Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un dünyanın ikinci büyük ekonomisine gerçekleştirdiği dördüncü devlet ziyaretine geniş bir iş dünyası heyeti eşlik etti.
Macron’un ziyareti, Çin-Fransa diplomatik ilişkilerinin kurulmasının 60’ıncı yıl dönümü dolayısıyla geçen yıl Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in Fransa’ya yaptığı ziyaretin iadesi olarak görülüyor.
Çin-Fransa ilişkilerini geliştirmek üzere görüşmeler yapması beklenen Şi ile Macron’un, uluslararası ve bölgesel kriz konularını da ele alması bekleniyor.
Çin Devlet Başkanı ile bir araya geldi
Çin’e düzenlediği resmi ziyareti kapsamında Macron, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile Pekin’de bir araya geldi.
Bu görüşme, Avrupa Birliği’nin (AB) Ukrayna’daki savaşı sona erdirmek için Çin’in desteğini istediği ve Pekin’in de ABD tarifelerinin gölgesinde diplomatik kazanımlar sağlamaya çalıştığı bir dönemde yapıldı. Macron, Şi’yi jeopolitik, ticaret ve çevre konularında iş birliğini artırmaya çağırdı.
Şi’den ‘dostane ve verimli görüşme’ vurgusu
Görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenleyen Şi Jinping, Macron’un yeniden Çin’i ziyaret etmesini memnuniyetle karşıladıklarını belirtti. İki lider arasında gerçekleşen görüşmenin “dostane, samimi ve verimli” geçtiğini vurgulayan Şi, “Çin ve Fransa’nın bağımsız ve egemen büyük devletler olarak, çok taraflılığa bağlı kalma, eşitlik içinde diyalog yürütme ve dışa açılım ile iş birliğini sürdürme konusunda mutabık kaldığını” söyledi.
Çin ile Fransa arasındaki kapsamlı stratejik ortaklık
“Bu girişimlerin Çin ile Fransa arasındaki kapsamlı stratejik ortaklığın hem değerini hem de küresel etkisini net biçimde ortaya koyduğunu” belirten Şi, iki ülkenin, eşitliğe ve istikrara dayalı çok kutuplu bir uluslararası düzenin yanı sıra kapsayıcı ve herkes için fayda sağlayan bir ekonomik küreselleşme anlayışında birleştiğini vurguladı.
Öte yandan Şi, Gazze’deki insani krizin hafifletilmesi ve bölgenin toparlanması ve yeniden inşasının desteklenmesi için Çin’in Filistin’e 100 milyon dolar yardım sağlayacağını belirtti.

Macron: Çin ve Fransa arasındaki diyalog, şimdi her zamankinden daha fazla önem taşıyor
Macron ise “Çin ve Fransa arasındaki diyalog, şimdi her zamankinden daha fazla hayati önem taşıyor. Coğrafi istikrar, ekonomik yeniden dengeleme ve çevresel sürdürülebilirlikten oluşan pozitif bir üçlü ajanda öneriyorum” ifadelerini kullandı. Ukrayna’daki savaşa atıfta bulunan Macron, “Dünya barışı ve istikrarı için birlikte çalışmaya devam etmeliyiz. Birlikte çalışma kapasitemiz belirleyici” dedi.
Macron, Çin ile yürütülen üst düzey temasların her zaman karşılıklı güven ve saygı temelinde ilerlediğini vurgulayarak, Fransa’nın tek Çin politikasına bağlılığını bir kez daha teyit etti. Fransa’nın Çin ile kapsamlı stratejik ortaklığı derinleştirme konusunda kararlı olduğunu söyleyen Macron, Çin ekonomisinin güçlü büyümesini ve dışa açılım adımlarını memnuniyetle karşıladıklarını dile getirdi.
Macron’dan iş birliği mesajı
Karşılıklı yatırımların artırılması, yenilenebilir enerji ile ekonomi ve ticaret alanlarında iş birliğinin genişletilmesi gerektiğini ifade eden Macron, Çinli şirketlerin Fransa’da yatırım yapmasını desteklediklerini, bunun için adil, şeffaf ve ayrımcılıktan uzak bir iş ortamı sağlamaya devam edeceklerini belirtti.
Macron ayrıca, küresel yönetişimin reforme edilmesi, iklim değişikliğiyle mücadele, biyolojik çeşitliliğin korunması ve yapay zeka yönetişimi gibi küresel konularda Çin ile yakın iş birliğini sürdürmek istediklerini söyledi.
Dört alanda derinleşen ortaklık
Görüşmelerin ardından Şi Jinping ve Macron, iş birliğini dört temel alanda derinleştirme kararı aldı. Buna göre iki ülke, değişen uluslararası koşullara rağmen karşılıklı siyasi güveni güçlendirmeyi ve temel çıkarlar ile kritik konularda birbirlerine destek sağlamayı sürdürecek.
Ekonomik alanda ise havacılık, uzay ve nükleer enerji gibi mevcut işbirliği alanları pekiştirilecek; yeşil ekonomi, dijital ekonomi, biyoteknoloji, yapay zeka ve yaşlanan nüfusa yönelik ekonomi gibi yeni sektörlerde ortaklıklar genişletilecek. Kültür, eğitim ve bilim-teknoloji alanlarında temaslar artırılacak, pandaların korunmasına yönelik yeni bir ortaklık başlatılacak.
Ayrıca Birleşmiş Milletler (BM) merkezli uluslararası sistemin korunması, çok taraflı ticaret düzeninin sürdürülmesi ve küresel yönetişim reformlarına katkı sağlanması konusunda mutabakata varılırken, iki ülke arasında stratejik iletişimin güçlendirilmesi de kararlaştırıldı.

