SDG ile Suriye Geçici Hükümeti arasında 29 Ocak’ta yapılan anlaşma kapsamında, yargı dosyası tıkanıklık yaşanan konulardan biriydi. Bu engel nedeniyle Haseke’deki Adalet Sarayı önünde protestolar düzenlenmiş; eylemciler bina tabelalarından Kürtçe dilinin kaldırılmasını protesto ederek ildeki yargı sorununun çözülmesini talep etmişti.
‘Yargı dosyasındaki sorunlar entegrasyon sürecini aksattı’
SDG Genel Komutanı Mazlum Abdi; durma noktasına gelen yargı sürecinin nedenlerini, geçici hükümetle varılan yeni anlaşmaları ve tabelalardan Kürtçenin kaldırılmasına ilişkin son gelişmeleri ANHA’ya değerlendirdi.
Mazlum Abdi, yaklaşık iki hafta önce bu konuda bazı sorunların baş gösterdiğini ve bunun entegrasyon sürecinde geçici bir tıkanmaya yol açtığını ifade etti. Abdi, uyuşmazlığın temelinde Özerk Yönetim bünyesindeki hakimlerin hükümet sistemine dahil edilmesi için net bir mekanizmanın olmaması, bu kişilerin haklarının korunması ve bölgenin özgün yapısına dair endişelerin yattığını belirtti.
‘Hakimlerin tepkisi haklıydı’
Abdi, hakimlerin haklarının korunmaması ve bölgenin özel durumunun dikkate alınmamasına dair kaygıların da krizi büyüttüğünü ifade etti. “Dışlanmayı kabul etmediler çünkü bu yaklaşım entegrasyon ruhuna aykırıydı” diyen Mazlum Abdi, ortak bir mutabakatın olmamasının süreci durdurduğunu ve kamuoyuna yansıyan bir krize dönüştüğünü ekledi.
“Entegrasyon dışlama değil uzlaşı temelinde olmalıdır” diyen Abdi, başlangıçtan itibaren ortak bir anlaşma sağlanamamasının dosyanın aksamasına ve entegrasyon sürecinin durmasına yol açtığını kaydetti.
‘Şam ve Kuzeydoğu Suriye’de birçok toplantı yapıldı’
Abdi, iki hafta önce başlayan bu gerilemenin ardından Şam’da ve Kuzey-Doğu Suriye’de farklı düzeylerde birçok toplantı yapıldığını söyledi. Krizin aşılması ve daha geniş bir engel oluşturmaması için bizzat yargı dosyası ilgilileriyle bir araya geldiğini belirtti.
Kendisi de yargı dosyasından sorumlu isimlerle bir araya geldiğini söyleyen Abdi, amacın krizi aşmak ve sorunun kapsamlı anlaşmanın önünde engel haline gelmesini önlemek olduğunu ifade etti.
‘Özerk Yönetim hakimleri dışlanmayacak’
Mazlum Abdi, hükümetle yapılan görüşmeler sonucunda Özerk Yönetim hakimlerinin sisteme dahil edilmesi ve dışlanmaması konusunda anlaşmaya varıldığını açıkladı.
Ayrıca yurttaşların işlemlerinin aksamaması için önceki dönemden, yani Baas döneminden kalan bazı görevlilerin çalışmalarını sürdürmesi konusunda da uzlaşı sağlandığını söyledi.
Bu çerçevede Özerk Yönetim hakimleri ile daha önce görev yapan hakimlerin birlikte çalışacağı belirtildi.
Özetle Abdi’nin verdiği bilgilere göre, geçici hükümetle şu konularda mutabakata varıldı:
Özerk Yönetim bünyesindeki hakimlerin sisteme entegre edilmesi ve görevden çıkarılmamaları kabul edildi.
Vatandaşların davalarının takibi ve yargı işleyişinin sürmesi için eski dönemden (Baas dönemi) bazı isimlerin de çalışmaya devam etmesi kararlaştırıldı. Bu çalışma, yeni entegre olan hakimler ile eski hakimlerin koordinasyonuyla yürütülecek.
Hakim listeleri hükümete verildi
Abdi, Özerk Yönetim’e bağlı hakimlerin isim listelerinin hükümete teslim edildiğini ve bu hakimlerin devletin düzenleyeceği yargı eğitimlerine alınarak resmi mahkemelerde görevlendirileceğini söyledi.
