DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Sevilay Çelenk, Manisa’nın Turgutlu ilçesinde İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi önünde 15 yaşındaki bir kişinin av tüfeğiyle rastgele ateş açması sonucu 11 kişinin yaralandığı saldırıyı Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşıdı.
Çelenk, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in yanıtlaması istemiyle iki ayrı soru önergesi verdi. Önergelerde, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki okul saldırılarının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından silah sahipliği ve okul güvenliğine ilişkin açıklanan tedbirlerin hayata geçirilip geçirilmediği soruldu.
2026 yılında üçüncü okul saldırısı
Manisa’nın Turgutlu ilçesinde İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi önünde 15 yaşındaki bir kişinin av tüfeğiyle rastgele ateş açması sonucu ikisi ağır olmak üzere 11 kişi yaralandı.
Saldırı, 2026 yılı içinde yaşanan üçüncü okul saldırısı oldu. 14 ve 15 Nisan tarihlerinde, bir gün arayla Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta meydana gelen okul saldırılarında 9 öğrenci ve bir öğretmen hayatını kaybetmiş, çok sayıda kişi yaralanmıştı.
Silah sahipliğine ilişkin hangi düzenlemeler yapıldı?
Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki saldırıların ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, 20 Nisan 2026 tarihli Kabine Toplantısı sonrasında silah sahipliğine ilişkin ek yasal düzenlemeler yapılacağını açıklamıştı.
Erdoğan, silahını gereği gibi muhafaza etmeyen ve çocukların silaha erişmesine imkan tanıyan silah sahiplerine yönelik cezaların artırılacağını belirtmiş, okul güvenliğinin de iktidarın öncelikleri arasında yer alacağını ifade etmişti.
DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Sevilay Çelenk, bu açıklamaların ardından hangi somut adımların atıldığını sordu.
Çelenk, “Silah sahipliğinin sınırlandırılmasına yönelik ek yasal düzenlemeler bugüne kadar hangi somut mevzuat değişikliğine dönüştürülmüştür? Bu düzenlemeler yürürlüğe girmiş midir, girmemişse hangi aşamadadır?” sorusunu yöneltti.
Çelenk ayrıca silahların muhafazasında ihmali bulunan ve çocukların silaha erişmesine imkan veren silah sahiplerine yönelik cezai ve idari yaptırımların artırılması amacıyla bugüne kadar hangi çalışmaların yapıldığını ve hangi somut adımların atıldığını da sordu.
Çocukların bulunduğu evlerde silahların muhafazası denetleniyor mu?
Soru önergelerinde av tüfeklerinin ruhsatlandırılması ve muhafaza koşulları da gündeme getirildi.
Çelenk, av tüfeği ruhsatlandırılırken ruhsat sahibinin hanesinde 18 yaşından küçük çocuk bulunup bulunmadığının ve silahın güvenli koşullarda muhafaza edilip edilmediğinin denetlenmesine yönelik bağlayıcı bir uygulama olup olmadığını sordu.
Manisa’daki saldırıda kullanılan silahın ruhsat durumunun açıklanmasını isteyen Çelenk, silahın ruhsatlı olması halinde ruhsatın kime ait olduğunun da açıklanmasını talep etti.
Çelenk ayrıca ruhsat sahibinin silahın bakım ve gözetimine ilişkin yükümlülükleri konusunda idari soruşturma açılıp açılmadığını sordu.
Önergede, 2020-2026 yılları arasında ruhsatsız ateşli silah bulundurma veya taşıma nedeniyle kaç kişinin soruşturulduğunun açıklanması da istendi. Çelenk, bu kişilerden kaçının hanesinde reşit olmayan çocuk bulunduğuna ilişkin verilerin de paylaşılmasını talep etti.
Silah ruhsatında sağlık kriterleri nasıl değerlendiriliyor?
Çelenk, silah ruhsatı verilmesi sırasında uygulanan sağlık kriterlerine ilişkin de sorular yöneltti.
