• Ana Sayfa
  • Manşet
  • Mehmet Uçum’dan ‘seçilmiş başbakan’ tartışmasına ilişkin ‘anayasal’ değerlendirme

Mehmet Uçum’dan ‘seçilmiş başbakan’ tartışmasına ilişkin ‘anayasal’ değerlendirme

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, ‘seçilmiş başbakan’ tartışmalarına dair değerlendirmelerde bulunarak eski parlamenter sistemin anayasal boyutunu ve hükümet üyelerinin atanma süreçlerini sorguladı.

Mehmet Uçum’dan ‘seçilmiş başbakan’ tartışmasına ilişkin ‘anayasal’ değerlendirme
Mehmet Uçum’dan ‘seçilmiş başbakan’ tartışmasına ilişkin ‘anayasal’ değerlendirme
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 3 Eylül 2026 21:09

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, ‘seçilmiş başbakan’ tartışmalarına dair değerlendirmelerde bulunarak eski parlamenter sistemin anayasal boyutunu ve hükümet üyelerinin atanma süreçlerini sorguladı.

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, sosyal medya hesabından gerçekleştirdiği paylaşımda parlamenter sistem dönemine ilişkin kullanılan “seçilmiş başbakan” ve “seçilmiş bakan” ifadelerinin hukuki ve anayasal altyapısını tartışmaya açtı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, feshedilen Gelecek Partisi’nin Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu hakkında Eylül 2021’de Bingöl ziyareti sırasındaki konuşmasını gereke göstererek “Cumhurbaşkanına hakaret” suçundan soruşturma başlatmıştı.

Soruşturmanın ardından Davutoğlu’nun avukatı Hasan Seymen, sosyal medya hesabından soruşturmaya ilişkin açıklama yapmıştı. Seymen açıklamasında Davutoğlu’ndan “Seçilmiş Son Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı” diye söz etmişti.

“Parlamenter sisteme dönüşü savunan pek siyasi mecra kalmadı”

Türkiye’de parlamenter sisteme samimi bir şekilde dönüşü savunan pek siyasi mecranın kalmadığını belirten Mehmet Uçum, geriye dönüşün gerçekçi bir siyasi program olmadığının büyük ölçüde kabul gördüğünü ifade etti. Halkın iradesini karşıya alan, halkın iki güçlü oy hakkından birini etkisizleştirmek veya ortadan kaldırmak amacıyla göz koyan yaklaşımların gerici bir siyaset olduğunu ve toplumdan destek görmeyeceğini dile getirdi.

Uçum, geçmişte geriye dönüşü savunanların öne sürdüğü temel argümanlardan birinin parlamenter sistemde bakanların ve dolayısıyla başbakanın seçilmiş olduğu iddiası olduğunu hatırlattı. Bu iddiaların anayasaya aykırı olduğunu kaydeden Uçum, söz konusu algının başbakan atanacak kişinin milletvekili olması hükmünden ve bakanların da siyasi teamüller gereği sıklıkla milletvekilleri arasından seçilmesinden kaynaklandığını belirtti.

“Vesayetçi cumhurbaşkanlarının demokratik teamüllere aykırı atamaları yaşandı”

Demokratik teamüller gereğince Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) bünyesinde en çok milletvekilliği kazanan siyasi partinin genel başkanının, milletvekili olması halinde başbakan olarak atanmasının genel bir uygulama olduğunu vurgulayan Uçum, siyasal tarihte aksine örneklerin de bulunduğuna dikkat çekti. Uçum, geçmişte anayasal olarak vesayetçi konumda bulunan cumhurbaşkanlarının demokratik teamüllere aykırı atamalarına şahit olunduğunu, hatta arkasında parti grubu bulunmayan tek bir milletvekilinin dahi demokratik iradenin önünü kesmek adına başbakan olarak atandığı dönemlerin yaşandığını kaydetti.

“Son Başbakan Binali Yıldırım’dır”

Ahmet Davutoğlu’nun avukatı tarafından dile getirilen “Seçilmiş Son Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı” iddiasına yanıt veren Uçum, Türkiye Cumhuriyeti’nde son başbakanlık görevini Binali Yıldırım’ın yürüttüğünü hatırlattı. Parlamenter sistemde başbakanların milletvekili olmaları sebebiyle seçilmiş sayılması durumunda son seçilmiş başbakanın Binali Yıldırım olacağını vurgulayan Uçum, seçilmiş sayılma durumunun yalnızca genel seçimlerin hemen ardından göreve gelen genel başkanlara özgülenmesinin mantıksal çelişkiler üreteceğini dile getirdi.

Bu mantığın kabul görmesi halinde seçimden hemen sonra bakan olanların seçilmiş, ara dönemde bakanlığa getirilenlerin veya Meclis dışından atananların ise seçilmemiş sayılması gibi absürt bir tablonun doğacağını ifade etti.

“Halk başbakan veya bakan seçmezdi, anayasaya göre atama yapılırdı”

Eski parlamenter sistemde ne başbakanın ne de bakanların doğrudan seçilmiş sıfatı taşımadığını belirten Uçum, halk tarafından doğrudan seçilen yegane kişilerin TBMM üyesi olan milletvekilleri olduğunu vurguladı. Genel seçimleri kazanmanın başbakan seçilme sonucunu anayasal olarak doğurmadığını aktaran Uçum, 1982 Anayasası’nın mülga 109’uncu maddesini hatırlattı.

Söz konusu anayasa maddesine göre başbakanın Cumhurbaşkanı tarafından TBMM üyeleri arasından atandığını, bakanların ise TBMM üyeleri veya milletvekili seçilme yeterliliğine sahip olanlar arasından başbakanca seçilip Cumhurbaşkanınca atandığını belirten Uçum, yürütülen tartışmaların meşruiyet dayanağı bulunmayan ve dönemin anayasa hükümlerine açıkça aykırı olan uydurma sıfatlar üzerinden şekillendiğini kaydetti.