• Ana Sayfa
  • Manşet
  • Midilli Barış Festivali’nde barış ve birlikte yaşam çağrısı

Midilli Barış Festivali’nde barış ve birlikte yaşam çağrısı

Altı gün boyunca sinema, fotoğraf, müzik ve kamusal tartışmaları bir araya getiren 2. Uluslararası Midilli Barış Festivali, Ege’nin iki yakasından yükselen ortak bir çağrıyla tamamlandı: Halkların geleceğini savaş ve düşmanlık değil; diyalog, dayanışma ve birlikte yaşam iradesi belirlemelidir

Midilli Barış Festivali’nde barış ve birlikte yaşam çağrısı
Evrensel
Midilli Barış Festivali’nde barış ve birlikte yaşam çağrısı
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 8 Eylül 2026 21:12

Ege Barış ve İletişim Derneği ile Siniparxi–Ege’de Birlikte Varoluş ve İletişim Derneği tarafından düzenlenen 2. Uluslararası Midilli Barış Festivali, 1-6 Eylül 2026 tarihleri arasında gerçekleştirildi. Midilli’de düzenlenen festivalde yerel yönetimler, gazeteciler, akademisyenler, sanatçılar ve barış savunucuları bir araya gelirken, savaşlara, ırkçılığa ve ayrımcılığa karşı barış, dayanışma ve birlikte yaşam mesajları verildi.

Söyleşiler, film gösterimleri, fotoğraf sergileri ve konserlerin düzenlendiği festival, Ege’nin iki yakasındaki halklar arasındaki dostluk ve dayanışmanın güçlendirilmesi amacıyla gerçekleştirildi.

Yaklaşık 30 yıl önce Dikili ve Midilli belediye başkanları Osman Özgüven ve Stratis Pallis öncülüğünde, Ege’nin iki yakasındaki iki derneğin girişimiyle emek ve cesaretle kurulan ilişkiler, festival aracılığıyla yeni bir boyut kazandı. Festival, halklar arası diplomasi ve yerel düzeyde barış çalışmalarının yeni bir adımı olarak düzenlendi.

Midilli’de “Barış-Birlikte Yaşam-Yerel Yönetimler” buluşması

Festival kapsamında 4 Eylül’de Midilli Ticaret Odası’nda “Barış-Birlikte Yaşam-Yerel Yönetimler” başlıklı bir buluşma gerçekleştirildi.

Toplantıya Atina Belediye Başkanı Haris Doukas, Midilli Belediye Başkanı Panagiotis Christofas, Gömeç Belediye Başkanı Melih Bağcı, Ege Barış ve İletişim Derneği yöneticileri ile geçmiş dönem Bergama Belediye Başkanı Mehmet Gönenç katıldı.

Dimitris Mantzaris’in yönettiği toplantının açılış konuşmalarını Siniparxi Başkanı Paris Vounatsis ile Ege Barış ve İletişim Derneği Başkanı Zeynep Altıok Akatlı yaptı.

Paris Vounatsis, iki halk arasındaki dostluğun yalnızca söylem düzeyinde kalmaması gerektiğini belirterek, yerel yönetimlerin de dahil olduğu somut ve kalıcı çalışmalarla bu dostluğun güçlendirilmesinin önemine dikkat çekti.

Zeynep Altıok Akatlı ise festivalin, iki kardeş derneğin yıllardır sürdürdüğü ortak mücadelenin yeni bir simgesi olduğunu belirtti.

Altıok Akatlı, çağın ekonomisi ve güç yarışlarının yarattığı yeni savaşlar ve yeni acılar arasında, geçmişte yaşanan acılardan ders çıkaran iki halkın kardeşliğinin örnek oluşturmasını önemsediklerini ifade etti.

Barışın yalnızca silahların susması anlamına gelmediğini belirten Altıok Akatlı, insanların sevgi, dostluk, eşitlik ve dayanışma içerisinde yaşayabileceği koşulların kurulmasının da barışın bir parçası olduğunu söyledi.

Toplumcu belediyecilik, eşitlik ve barış için çalışma yürüten yerel yöneticilerin cezalandırılması karşısında dayanışmanın önemini de vurguladı.

Yerel yönetimlerden ortak yaşam ve dayanışma vurgusu

Atina Belediye Başkanı Haris Doukas, kentlerin hükümetlerin yerini alamayacağını ancak toplumlar arasında güven ilişkilerinin kurulmasına katkı sağlayabileceğini söyledi.

Doğal afetler ve ortak sorunlar karşısında yerel yönetimlerin dayanışma kanallarını güçlendirebileceğini belirten Doukas, tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile dayanışma mesajı verdi.

Doukas, demokratik yollarla seçilmiş yöneticilerin görevlerini özgürce yapabilmesi gerektiğini vurguladı.

