Macaristan’da 12 Nisan seçimlerinde Viktor Orbán’ın 16 yıllık iktidarını sona erdiren Péter Magyar, yeni dönemin önceliklerini açıklamaya başladı. Seçilmiş başbakana göre hükümet mayıs ortasında yemin ederek göreve başlayabilir. Ancak Magyar’ın önündeki takvim yalnızca kabine kurmakla sınırlı değil. Ağustos sonuna kadar serbest bırakılmazsa kaybedilme riski bulunan milyarlarca euroluk AB fonu, yeni hükümetin en acil dosyaları arasında yer alıyor.
Magyar, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile görüştüğünü ve hükümet kurulmadan önce gayriresmî istişarelere başlanması konusunda anlaştıklarını söyledi. Yeni yönetimin hızla adım atmayı planladığı alanlar arasında yolsuzlukla mücadele, Avrupa Kamu Başsavcılığı Ofisi’ne katılım, yargı bağımsızlığının güçlendirilmesi ile medya ve akademik özgürlüklerin yeniden tesisi bulunuyor.
After a year and a half, I am back in the “public” television studio. We have just witnessed the last days of a propaganda machine.
After the formation of the TISZA government, we will suspend the news services of the “public” media until its public service character is restored. pic.twitter.com/KW6UQsKzJP— Magyar Péter (Ne féljetek) (@magyarpeterMP) April 15, 2026
Cumhurbaşkanına istifa baskısı
Péter Magyar, Fidesz destekli Cumhurbaşkanı Tamás Sulyok’a da açık biçimde yüklendi. Sulyok’un kendisine hükümeti kurma görevini vereceğini söylemesine rağmen, Magyar cumhurbaşkanından istifa etmesini istedi. Seçilmiş başbakan, Macar halkının “rejim değişikliği” için oy verdiğini savundu ve Sulyok görevde kalırsa parlamentodaki büyük çoğunluğu kullanarak anayasa ve ilgili yasaları değiştirebileceğini söyledi.
Bu çıkış, Orbán sonrası dönemin yalnızca hükümet değişikliğiyle sınırlı kalmayacağını gösteriyor. Magyar, Orbán döneminde atanan isimleri “kuklalar” diye nitelendiriyor ve devletin kilit kurumlarında da değişim hedefliyor.
Medya ve reformlar ilk sınav olacak
Magyar’ın hedefinde devlet medyası da var. Kamu yayıncılarını yıllardır Orbán’ın gündemine hizmet etmekle suçlayan seçilmiş başbakan, devlet medyasının haber yayınlarını kamu hizmeti niteliği yeniden kurulana kadar askıya alacaklarını söyledi. Yeni medya yasası ve yeni medya otoritesi de planlanan adımlar arasında.
Reuters’ın haberine göre Tisza Partisi’nin parlamentoda elde ettiği üçte iki çoğunluk, Magyar’a güçlü bir hareket alanı sağlıyor. Yine de Orbán’a sadık isimlerin kamu kurumlarında görevlerini sürdürmesi, reform sürecinin kolay olmayacağını gösteriyor. Bu nedenle asıl soru, Magyar’ın seçim zaferini ne kadar hızlı ve kalıcı bir kurumsal dönüşüme çevirebileceği olacak.




