Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümüne ilişkin soruşturma kapsamında 36 kişinin tutuklandığını bildirdi.
Başsavcılıktan yapılan açıklamada, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve Ankara Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şubesince, Muhsin Yazıcıoğlu ve arkadaşlarının bulunduğu helikopterin düşmesine ilişkin yürütülen çalışmalar doğrultusunda; Gülen Cemaati faaliyetleri kapsamında “tasarlayarak kasten öldürme suçuna” iştirak ettikleri ve “maddi gerçeğin ortaya çıkmasını engellemek” amacıyla muhtelif suçlar işledikleri tespit edilen şüpheliler hakkında gözaltı kararı verildiği belirtildi.
16 ilde 45 adrese operasyon
Ankara merkezli 16 ilde 45 adreste arama ve el koyma işlemlerinin gerçekleştirildiği kaydedilen açıklamada, haklarında gözaltı kararı verilenlerden 10’unun halihazırda cezaevinde olduğu belirlendi. Açıklamada, 25 Eylül’de 33 kişinin, ardından mezkur suçları işledikleri tespit edilen 5 kişinin daha yakalanmasıyla toplam 38 kişinin gözaltına alındığı bilgisi paylaşıldı.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Gözaltına alınan toplam 38 şüpheli kişi, hazır bulunduruldukları Başsavcılığımızda işlemleri tamamlandıktan sonra sulh ceza hakimliğine sevk edilmiştir. Bunlardan 36 kişi tutuklama, 2 kişi ise adli kontrol talebiyle sevk edilmiş olup, mahkemece sevk edilen tüm kişiler hakkında talep doğrultusunda tutuklama ve adli kontrol kararları verilmiştir.
Soruşturma, çok yönlü ve titizlikle sürdürülmektedir. Kamuoyunun bilgisine sunulur.”
İlk operasyonda 19 kişi tutuklanmıştı
Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümüne ilişkin yeni soruşturmanın ilk operasyonu 13 Temmuz 2026’da kamuoyuna duyurulmuştu.
Bu kapsamda 29 kişi hakkında gözaltı kararı verilmişti. İşlemlerin ardından 19 şüpheli tutuklanırken, sekiz kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakılmişti.
Adalet Bakanı Gürlek, Temmuz ayındaki operasyonun ardından tutuklananlar arasında emekli askerlerin de bulunduğunu açıklamıştı.
Soruşturmanın “silahlı terör örgütü kurmak, yönetmek ve üye olmak” ile “tasarlayarak kasten öldürme” suçlamaları üzerinden yürütüldüğü belirtilmişti.
Akın Gürlek, 19 Temmuz’da sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada dosyada Gülen yapılanmasına ilişkin bağlantıların incelendiğini belirterek, “Karanlık izlerin de arasına girildiğini” söylemiş ve “Ucu nereye uzanırsa uzansın, devletimiz hukuk içinde sonuna kadar gidecektir,” ifadelerini kullanmıştı.
İkinci operasyondaki 36 tutuklamayla birlikte iki dalgada tutuklanan şüphelilerin toplam sayısı 55’e çıktı.
Bakan Gürlek Temmuz ayında yaptığı açıklamada, Dosyanın “yalnızca geçmişte yaşanmış acı bir olayın değil; devletin kılcal damarlarına sızarak hakikati karartmaya çalışan FETÖ’nün karanlık izlerinin de araştırılmasına” yönelik olduğunu belirtmişti.
Ne olmuştu?
BBP’nin kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, 25 Mart 2009’da yerel seçim çalışmaları kapsamında Kahramanmaraş’tan Yozgat’a giderken içinde bulunduğu helikopterin Göksun ilçesi yakınlarındaki Keş Dağı’na düşmesi sonucu hayatını kaybetti.
Kazada Yazıcıoğlu’nun yanı sıra pilot Kaya İstektepe, BBP yöneticileri ve gazeteci İsmail Güneş’in de aralarında bulunduğu toplam altı kişi yaşamını yitirdi.
Kazanın ardından arama-kurtarma çalışmalarında yaşanan gecikmeler ve helikopterdeki bazı teknik parçaların sonradan söküldüğünün ortaya çıkması, olayın yıllarca tartışılmasına neden oldu.
Dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, 2011 yılında izlediği bir görüntüde bazı kişilerin helikopterin bazı parçalarını sökerken görüldüğünü belirterek, “Helikopterin beynini keçiler sökmedi ya,” ifadelerini kullanmıştı.
Gül’ün talimatıyla harekete geçen Devlet Denetleme Kurulu (DDK) da Yazıcıoğlu’nun ölümünü incelemiş ve olayla ilgili şüpheli noktalar bulunduğunu değerlendirmişti.
DDK raporunda özellikle arama-kurtarma sürecine ilişkin, “Devletin topyekûn seferber olmasına rağmen istenen netice alınamamış ve ağır bir kamu hizmet kusuru ortaya çıkmıştır,” değerlendirmesine yer verilmişti.
Yazıcıoğlu’nun ölümünün ardından çok sayıda soruşturma ve dava yürütüldü.
2018 yılında Yargıtay, olayla ilgili bazı kamu görevlileri hakkında verilen “kovuşturmaya yer yoktur” kararını kaldırdı.
2021 yılında ise dokuz üst düzey kamu görevlisinin yargılandığı davada üç sanığa “görevi kötüye kullanma” suçundan 1 yıl 2’şer ay hapis cezası verildi, altı sanık beraat etti.
Dönemin Kahramanmaraş Valisi Mehmet Niyazi Tanılır, eski İl Jandarma Komutanı Albay Akgün ve eski İl Emniyet Müdürü Necdet Çelikbilek hakkında “görevi kötüye kullanma” suçundan verilen hapis cezalarında, sanıkların yargılama sürecindeki davranışları dikkate alınarak indirim uygulandı.
Dosya yıllar boyunca farklı soruşturmalar ve yargı süreçleriyle gündemde kaldı. 2026’da soruşturmanın yeniden genişletilmesiyle birlikte Yazıcıoğlu’nun ölümünde Gülen yapılanmasının olası rolüne ilişkin iddialar da dosyanın merkezindeki başlıklardan biri haline geldi.