Tarafların yargı merkezlerinin yeniden açılması ve dosyanın hızla çözülmesi konusunda da anlaştığını belirtti.
‘Adalet Sarayı sorunu birçok dosyayı etkiliyor’
Mazlum Abdi, Haseke Adalet Sarayı’ndaki sorunun çözülmemesinin seçimler, pasaport işlemleri, tapu kayıtları ve resmi belgeler gibi birçok alanı doğrudan etkilediğini söyledi.
Abdi, “Adalet Sarayı sorununun çözülmesi başka birçok dosyanın çözümünün de kapısını açacaktır” dedi.
Mazlum Abdi, yargı projesindeki gecikmenin; seçimler, pasaport işlemleri, tapu kayıtları ve adli belge gerektiren diğer resmi işlemler üzerinde olumsuz etkisi olduğunu vurguladı.
Abdi, “Yargı sorununun çözümü, diğer birçok sorunun çözümü için anahtar niteliğindedir” diye konuştu.
Kürtçe tabela tartışması
Haseke’deki Adalet Sarayı tabelasından Kürtçenin kaldırılmasına dair ise Abdi, hükümetin bu durumu “mahkemenin il içinde egemen bir kurum olduğu ve tabelanın sadece Arapça olması gerektiği” iddiasıyla gerekçelendirmeye çalıştığını belirtti.
Ancak bölge temsilcilerinin bu tartışmanın entegrasyon sürecini tamamen durduracak yeni bir krize dönüşmesini istemediğini ifade etti.
‘Kürt kentlerinde çift dilli tabelalar kullanılacak’
Mazlum Abdi, hükümetle yapılan anlaşmaya göre Kobani, Kamışlo, Dêrik, Amûdê ve Dirbêsiyê gibi Kürt nüfusunun yoğun olduğu kentlerde Arapça ve Kürtçe çift dilli tabelaların kullanılacağını söyledi.
Haseke’deki mevcut tabelanın ise “geçici bir süre” için kabul edildiğini ve ilerleyen dönemde yeniden değerlendirileceğini belirtti.
‘Kürtçenin dışlanmasına tepki haklı’
Mazlum Abdi, Kürtçenin dışlanmasına karşı ortaya çıkan halk tepkisinin özellikle gençler arasında güçlü ve haklı olduğunu söyledi.
Kürt toplumunun dilin korunması konusunda hassasiyet taşıdığını belirten Abdi, bu nedenle hükümetle yapılan görüşmelerde konunun yeniden gündeme getirildiğini kaydetti.
‘Kürtçe tabela yeniden geri dönecek’
Abdi, hükümet temsilcileriyle sürdürülen temaslarda Haseke Adalet Sarayı’ndaki dil ve isimlendirme meselesinin yeniden ele alınması konusunda mutabakata varıldığını açıkladı.
Tarafın Kürtçe ve Arapça tabelanın ilerleyen süreçte yeniden kullanılacağı yönünde söz verdiğini ancak bunun hemen değil, daha sonraki bir aşamada gerçekleşeceğini söyledi.
Gençlere sükûnet çağrısı
Kürtçenin kaldırılmasına yönelik halkın, özellikle de gençlerin gösterdiği tepkiyi “haklı ve güçlü” olarak nitelendiren Abdi, toplumun dil konusundaki hassasiyetinin farkında olduklarını söyledi. Bu tepkiler üzerine konunun tekrar müzakere edildiğini belirten Abdi, karşı tarafın (hükümetin) ilerleyen aşamalarda Haseke Adalet Sarayı’nda da çift dilli tabelaların asılmasına yönelik söz verdiğini aktardı.
‘Kürtçenin Anayasada güvence altına alınması gerek’
Mazlum Abdi, açıklamasının sonunda Kürt halkının Kürtçenin korunmasına yönelik hassasiyetini “gurur verici” olarak değerlendirdi.
Özellikle de gençlere seslenen Mazlum Abdi, entegrasyon sürecinin zarar görmemesi ve resmi işlemlerin aksamaması için sabırlı ve itidalli olunması çağrısında bulundu.
Abdi, halkın Kürtçeyi koruma konusundaki duruşunun gurur verici olduğunu söyleyerek, Kürtçenin gelecekte Suriye anayasasında yer alması için çabaların süreceğini vurguladı. (ANHA)