“Silah ruhsatı verilmesi sürecinde, başvuru sahibinin silah bulundurmasına veya kullanmasına engel teşkil edebilecek nörolojik, psikiyatrik ya da diğer sağlık sorunlarının bulunup bulunmadığı hangi ölçütlere göre ve nasıl değerlendirilmektedir?” diye soran Çelenk, ruhsat sahiplerinin sağlık durumlarına ilişkin denetim mekanizmasının bulunup bulunmadığını da gündeme getirdi.
Çelenk, silah ruhsatı verildikten sonra kişinin ruhsal durumunda meydana gelebilecek değişiklikleri tespit edecek ve silah bulundurmaya uygunluğunu belirli aralıklarla yeniden değerlendirecek bir sistem bulunup bulunmadığını sordu.
Bu kapsamda 2020-2026 yılları arasında sağlık yönünden uygunluğunu kaybettiği gerekçesiyle ruhsatı iptal edilen veya yenilenmeyen kişi sayısının yıllara göre açıklanmasını istedi.
Üç okul saldırısı arasında ortak noktalar araştırılıyor mu?
Çelenk’in önergelerinde okullarda erken uyarı ve önleme mekanizmaları da yer aldı.
Öğrenciler arasındaki akran zorbalığı veya şiddet eğilimine ilişkin bildirimlerin okul yönetiminden kolluk birimlerine ya da ilgili bakanlıklara iletilmesini sağlayan standart ve bağlayıcı bir protokol bulunup bulunmadığını soran Çelenk, Kahramanmaraş, Şanlıurfa ve Manisa’daki saldırılar arasında karşılaştırmalı bir inceleme yapılıp yapılmadığını da gündeme getirdi.
Çelenk, Bakanlığın veya ilgili kurumların saldırıların failleri arasında aile içi silaha erişim, akran zorbalığı mağduriyeti ve sosyal medyada önceden paylaşılan içerikler gibi ortak özelliklerin bulunup bulunmadığına ilişkin bir analiz yürütüp yürütmediğini sordu.
Manisa’daki kişi hakkında daha önce akran zorbalığı bildirimi yapılmış mıydı?
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Manisa’daki saldırının ardından yaptığı açıklamada, olayda 15 yaşındaki kişinin daha önce akran zorbalığı yaşadığı yönündeki bilgilerin araştırıldığını belirtmişti.
Çelenk, bu kapsamda “Şüpheliye ilişkin daha önce okul yönetimi veya rehberlik servisine herhangi bir bildirim yapılmış mıdır?” sorusunu yöneltti.
Çelenk ayrıca 2020-2026 yılları arasında Millî Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda kaç akran zorbalığı vakasının bildirildiğinin açıklanmasını istedi.
Bu vakalara ilişkin hangi önleyici ve koruyucu tedbirlerin uygulandığının da açıklanmasını talep etti.
“Gerekli tedbirlerimizi aldık” açıklamasından bir gün sonra saldırı
Manisa’daki saldırıdan bir gün önce İçişleri Bakanlığı ile Millî Eğitim Bakanlığı arasında “Okul Güvenliği Protokolü” imzalanmıştı.
Protokolün tanıtımı sırasında konuşan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki saldırıların ardından okul güvenliğine ilişkin tedbirlerin artırıldığını belirtmişti.
Çiftçi, “İçişleri Bakanlığı olarak, Millî Eğitim Bakanlığı olarak, diğer bakanlıklar olarak gerekli tedbirlerimizi aldık” demişti.
Çelenk ise bu açıklamadan yalnızca bir gün sonra Turgutlu’da silahlı saldırı yaşanmasına dikkat çekerek alınan tedbirlerin yeterliliğinin değerlendirilip değerlendirilmediğini sordu.
Çelenk, “Alınan tedbirlerin yeterliliğine ilişkin bir değerlendirme yapılmış mıdır? Mevcut tedbirlerin yeniden gözden geçirilmesi ve ilave önlemler alınması planlanmakta mıdır?” sorularını yöneltti.