Çin ziyaretinin önemi
Macron, hem dış politika profilini güçlendirmeyi hem de ülkesinin sanayi şirketleri için ticari anlaşmalar sağlamayı amaçlıyor.
Bu ziyaretin zorlu bir yaz döneminin ardından ve 2027 seçimleri yaklaşırken Macron’un siyasi mirasını yeniden şekillendirme çabasının parçası olarak görülüyor.
Çin-AB arasındaki ticaret gerilimi
Çin, özellikle sübvansiyonlu elektrikli araç sektörü nedeniyle AB ile yaşanan ticari gerilimi azaltmayı hedefliyor. Pekin, küresel ekonomilerin Donald Trump’ın tarifelerinin etkisiyle durgunluk riskleriyle karşı karşıya olduğu bir dönemde, kendisini güvenilir bir ticaret ortağı olarak konumlandırmak istiyor.
“Bugün her zamankinden daha fazla Çin ve Fransa arasındaki diyalog hayati önem taşıyor” diyen Macron, Büyük Halk Salonu’ndaki görüşmede üç ayaklı bir işbirliği gündemi önerdi: jeopolitik istikrar, ekonomik dengeleme ve çevresel sürdürülebilirlik.
Macron, Ukrayna savaşına atıfta bulunarak, “Barış ve istikrar için birlikte çaba göstermeye devam etmeliyiz. Birlikte çalışma kapasitemiz belirleyici” ifadesini kullandı.
Xi’den sıcak karşılama
Şi Cinping’in Cuma günü Macron’la birlikte Sichuan eyaletine gideceği açıklandı. Bu jest, Çin liderinin Pekin dışındaki ziyaretlere nadiren eşlik ettiği düşünüldüğünde özel önem taşıyor. Oksijen’de yer alan bilgilere göre analistler, iki ülke arasındaki sıcak görüntünün ardında ciddi siyasi sınırlamalar bulunduğuna dikkat çekiyor.
Pekin’in uzun süredir beklenen 500 uçaklık Airbus siparişine onay vermesi beklenmiyor. Böyle bir adımın, ABD ile yürütülen ticaret görüşmelerinde Çin’in elini zayıflatacağı düşünülüyor.
Aynı şekilde, Fransız konyak sektörünün Çin pazarlarına satış için karşılamak zorunda olduğu taban fiyatların kaldırılmasına da sıcak bakılmıyor. Çünkü ölçülü kısıtlamanın temelinde, AB’nin Çin menşeli elektrikli araçlara uyguladığı tarifelere misilleme niteliği taşıyan soruşturma süreci bulunuyor.
Pekin’in Avrupa’dan beklentisi ne?
AB’nin Çin malı elektrikli araçlara getirdiği tarifelere karşılık olarak, Çin’in AB’den domuz eti ithalatına uyguladığı vergilerin gevşetilmesi de beklenmiyor. Pekin, Brüksel’i Çin yapımı elektrikli araçlar için bir taban fiyat mekanizmasına ikna etmeye çalışıyor. Fransa, 2024 Ekim oylamasında söz konusu tarife düzenlemesini desteklemişti.Macron’un ziyaretinde Ukrayna konusunda yapılacak olası bir açılımın da Çin’in Rusya’ya yakın zamanda verdiği destek güvenceleri nedeniyle sınırlı kalması bekleniyor.
AB’nin gelecek ay Çin’e bağımlılığı azaltmaya yönelik yeni ekonomik güvenlik politikalarını açıklamaya hazırlandığı biliniyor.
Şi Cinping, görüşmede “Dış ortam nasıl değişirse değişsin, iki ülke büyük güçlere yakışan stratejik vizyon ve bağımsızlığı korumalıdır” ifadesini kullandı. Çin lideri, Ukrayna ve Gazze için barış çabalarına bağlı olduklarını belirtti.
İki lider, yaşlanma politikaları, ikili yatırım, nükleer enerji ve panda koruma programları da dahil olmak üzere 12 işbirliği anlaşması imzaladı.
Fransız iş dünyası da Çin’de
Macron’un ziyareti, Çin’i önemli bir ihracat pazarı olarak gören Fransız şirketleri açısından büyük önem taşıyor. Airbus, BNP Paribas, Schneider Electric, Alstom gibi dev şirketlerin üst düzey yöneticileri Macron’a eşlik etti. Fransız süt ve kümes hayvanı sektörlerinin temsilcileri de heyette yer aldı.
AB’nin Çin ile mal ticareti açığı 2019’dan bu yana yaklaşık %60 büyürken, Fransa’nın Çin ile ticaret açığı da artmaya devam ediyor.
Macron, görüşmede ekonomik yönetişimde yeniden dengeleme çağrısı yaparak, “Adil ve daha güçlü kurallar ortaya koymamız gerekiyor; sadece ‘güçlü olanın hayatta kaldığı’ bir sistem sürdürülebilir değil” dedi.
Tedarik zincirlerindeki risklerin azaltılması için güven ortamının şart olduğunu vurgulayan Macron, iki ülkenin küresel ekonomik istikrar için ortak sorumluluk taşıdığını ifade etti.
Çin, her yıl yaklaşık 35 milyar dolarlık Fransız malı satın alıyor. Bu ürünlerin %10’unu kozmetik oluştururken, uçak parçaları ve alkollü içecekler diğer önemli kalemler arasında yer alıyor. Fransa ise yaklaşık 45 milyar dolarlık Çin malı ithal ediyor; bunun büyük bölümünü Shein gibi platformlardan alınan düşük fiyatlı kıyafet ve aksesuarlar oluşturuyor.
AB’nin 150 euro altındaki alışverişlere tanıdığı gümrük muafiyeti bu ticareti büyütüyor. (Gazete Oksijen/AA)




