Önceki gün Ankara’dan birisi emekli, diğeri görevde olan 2 emniyet görevlisinin intihar ettiği haberi geldi.
İsminin Ali Şekeroğlu, yaşının 60 olduğu, 2 çocuğunun bulunduğu açıklanan emekli polis memuru, emekli sendika ve dernekleri ile bazı kamu çalışanları sendikalarının Anayasa Mahkemesi önündeki “seyyanen zam” eylemi sırasında canına kıydı.
Ali Şekeroğlu’nun son fotoğrafı eylem sırasında çekilmiş olan, üzerinde “Para İçin Değil, Onurumuz İçin” yazan dövizi taşıdığı fotoğraftı. Görgü tanıklarının aktardığına göre, Ali Şekeroğlu eylem sırasında öne çıkarak, “Ben artık geçinemiyorum. Para için değil, onurum için yaşamak istiyorum” demiş. Yine tanıkların aktardığına göre Şekeroğlu, “Torunum oldu, ona altın takamadım” demiş. Şekeroğlu 16 Eylül tarihli sosyal medya paylaşımında ise ”25 Eylül Cuma günü AYM önünde basın açıklaması yapılacak, sen yoksan bir kişi eksik olacak, ben gelmesem ne olacak deme! Birlikten kuvvet doğar. Anayasal hak olan insan gibi yaşamak ve geçinebilmek için sesimizi duyuralım.” demişç
Seyyanen zam ne demek?
Seyyanen, eşit şekilde, herkese aynı oranda veya aynı miktarda anlamına gelir. Genellikle bir topluluğun tamamına yapılan aynı tutardaki artış veya ödemeler için kullanılır. En yaygın kullanım alanlarından biri maaş düzenlemeleridir. Örneğin, “seyyanen zam” dendiğinde, tüm çalışanlara eşit miktarda yapılan zam ifade edilir.
Memur ve emeklilerin maaş artışları, kamu görevlileri sendikaları ile Kamu İşveren Heyeti arasında imzalanan toplu iş sözleşmeleri ile belirleniyor. 2023 yılında gerçekleştirilen toplu sözleşme görüşmeleri anlaşmazlıkla sonuçlanmıştır. Ancak TBMM’ye sunulan bir kanun teklifinin kabulü ile emeklileri kapsamayacak şekilde toplu sözleşme kapsamında olanlar için “ (15.965) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda ilave ödeme yapılır” hükmü kabul edilmiş, kanun 15 Temmuz 2023 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. 2023 tarihi itibari ile bu tutar 8.077 TL idi, memur aylık katsayı artışı ile bu tutar günümüzde 25.153,05 TL olmuştur.
Çalışırken alınan maaşı oluşturan kalemler ile emekli olunduğundaki maaşı oluşturan kalemlerin oranları arasında farklar bulunmakta, bunun yanında “seyyanen zam” olarak adlandırılan kalemden emeklilere hiç ödeme yapılmamaktadır. Yani diğer kalemler hariç seyyanen zam ödemesinin hiç yapılmaması nedeni ile her unvandaki emekli kamu çalışanları, fiilen çalışan kamu çalışanlarından 25.153,05 TL daha eksik maaş almaktadır. Diğer kalemler de göz önünde bulundurulduğunda maaş farkının daha arttığını görmekteyiz.
Örneğin en yüksek kademeden maaş alan 30 yıllık bir polis memurunun maaşı 93.000,00 TL iken 30 yıl çalıştıktan sonra emekli olan polis memuru emeklisinin maaşı 49.000 TL’dir. Maaşları arasında 44.000 TL fark bulunmaktadır. Emekli polis memurunun maaşı, çalışan polis memuru maaşının %53’ü oranındadır. Emekli ve çalışan mühendisler arasındaki maaş farkı 51.140,90 TL ve emekli mühendis maaşı çalışan mühendis maaşının %49’u oranındadır. Hemen her unvandaki kamu çalışanı ile emekli kamu çalışanı maaşları arasındaki durum aynıdır.
Emekliler çalışmayı sürdürüyor
Emeklilikten sonra çalışanlar Sosyal Güvenlik Kurumu’na Sosyal Güvenlik Destek Primi ödemektedirler. 2026 Haziran ayı SGK istatistiklerine göre 2.233.396 kişi SGK’ya Sosyal Güvenlik Destek Primi ödemektedir. Yani SGK kayıtlarına göre, 4a statüsünde çalışanların %13’ü emeklidir. Kayıt dışı çalışma da göz önünde bulundurulduğunda bu oranın daha fazla olduğu değerlendirmesi doğru bir değerlendirme olacaktır.
