ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları yalnızca Orta Doğu’da değil, Asya’da da güvenlik endişelerini artırdı. Analistler, Washington’un dikkatinin yeniden Orta Doğu’ya yönelmesinin Hint-Pasifik’teki güç dengelerini etkileyebileceğini değerlendiriyor.
The New York Times’ın (NYT) analizine göre yaşanan gelişmeler, ABD’nin son yıllarda öncelik verdiği Hint-Pasifik stratejisinde fiili bir kayma yaşandığına işaret ediyor.
Asya’daki müttefiklerde güven kaybı
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, geçen yıl Singapur’da düzenlenen bir güvenlik konferansında “Hiç kimse Amerika’nın Hint-Pasifik’teki müttefiklerine bağlılığından şüphe duymamalı” demişti.
Ancak ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin İran’la yaşanan gerilim nedeniyle Orta Doğu’ya yoğunlaşması, Asya’daki müttefikler arasında soru işaretleri yarattı.
Washington yönetiminin, Güney Kore’de konuşlu THAAD ve Patriot hava savunma sistemlerinin bir bölümünü Orta Doğu’ya kaydırma kararı özellikle Seul’de endişeye yol açtı.
Eski ABD Savunma Bakanlığı yetkilisi Ely Ratner, hava savunma bataryalarının Güney Kore’den çekilmesinin bölge ülkelerine “çok kötü bir sinyal verdiğini” söyledi.
Çin fırsat arayabilir
Analizde, ABD’nin Orta Doğu’ya yoğunlaşmasının Çin için diplomatik ve stratejik fırsatlar yaratabileceği belirtiliyor.
Pekin yönetiminin, Washington’un bölgedeki müttefiklerine yeterince odaklanmadığı algısını kullanarak kendini daha güvenilir bir küresel güç olarak sunmaya çalışabileceği değerlendiriliyor.
Ayrıca bazı uzmanlar, ABD’nin dikkatinin dağılmasının Çin’in Tayvan konusundaki hamlelerinde daha rahat hareket etmesine zemin hazırlayabileceğini ifade ediyor.
Japonya da endişeli
ABD’nin önemli müttefiklerinden Japonya da gelişmeleri yakından takip ediyor. Tokyo ile Pekin yönetimleri, Doğu Çin Denizi’ndeki adalar nedeniyle uzun süredir anlaşmazlık yaşıyor.
Japonya’nın Senkaku, Çin’in ise Diaoyü adını verdiği takımadalar Tokyo’nun kontrolünde bulunuyor ancak Pekin bu adalar üzerinde hak iddia ediyor.
Öte yandan Japonya’nın petrol ithalatının yüzde 90’dan fazlası Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleşiyor. Bölgedeki gerilimin artması, enerji güvenliği açısından Tokyo için ciddi risk oluşturabilir.
Sasakawa Barış Vakfı’ndan analist Tsuneo Watanabe, Japonya’nın Trump döneminde “her şeyin mümkün olabileceğinin farkında olduğunu” ve en kötü senaryoya hazırlık yapılması gerektiğini söyledi.
Asya’da savunma politikaları değişebilir
Uzmanlara göre İran savaşı uzun vadede Asya ülkelerinin savunma politikalarını da etkileyebilir. Bölge ülkelerinin silah ve savunma alanında ABD’ye bağımlılığı azaltmaya yönelebileceği ifade ediliyor.
Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung de Pentagon’un hava savunma sistemlerini ülkeden çekme kararına tepki göstererek, yalnızca dış desteğe güvenmenin riskli olabileceğini söyledi.
Lee, “Başkalarına güvenmekle yetinirsek bunun karşılıksız kalacağı zamanlar olabilir. Dışarıdan destek gelmezse nasıl hareket edeceğimizi her zaman düşünmeliyiz” ifadelerini kullandı.