Midilli Belediye Başkanı Panagiotis Christofas da iki ülke arasındaki ilişkilerin “aşağıdan yukarıya” geliştirilebileceğine dikkat çekti.

Belediyeler arasındaki temasların yalnızca sembolik buluşmalarla sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Christofas, sivil savunma, sürdürülebilir kalkınma ve iki komşu halkın refahı gibi somut alanlarda iş birliğinin geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.

Gömeç Belediye Başkanı Melih Bağcı ise barışın yalnızca dile getirilen bir temenni olarak kalmaması gerektiğini söyledi.

Belediyeler arasında kültür, tarımsal üretim ve ortak yaşam alanlarında kalıcı ilişkiler kurulmasının önemine değinen Bağcı, “Ortak hikâyeleri ve ortak dertleri olan insanlar olarak değer üretmek için ortaklaştığımızda, örnek bir barış hikâyesi yazabiliriz” dedi.

Midilli’de barış gazeteciliği tartışıldı

Festivalin 5 Eylül’de Midilli Belediye Tiyatrosu’nda düzenlenen “Barış İçin Habercilik” başlıklı buluşmasında ise savaş dönemlerinde medyanın rolü ve barış gazeteciliğinin olanakları ele alındı.

Buluşmaya Prof. Dr. Sevda Alankuş, gazeteci-yazar Barış İnce, Prof. Dr. Yorgos Pleios ve gazeteci-savaş muhabiri Pavlos Nerantzis katıldı.

Söyleşide savaş dönemlerinde medyanın rolünün yanı sıra propaganda, dezenformasyon, milliyetçi haber dili, medya sahipliği ve barış gazeteciliğinin olanakları değerlendirildi.

Sevda Alankuş: “İyileştiriyorsa, görünür kıl”

Prof. Dr. Sevda Alankuş, geleneksel habercilikteki “iki tarafa eşit yer verme” anlayışının, güç ilişkilerinin eşitsiz olduğu koşullarda gerçek bir adalet sağlamayabileceğine dikkat çekti.

Barış gazeteciliğini, hakları ihlal edilenlerden ve kamusal alanda sesini eşit biçimde duyuramayanlardan yana bir gazetecilik olarak tanımlayan Alankuş, “İyileştiriyorsa, görünür kıl” çağrısında bulundu.

Türkiye ve Yunanistan’daki bağımsız gazetecileri, sivil toplum kuruluşlarını ve araştırmacıları bir araya getirecek sürdürülebilir bir iletişim ağı kurulmasını önerdi.

Pleios: “Savaşları halklar yapar ve sonuçlarına halklar katlanır”

Prof. Dr. Yorgos Pleios, medyanın toplumları savaşa hazırlamak veya barışçıl çözümlere yöneltmek konusunda belirleyici bir role sahip olduğunu söyledi.

“Savaşlara elitler karar verebilir; fakat savaşları halklar yapar ve sonuçlarına halklar katlanır” diyen Pleios, karşı karşıya getirilen ülkelerdeki araştırmacı gazeteciler arasında ağlar kurulmasının önemine dikkat çekti.

Pleios, savaşın siviller üzerindeki gerçek maliyetinin görünür hale getirilmesi gerektiğini belirtti.

Nerantzis: “Savaşın ilk kurbanı gerçektir”

Gazeteci ve savaş muhabiri Pavlos Nerantzis, savaşların yalnızca cephede değil, bilgi ve iletişim alanında da yürütüldüğünü söyledi.

Propaganda, medya tekelleşmesi, sosyal medya algoritmaları ve yapay zeka tarafından üretilen sahte içeriklerin hakikate ulaşmayı giderek zorlaştırdığını belirten Nerantzis, “Savaşın ilk kurbanı gerçektir; silahlı bir çatışmada gerçek de bombalanır” ifadelerini kullandı.

Barış İnce: “Nereden baktığınız önemlidir”

Gazeteci-yazar Barış İnce ise reyting ve tıklanma odaklı medya düzeninin milliyetçiliği, provokasyonu ve ötekileştirmeyi beslediğini söyledi.

Gazetecilerin halkları yalnızca siyasi liderler üzerinden değerlendirmemesi gerektiğini belirten İnce, gazetecilikte bakış açısının önemini “Nereye baktığınızdan çok, nereden baktığınız önemlidir” sözleriyle ifade etti.

Hrant Dink cinayetini konu alan belgesel gösterildi

Söyleşinin ardından gazeteci ve belgeselci Osman Okkan ile Simone Sitte’nin hazırladığı, Hrant Dink cinayetini konu alan belgesel izleyicilerle buluştu.

Festival, farklı alanlardan katılımcıları bir araya getiren etkinliklerin yanı sıra Ege’nin iki yakasında barış, dayanışma ve birlikte yaşam kültürünün güçlendirilmesine yönelik mesajlarla sona erdi. (Evrensel9