ele alındığı görüşmede, Libya’nın toprak bütünlüğünün korunması konusundaki kararlılığın altı çizildi. Ayrıca görüşmede, Türkiye’nin Libya ile işbirliğini her seviyede güçlendirme iradesine değinildi.

Yapılan görüşmede MİT Başkanı Kalın, Libya’nın doğu ve batı bölgelerinin birleştirilmesi sürecinde Türkiye’nin her türlü desteği sağlamaya hazır olduğunu, bu noktada tüm tarafların Libya’nın geleceğini önceleyen bir yaklaşım ile Libya’nın bütünlüğüne katkı vermesi gerektiğini vurguladı.

Libya Başbakanı Dibeybe ise Türkiye’nin Libya’nın güvenliği için ortaya koyduğu çabalardan ötürü müteşekkir olduğunu, sonraki dönemde de Türkiye ile birlikte Libya’nın toprak bütünlüğü için ortak hareket etmeye hazır olduğunu dile getirdi.

MİT Başkanı Kalın, Türkiye ile 2019’da imzalanan deniz yetki alanları anlaşmasının Libya Temsilciler Meclisi tarafından onaylanmasına ilişkin olarak Dibeybe’ye, yeni seçilen Temsilciler Meclisi Başkanı Salihin Abdunnebi ve Libya Ulusal Ordusu Genel Komutan Yardımcısı Saddam Hafter’e teşekkürlerini iletti.

Saddam Hafter deniz yetki muhtırasının onaylamasından memnun

Libya’nın doğusundaki Libya Ulusal Ordusu Genel Komutan Yardımcısı Saddam Hafter, Temsilciler Meclisinin, 2019’da Libya ve Türkiye arasında imzalanan deniz yetki alanlarının belirlenmesine ilişkin mutabakat muhtırasını onaylamasını memnuniyetle karşıladı.

Sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Libya’nın doğusundaki güçlerin pozisyonunun ülkenin çıkarlarını gözetmek, egemenliğini ve toprak bütünlüğünü korumak olduğunu dile getiren Hafter, bu ilkelerin tüm ülkelerle ilişkilerdeki temel vizyonlarını oluşturduğunu ifade etti.

Hafter, muhtırayı, Libya’nın Akdeniz’deki haklarını ve ekonomik çıkarlarını koruyacak ve etkili bölgesel güç olan Türkiye ile ortak çıkarlar oluşturmaya katkıda bulunacak araçlardan biri olarak gördüklerini kaydetti.

Hafter, muhtıranın, ikili ilişkilerin geliştirilmesi, işbirliği, yatırımlar ve uzun vadeli ortaklıkların güçlendirilmesi ve bölgesel meselelerde anlaşma imkanlarının desteklenmesi için daha geniş ufuklar açtığını aktardı.

“Türkiye ile ilişkilerimizin geliştirilmesi, bölge ve Akdeniz ülkeleriyle işbirliğine yönelik daha geniş bir vizyonun parçasıdır.” ifadesini kullanan Hafter, eşitlik, karşılıklı saygı ve iyi komşuluk temelinde, ortak çıkarları paylaştıkları ülkelerle işbirliğinin devam edeceğini belirtti.

Hafter, Libya’nın birliği, egemenliği ve bağımsızlığı için çalışacaklarını, kaynaklarını korumaya ve ulusal çıkarlarına hizmet edecek şekilde ilişkilerini ve ortaklıklarını genişleteceklerini vurguladı.

Yunanistan ve Mısır karşı çıkıyor

Yunanistan, söz konusu anlaşmanın kendi münhasır ekonomik bölgesini ihlal ettiğini ileri sürerken Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgo Yerapetritis, onay sürecini engellemek ya da ertelemek amacıyla bu ay Bingazi’ye giderek Hafter ile görüşme sağlamıştı.

Mısır, anlaşmayı tanımayacağını açıklamış ve 2020 yılında Yunanistan ile kendi deniz yetki anlaşmasını imzalamıştı. Avrupa Birliği ise muhtıranın üçüncü ülkelerin egemenlik haklarını ihlal ettiğini ve bu ülkeler için hukuki sonuç doğurmadığını ileri sürüyor.

Ursula von der Leyen: ‘Üzüntüyle karşılıyoruz’

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de yazılı açıklama yaptı.

Von der Leyen, X hesabından yaptığı paylaşımda, şunları kaydetti:

“Libya Parlamentosu tarafından bugün Akdeniz’de deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin sözde Libya-Türkiye Mutabakat Muhtırası’nın onaylanmasını derin bir üzüntüyle karşılıyoruz. Avrupa Birliği’nin (AB) bu konudaki tutumunun 2019 yılında Avrupa Konseyi tarafından açıkça belirtildiğini ve halen değişmediğini hatırlatırız.

Bu anlaşma, üçüncü devletlerin egemenlik haklarını ihlal ediyor, Deniz Hukuku’na aykırıdır ve geçersizdir. Yunanistan ve Kıbrıs ile dayanışmamızı yeniden teyit ediyoruz. Libya’ya yönelik her türlü dış müdahaleye karşı AB’nin bilinen tutumunu bir kez daha vurguluyoruz.”

Yunanistan:  ‘Coğrafya ve uluslararası deniz hukuku, tek taraflı kararlarla değişmez’

Yunanistan Dışişleri Bakanlığı, Libya Temsilciler Meclisi’nin Türkiye ile 2019’da imzalanan deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin mutabakatı onaylama kararına karşı çıktı. Açıklamada, mutabakatın uluslararası deniz hukukuna aykırı olduğu belirtilerek, Libya’ya Doğu Akdeniz’deki “istikrarı baltalayan adımlardan kaçınma” çağrısı yapıldı.
Açıklamada şu ifadeler yer aldı: “Yunanistan, Libya Temsilciler Meclisinin 2019 tarihli, deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin sözde Türk-Libya mutabakat muhtırasını onaylama kararını reddetmektedir. Bu karar, uluslararası deniz hukuku ile çelişen ve bölge devletlerinin egemenlik haklarını ihlal eden mutabakat muhtırasının hukuka aykırı, geçersiz ve hükümsüz niteliğini değiştirmemektedir. Coğrafya ve uluslararası deniz hukuku, tek taraflı ve hukuki dayanaktan yoksun parlamento kararlarıyla değişmez. Türkiye ve Libya’nın, deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına yönelik girişime hukuki temel oluşturabilecek karşılıklı veya bitişik kıyıları bulunmamaktadır. Ayrıca söz konusu mutabakat muhtırası, UNCLOS ve uluslararası örf ve âdet hukuku uyarınca Yunan adalarının deniz yetki alanlarına ilişkin haklarını da göz ardı etmektedir.
Yunanistan, uluslararası deniz hukukuna uygun olarak Mısır ve İtalya ile deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin anlaşmalar imzalamış ve uluslararası hukuka ve komşu devletlerin egemenlik haklarına saygısını ortaya koymuştur. Libya tarafını, uluslararası hukuka aykırı olan ve Doğu Akdeniz’deki istikrarı baltalayan her türlü eylemden kaçınmaya çağırıyoruz. Yunanistan, ortaklarını ve müttefiklerini hâlihazırda bilgilendirmiş olup egemenlik haklarının korunmasını sağlamak amacıyla gerekli tüm adımları atacaktır.