Orta Amerika ülkesi Nikaragua’da demokrasiye düşen son gölge, dikta rejimini resmileştirdi. 2007 yılından bu yana iktidarda bulunan Devlet Başkanı Daniel Ortega, ülkede artık seçim yapılmayacağını ilan etti.
Orta Amerika ülkesi Nikaragua’da Daniel Ortega ve eşi Rosario Murillo yönetimi, seçim sistemini tamamen rafa kaldırdı.
Seksen yaşındaki Devlet Başkanı Ortega, ülkede bir daha seçim yapılmayacağını duyurdu.
1979 Sandinista Devrimi’nin yıl dönümünde yaptığı konuşmada “Amerika Birleşik Devletleri destekli partilerin iktidara döneceği günler geride kaldı, bir daha asla” diyen Ortega; muhalefetin yönetimi ele geçirmesine izin vermeyeceklerini söyleyerek, gelecek yıl sona erecek görev süresinin ardından sandık kapısını tamamen kapattı.
Söz konusu devrimde ABD destekli Somoza diktatörlüğünün devrilmesine yardımcı olan Ortega, ilan ettiği seçim yasağının nasıl uygulanacağına dair ise ayrıntı vermedi.
Tam teşekküllü aile diktatörlüğü
2007’den bu yana aralıksız iktidarda olan, başkanlık süresini altı yıla çıkarmayı içeren bir dizi anayasal reformla gücünü daha da pekiştiren ve geçen yıl eşini “Eş Başkan” ilan eden Ortega’nın kararı, bölgede büyük tepkiyle karşılandı.
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi, Nikaragua’nın otoriter bir devlete dönüştüğünü ve sistematik insan hakları ihlalleri yapıldığını vurguluyor.
Sürgündeki muhalif liderler ise kararı bir güç gösterisi değil; halk desteğini kaybeden rejimin “korku itirafı” olarak niteledi.
Seçim mücadelesini tamamen silerek bir “aile diktatörlüğü” kuran Ortega hükümetine, ABD ve uluslararası toplumun yeni yaptırımlar uygulaması bekleniyor.
Muhaliflere yönelik baskılar sürüyor
İnsan Hakları İzleme Örgütü dahil çeşitli kuruluşlara göre Nikaragua’da yaklaşık 50 siyasi mahkûm bulunuyor. Ortega yönetimi bugüne kadar 546 kişiyi vatandaşlıktan çıkardı; 5 bin 600’den fazla sivil toplum kuruluşunu, 29 üniversiteyi ve 58 medya kuruluşunu kapattı.
Birleşmiş Milletler dahil uluslararası kuruluşlara göre Ortega yönetiminin 2018’de ülke genelindeki protestolara müdahalesinde 350’den fazla kişi hayatını kaybetti. Binlerce kişi cezaevine gönderilirken yaklaşık 1 milyon Nikaragualı ülkeyi terk etmek zorunda kaldı.




