Merkez Bankası 2026 enflasyon tahminini yükseltti: Ekonomistler nasıl yorumladı?

TCMB, 2026 sonu için daha önce yüzde 13-19 aralığında olan tahminini yüzde 15-21’e yükseltti. Buna karşın yıl sonu enflasyon hedefi yüzde 16’da sabit tutuldu. 2027 hedefi yüzde 9 olarak korunurken, ilk kez açıklanan 2028 hedefi yüzde 8 oldu.

Merkez Bankası 2026 enflasyon tahminini yükseltti: Ekonomistler nasıl yorumladı?
Merkez Bankası 2026 enflasyon tahminini yükseltti: Ekonomistler nasıl yorumladı?
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 12 Şubat 2026 21:39

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), yılın ilk Enflasyon Raporu’nu 12 Şubat’ta açıkladı. Raporda en dikkat çeken başlık, 2026 yıl sonu enflasyon tahmin aralığının yukarı yönlü revize edilmesi oldu.

TCMB, 2026 sonu için daha önce yüzde 13-19 aralığında olan tahminini yüzde 15-21’e yükseltti. Buna karşın yıl sonu enflasyon hedefi yüzde 16’da sabit tutuldu. 2027 hedefi yüzde 9 olarak korunurken, ilk kez açıklanan 2028 hedefi yüzde 8 oldu.

Faiz indirimi sürecek mi?

Raporun ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan TCMB Başkanı Fatih Karahan, mart ayında faiz indirimi yapılmayacağı yönündeki beklentilere ilişkin, faiz indirim adımlarının büyüklüğünü kısa dönemde artırmanın zor olduğunu söyledi.

Bu açıklama ekonomistler arasında farklı yorumlandı. Bazı isimler mart ayında faiz indirimlerine ara verilebileceğini değerlendirirken, bazıları ise bir önceki toplantıda olduğu gibi 100 baz puanlık sınırlı bir indirimin gündemde kalabileceğini ifade etti.

Kur rejimi tartışması

Karahan’ın “Mevcut kur rejiminin çok faydalı olduğunu gördük” sözleri de dikkat çekti. Topkapı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emre Alkin, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, bu ifadenin Türkiye’de tam anlamıyla dalgalı kur rejimi uygulanmadığını gösterdiğini savundu.

TCMB’nin yeni başkan yardımcısı Fatma Özkul ise dolar kurunun baskılanmadığını, Türk Lirası’ndaki reel değerlenmenin doğal şekilde oluştuğunu ancak bunun sürdürülebilir olmadığını belirtti.

‘Evdeki hesap çarşıya uymadı2

Ekonomist Erdoğan Turan, raporu “evdeki hesabın çarşıya uymadığının resmi itirafı” olarak değerlendirdi. Turan, Merkez Bankası’nın enflasyonun beklenenden daha “yapışkan” olduğunu kabul ettiğini ve bu nedenle faiz indiriminde acele edilmeyeceği mesajı verdiğini söyledi.

Turan’a göre yüksek faiz politikası beklenenden uzun sürebilir. “Merkez Bankası, enflasyon canavarını henüz yenemediğini kabul etmiş ve savunma pozisyonuna geçmiştir” yorumunu yaptı.

‘Maaşlar hedefe göre, tahmin yukarı’ eleştirisi

İktisatçı İnan Mutlu, yıl başında maaş artışlarının hedeflenen enflasyona göre yapıldığını hatırlatarak, aradan henüz 45 gün geçmişken tahminin yukarı çekilmesini eleştirdi.

Kadir Has Üniversitesi’nden Prof. Dr. Erinç Yeldan da uygulamayı “emek düşmanı” olarak nitelendirdi ve enflasyonun yalnızca parasal değil, yapısal ve sınıfsal boyutları olan bir sorun olduğunu vurguladı.

Bahçeşehir Üniversitesi Finans Profesörü Hakkı Öztürk ise Merkez Bankası’nın hedeflerine piyasanın inanıp inanmadığının tahvil faizlerinden anlaşılabileceğini belirtti. Öztürk, iki yıllık tahvil faizinin yüzde 36, beş yıllığın yüzde 33 ve 10 yıllığın yüzde 30 seviyesinde olduğuna dikkat çekti.

‘Yanlış teşhisten doğru tedavi çıkmaz2

Finansçı Ömer Gencal, Merkez Bankası’nın mesajının “Hedef tutmayacak ama faiz indirimine devam edeceğim” şeklinde olduğunu savundu ve bunun kredibiliteyi zedelediğini ifade etti.

Finansal analist Tunç Şatıroğlu ise Türkiye’nin ihtiyacının faiz indirimi değil, faiz artışı olduğunu söyledi. Şatıroğlu, enflasyon raporunda 2025 hedefinin tutmamasının ana nedeninin hızlı faiz indirimleri olduğunun açıkça belirtilmediğini öne sürdü.

‘Beklenti hedefin iki katı’

Teneo Danışmanlık Şirketi Yöneticisi Wolf Piccoli, tahmin aralığı yükseltilirken hedefin sabit tutulmasının daha çok iletişim stratejisi olduğunu savundu. Piccoli, Merkez Bankası’nın kendi anketinde bile iki yıl sonrası için enflasyon beklentisinin yüzde 18 olduğunu, hedefin ise yüzde 9 olduğunu hatırlattı.

Eski TCMB Başekonomisti Prof. Dr. Hakan Kara da aynı noktaya dikkat çekerek “Kredibilite açığı yüzde 100” değerlendirmesinde bulundu.

Enflasyon neden yavaş düşüyor?

Hakan Kara’ya göre enflasyondaki düşüşün yavaş olmasının nedenleri arasında para politikasında sıkılaşmanın geç başlaması, talebin güçlü kalması ve gelir dağılımındaki bozulma yer alıyor. Kara, özellikle üst gelir grubunun tüketim harcamalarına devam ettiğini, bunun da fiyatlama davranışlarını değiştirmediğini söyledi. Kara’nın 2026 sonu enflasyon tahmini yüzde 24-25 aralığında.

Koç Üniversitesi’nden Prof. Dr. Selva Demiralp ise enflasyonla mücadelede kredibilite sorununun belirleyici olduğunu vurguladı. 2023 öncesinde yapılan politika hatalarının güven kaybına yol açtığını belirten Demiralp, enflasyonla mücadelenin yalnızca para politikasıyla yürütülemeyeceğini, arz-talep dengesizliğinin giderilmesi gerektiğini ifade etti.

Demiralp, enflasyonla mücadelenin sabit gelirli kesimler üzerinden yürütülmemesi gerektiğini belirterek vergi reformu, kayıt dışı ekonomiyle mücadele ve yüksek gelir gruplarından daha fazla vergi alınması gibi adımların da gündeme gelmesi gerektiğini söyledi. Demiralp’in yıl sonu enflasyon tahmini ise yaklaşık yüzde 23 seviyesinde.