• Ana Sayfa
  • Manşet
  • TBMM Başkanı Kurtulmuş’tan süreç açıklaması: ‘Yeni bir dönemin başındayız’

TBMM Başkanı Kurtulmuş’tan süreç açıklaması: ‘Yeni bir dönemin başındayız’

TBMM Başkanı Kurtulmuş, Selçuk Üniversitesi’ndeki akademik yıl açılışında, çözüm sürecine değinerek diyalog ve toplumsal uzlaşı vurgusu yaptı.

TBMM Başkanı Kurtulmuş’tan süreç açıklaması: ‘Yeni bir dönemin başındayız’
TBMM Başkanı Kurtulmuş’tan süreç açıklaması: ‘Yeni bir dönemin başındayız’
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 9 Ekim 2026 17:05

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş,  Selçuk Üniversitesi Sultan Alparslan Kültür Merkezi’nde düzenlen 2026-2027 Akademik Yıl Açılış Töreni’ne katılarak “Türkiye Modeli, Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi” başlıklı açılış dersini verdi.

Çözüm sürecinde ülkenin geleceği için farklı siyasi partilerin aynı noktada buluştuğunu belirten Kurtulmuş, “Bu, diyalogla demokrasinin en zor meselesinin çözülebileceğini de ortaya koymuştur. Şunu söyleyeyim, bu meseleyi çözebilen Türkiye Büyük Millet Meclisi, Allah’ın izniyle önündeki en ağır, en zor meseleleri de fevkalade güzel bir şekilde çözüme kavuşturur” dedi.

Sürecin Türkiye’nin geleceği için en önemli atılımlardan biri olduğunun altını çizen Kurtulmuş, geçmişteki çözüm çabalarının “karanlık odaklar tarafından engellendiğini”, “birtakım siyasi suikastlarla başlamadan bittiğini” kaydetti.

Kurtulmuş konuşmasına, “Şimdi devlet aklı ve millet vicdanının bir araya gelmesiyle bugün bu sorunun çözülebilmesi için önemli adımlar atıldı ve büyük mesafeler alındı” diye devam etti.

‘İç kalemizi tahkim edeceğiz’

TBMM Başkanı Kurtulmuş, büyük çatışmaların yaşandığı bir dönemde Türkiye’nin, “iç kaleyi tahkim etme” inancının da sürecin en önemli motivasyonlarından birisini teşkil ettiğini belirtti. Kurtulmuş, “Dünyada bu kadar büyük problemlerle uğraşan, bölgesinin lideri olan ve küresel bir aktör olmaya namzet Türkiye’nin içeride oyalanıp kaybedeceği ve iç çekişmelerle harcayacağı ne vakti vardır ne de imkanı vardır. İç kalemizi tahkim edeceğiz ve yolumuza devam edeceğiz. Bu kararlılık sadece siyasi bir kararlılık değildir. Sayın Cumhurbaşkanımızın bundan iki sene evvel dile getirdiği bu kararlılık aynı zamanda bir devlet politikası haline gelmiştir” diye konuştu.

 ‘Türkler, Kürtler diğer bütün unsurlarla bu toprakların asli sahipleriyiz’

Dünyadaki gelişmelere paralel olarak İsrail’in bölgedeki politikalarının da kabul edilemez noktaya geldiğini söyleyen Kurtulmuş, İsrail’in Gazze’yi işgalle başladığı süreçte hemen hemen bölgedeki birçok ülkeye doğrudan saldırı yaptığını, birçok ülkeyi silahlarıyla vurduğunu ifade etti.

Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Araplar, Türkler, Kürtler, diğer bütün unsurlarıyla birlikte bu toprakların asli sahipleriyiz ve İsrail bu topraklara asla hükümran olamayacak, asla egemen olamayacaktır. Hangi gerekçeyle olursa olsun hiçbir ayrılık bu milletin milli menfaatlerine hizmet etmeyecektir. Onun için diyoruz ki, farklılıklarımızı gerçekten zenginlik vesilesi olarak kabul edeceğiz ve inşallah bölgede ve dünyadaki bu büyük türbülansa rağmen ayakları yere sağlam basan, güçlü bir Türkiye olarak yolumuza devam edeceğiz.”

‘Yeni bir dönemin başındayız’

TBMM Başkanı Kurtulmuş, çerçeve yasanın kabul edilmesinin bir eşik olduğuna işaret ederek şöyle dedi:

“Ben hep şunu söyledim, bir kez daha burada söylüyorum. Bu, bizim için sadece bir yasama faaliyeti ya da sadece bir siyasi faaliyet değildi. Raporun kabul edilmesi, kapının açılması, aralanması, yasanın 467 oyla kabul edilmesi bir kapının ardına kadar açılmasıydı. Yeni bir dönemin hemen başındayız. Bu dönem kardeşlik dönemidir. Bu dönem birlik dönemidir. Bu dönem farklılıkları elimine etme dönemidir. Bu dönem ortak hedeflerde bütünleşme dönemidir. Bu dönem barış dönemidir. Bu dönem silahların değil, dillerin, gönüllerin konuştuğu bir dönemdir”

‘Ayrılıkçı dile aramızda yer olmamalı’

Kurtulmuş, sürecin başarıyla devamı için provokasyonlara karşı dikkatli olunması ve ayrıştırıcı dil kullanılmaması gerektiğinin de altını çizerek, şöyle konuştu:

“Çok net söylüyorum, ayrılıkçı bir dile asla artık aramızda yer olmamalıdır, olmayacaktır. Aynı şekilde ayrımcı bir dile de asla ihtiyacımız yoktur, yer de yoktur. Eğer bunları başarabilirsek çok kısa bir süre içerisinde Türkiye’nin bu meseleyi tamamen geride bıraktığını, tamamen çözdüğünü göreceğiz ve Allah’ın izniyle aziz milletimizin, Cumhuriyet’in ilk asrındaki en büyük sorununu tamamıyla, sonuçlarıyla birlikte ortadan kaldırmış olacağız.”