Bilim insanları, Mercan Denizi’nde 110’dan fazla yeni derin deniz canlısı keşfetti ve sayının 200’ü aşması muhtemel. Avustralya’nın ulusal bilim ajansı CSIRO’nun yaptığı açıklamaya göre, bu canlılar geçen yılın sonlarında Investigator gemisindeki araştırmacılar tarafından Mercan Denizi Deniz Parkı’nda 2 bin ila 3 bin metre derinlikte bulundu.
Araştırmacılar, Avustralya’nın kuzeydoğusundaki Güney Pasifik’in bu bölümünün, çoğunlukla keşfedilmemiş, yaklaşık 1 milyon kilometrekarelik derin deniz ekosistemlerinden oluştuğunu söylüyor.
Sefer sırasında bilim insanları, Investigator’ın derin deniz kamerasından elde edilen çarpıcı yeni görüntülerde, nadir kum kaplan köpekbalığı (Odontaspis ferox) da dahil zengin bir deniz yaşamı çeşitliliği gözlemledi. Kum kaplan köpekbalığı, bilinen gri hemşire köpekbalığının (Carcharias taurus) derin denizdeki bir akrabası.
CSIRO Deniz Ulusal Tesisi Direktörü Toni Moate, “Bu inanılmaz keşifler, Investigator araştırma gemisinin seferlerinin tanımlanmasına yardımcı olduğu ve Avustralya okyanuslarındaki olağanüstü biyolojik çeşitliliğin korunması için hayati önem taşıyan yeni türlerin sürekli büyüyen listesine ekleniyor” dedi.
Araştırma gemisi tarafından toplanan türlerin birçoğunun DNA örnekleri daha önce dizilenmemişti.
Örneklerin dizilenmesi ve benzer popülasyonların genetik materyalleriyle karşılaştırılması, aralarındaki ilişkiyi anlamaya katkı sunacak.
Son haftalarda Avustralya genelinde düzenlenen bir dizi atölye, iki vatoz ve bir derin deniz kedi köpekbalığı da dahil toplanan birçok canlının tanımlanmasını sağladı.
CSIRO seferinin baş bilim insanı Will White, “Avustralya’da şimdiye kadar gerçekleştirilen muhtemelen en büyük deniz hayvanları taksonomi atölyesi çalışmalarından birinde, bilim için yeni olan yılan yıldızları, deniz anemonları, süngerler ve yengeç türleri de dahil diğer önemli keşifler yapıldı.” dedi.
Investigator’ın etkileyici derin su araştırma yetenekleri sayesinde mümkün olan bu inanılmaz keşifler, okyanuslarımızdaki olağanüstü yaşamı gözler önüne seriyor ve Avustralya’nın deniz biyoçeşitliliğinin korunması açısından büyük önem taşıyor.
Seferden alınan örnekler, CSIRO’nun Avustralya Ulusal Balık Koleksiyonu ve eyalet müzeleri de dahil ülke genelindeki koleksiyonlara yerleştiriliyor.
Atölye katılımcılarından CSIRO bilim insanı Candice Untiedt, “Bu örnekleri ulusal müze koleksiyonlarında koruma altına alarak, gelecek nesiller boyunca incelenebilmelerini sağlıyor, gelecekteki tür keşiflerinin temelini atıyor ve Avustralya’nın deniz biyoçeşitliliğine dair anlayışımızı derinleştiriyoruz” dedi.



