Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) 38’inci Olağan Kurultayı’na ilişkin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36’ncı Hukuk Dairesi’nin verdiği “mutlak butlan ve ihtiyati tedbir” kararına yönelik tepkiler sürüyor.
DEM Parti Diyarbakır İl Eşbaşkanı Abbas Şahin, söz konusu kararın yalnızca CHP’yi değil, Türkiye’de demokrasi ve siyaset alanını doğrudan ilgilendirdiğini belirterek, hukukun siyasi alanı dizayn etme aracı haline getirilmesine karşı olduklarını söyledi.
“Türkiye’de demokrasi darbelerle şekillendirildi”
Türkiye’nin demokrasi tarihinin hukuki müdahaleler ve darbelerle şekillendirildiğini ifade eden Şahin, cumhuriyetin demokratik bir zeminde inşa edilmesi gerektiğini söyledi.
“100 yıllık cumhuriyet tarihinde demokrasiler sürekli hukuksal zemin üzerinden ve darbelerle dizayn edilme süreci olarak karşımıza çıktı” diyen Şahin, halkın katılımını esas alan demokratik bir cumhuriyet yerine, denetim ve kontrol mekanizmalarıyla şekillenen bir rejim anlayışının hâkim olduğunu savundu.
“Kürt siyaseti bu yöntemleri daha önce yaşadı”
Kürt siyasi hareketinin geçmişte benzer müdahalelere maruz kaldığını vurgulayan Şahin, CHP’ye yönelik uygulamanın da bu deneyimlerden bağımsız olmadığını söyledi.
Kayyım atamaları, siyasetçilerin tutuklanması ve siyasi alanın daraltılması gibi süreçleri hatırlatan Şahin, “Cumhuriyet Halk Partisi’ne uygulanan yöntemlerin birçoğunu bizler daha önce yaşadık” dedi.
Bu tür müdahalelerin toplumsal fayda üretmediğini belirten Şahin, “Bunların Türkiye toplumuna bir getirisi olmayacağı gibi, toplumu geriye götüren bir yapılanma olduğunu her zaman söyledik” ifadelerini kullandı.
“Toplumun ihtiyacı dizayn edilmek değil, barıştır”
Şahin, Türkiye’de demokratikleşmenin yalnızca belirli kesimler için değil, tüm toplum açısından zorunlu olduğunu belirtti.
“Toplumun ihtiyacı barıştır, demokrasidir, bir arada yaşamdır” diyen Şahin, siyasi partilerin ve halk iradesinin yargı mekanizmaları üzerinden şekillendirilmesine karşı çıkılması gerektiğini söyledi.
Çözüm ve demokratik toplum tartışmalarının sürdüğü bir dönemde alınan kararların toplumsal uzlaşı zeminine zarar verdiğini belirten Şahin, siyasal ve hukuksal alanın evrensel demokratik ölçütlere göre yeniden düzenlenmesi çağrısı yaptı.
“Hukuk siyaseti dizayn etmemeli”
Demokratik siyasetin halkın katılımıyla güçlenebileceğini söyleyen Şahin, hukukun siyaseti yönlendiren değil, demokratik toplumu güvence altına alan bir mekanizma olması gerektiğini ifade etti.
“Hukuk, siyaseti dizayn ettiği bir yer değil” diyen Şahin, halkın iradesine rağmen yürütülen siyasi ve hukuki müdahalelerin toplumsal güvensizlik yaratacağını kaydetti.
“Atılan adımlardan vazgeçilmeli”
Şahin, Türkiye’nin hem içeride demokratikleşme hem de bölgesel gelişmeler açısından kritik bir süreçten geçtiğini belirterek, iktidar ve muhalefete ortak sorumluluk çağrısında bulundu.
“Ne darbeler ne hukuksal anlamdaki kontrollerin demokrasiye ve siyasete faydası olmayacaktır” diyen Şahin, demokratik siyasetten geri adım atılmaması gerektiğini vurguladı.
Şahin, “Bu atılan adımlardan bir an önce vazgeçilmeli. Aklıselimle hareket edilerek hukuksal, siyasal ve demokratik zeminde ortak bir gelecek inşa edilmeli” ifadelerini kullandı. (ANKA)




