Mersin’in Tarsus ilçesine bağlı Yunus Emre Mahallesi’nde ailesiyle yaşayan 22 yaşındaki Nurjiyan Ezer’den 5 Eylül’den bu yana haber alınamıyor. Nurjiyan Ezer’in ailesi, 6 Eylül’de Tarsus Lütfü Cam Polis Karakolu’na giderek başvuruda bulundu. Aradan 18 gün geçmesine rağmen herhangi bir haber alınmaması üzerine bir kez daha karakola giden aile, ifadelerinin işleme alınmadığını öğrendi. Kayıp başvurusu işleme alınmadığı için de Nurjiyan Ezer’in dosyasının 18 gün boyunca savcılığa gönderilmediği ortaya çıktı.
Ailenin 22 Eylül’de karakola yaptığı ikinci başvurunun ardından dosyanın 23 Eylül’de savcılığa gönderildiği belirtildi. Anne Gülbahar Ezer, yaşananlara dair konuştu.
Kızının 5 Eylül’de işe gitmek için evden çıktığını sonrasında kendisinden haber alamadıklarını belirten Gülbahar Ezer, “Sabah saat 06.30 sıralarından işe gitmek üzere evden çıktı. Akşam saat 19.00 sıralarında kuzenine mesaj atarak mesaide kalacağını ve şarjının bitebileceğini belirtmiş. Bu nedenle mesaide kalmış diye bir şey demedik. Ancak gece geç saatlere kadar gelmeyince kaygılandım. 6 Eylül’de saat 13.00 sıralarında Lütfü Cam Polis Karakolu’na giderek kayıp başvurusunda bulundum. Kayıp olduğuna dair ifadem alındı. İfademi alan polisler ‘kızının telefonu var mı?’ diye sordular. Ben de ‘kızım telefonu yanında götürmüş ve gerekirse telefonunu araştırın’ dedim. Polisler, ‘telefon araştırması için savcılık izni gereklidir’ dediler ve araştırma yapmadılar” diye belirtti.
‘Polisler, ‘Birkaç gün bekle’ dedi’
Karakolda verdiği ifadeden bir hafta sonra kayıp kızının akıbetini sormak için savcılığa gittiğine dikkati çeken Gülbahar Ezer, “Savcılık, karakolu arayarak ‘bu duruma bakacağız, kağıtları onaylayacağız ve bakacağız’ dedi. Ancak aradan geçen sürede bir haber verilmemesi üzerine 22 Eylül tarihinde bir kez daha karakola gittim. Ancak belgelerin savcılığa gönderilmediğini öğrendim, bunun üzerine onlarla tartıştım. Karakolda yeniden ifadem alındı ve 23 Eylül itibarıyla dosya savcılığa gönderilmesiyle birlikte araştırma başlatılmış oldu” dedi.
Kayıp başvurusuna rağmen bu durumun savcılığa iletilmemesine tepki gösteren Gülbahar Ezer, şöyle devam etti: “Eğer ısrarlı olmasaydım ve onlarla kavga etmeseydim belki hala sürüncemede kalırdı. Buna anlam veremiyorum. Kızımın bir an önce bulunmasını istiyorum. Gülistan ve Rojin gibi olsun istemiyorum. İlk ifadem alınırken polisler bana ‘Kızın kendisi gitmiştir. Belki bir arkadaşına gitmiştir ya da kafasını dinlemek için gitmiştir. Bu gibi olaylar olabiliyor’ şeklinde söylemlerde bulundu. ‘Kızım böyle yapmaz’ dedim. Yine de polisler, ‘Birkaç gün bekle’ dedi. Nereye gittiysem beni oyaladılar.”
Kızının bulunması için çağrıda bulunan Gülbahar Ezer, “Gerekli olan tüm araştırmalar yapılsın” dedi.
(MA)