Çalışanlar da emekliler de aç ve yoksul
Birçok sendika, konfederasyon, her ay açlık-yoksul sınırına ilişkin rakamları açıklıyor.
Türk-İş tarafından 2026 yılı Ağustos ayı için açlık sınırını 37.388 TL, yoksulluk sınırını 121.786 TL olarak açıklamıştır. Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından 2026 yılı için tespit edilen asgari ücret 28.075, 50 TL’dir. En düşük emekli maaşı 23.552 TL’dir. Asgari ücret de en düşük emekli maaşı da bırakın yoksulluk sınırını, açlık sınırının bile çok altındadır.
SGK’ya göre özel sektörde çalışanların %45,34’ünün ücreti, asgari ücret seviyesindedir. Emekliler arasında ise bu oran çok daha yüksektir. Yap İşlet modeli ile şehir hastaneleri ile faize yapılan ödemelerle bütçe kaynakları çarçur edilirken emekliler, emekçiler açlığa mahkum ediliyor. İktidar yandaşlarına da çeşitli adlarla kaynak aktarılıyor.
İş cinayetlerinde ölümler yaşlı çalışanlar arasında çok yüksek
Başka kuruluşlarca da “İş Kazası ve Meslek Hastalıkları/İş Cinayetleri İstatistikleri” açıklanmakla birlikte SGK tarafından açıklanan istatistikleri esas alırsak; SGK son olarak 2025 yılı istatistiklerini açıkladı. Buna göre 2025 yılında iş kazalarında 1.931 emekçi hayatını kaybetti. SGK meslek hastalığından hiç ölüm olmadığını açıkladı. Açıklamaya göre, 2025 yılında iş kazalarında can veren 243 emekçi (ölümlerin%13’ü) 60 yaş ve üzerindeki yaşlardadır.
İş cinayetleri değerlendirilirken göz önünde bulundurulan kıyaslamalardan birisi de 100.000 çalışan başına iş kazasında ölüm oranıdır. 2025 yılında ülkemizde 100.000 çalışandan 9,9’u iş cinayetlerinde hayatını kaybederken, 60 yaş ve üzerinde emekçiler için bu oran 326’dır. (Türkiye ortalamasının bile 33 katı) Avrupa ülkelerinde en yüksek oran Fransa’dadır ve 100.000 çalışan için bu oran 3,60’dır.
Ne yapmalı
Emeklilerin sendikalaşma ve emekli sendikalarının toplu sözleşme hakları kamu makamları ve yargı organları tarafından tanınmamakla birlikte emekliler, emekli sendikaları örgütlülükte, birleşik-fiili-meşru mücadelede ısrarcı olmalı, çok sayıdaki emekli sendikası bir araya gelerek örgütlülüklerini birleştirmeli, birlikte mücadele etmelidir.
Ali Şekeroğlu’na selam olsun
Hangi koşulda olursa olsun, insanların canına kıymasını doğru bulmamakla birlikte, intiharların birçoğunu bireysel değil toplumsal bir duruş olarak anlamak gerekmektedir. Ali Şekeroğlu da toplumsal düzene, emeklilere, emekçilere karşı siyasi iktidarın takındığı tavrı protesto etmek için canına kıymış, milyonlarca emekçinin sesi olmuştur. Bu ölüm 86 milyon insanın yüreğini yaralamıştır. Ali Şekeroğlu‘nun “Sen yoksan bir kişi eksik olacak, ben gelmesem ne olacak deme! Birlikten kuvvet doğar. Anayasal hak olan insan gibi yaşamak ve geçinebilmek için sesimizi duyuralım” çığlığı tüm emekçiler, emeklilerin yüreğinde duyacağı bir çağrı olmalı.
Şekeroğlu sen artık fiziken aramızda değilsin, üzgünüz. Senin kaybın yalnızca bir canın kaybı değil, milyonların kaybıdır. Milyonlar seni hep hatırlayacak, gönlümüzde, aklımızda hep var olacaksın. Sana söz Ali, çığlığını felsefemiz olarak daha sıkıca savunacağız, onurluca, kardeşçe, eşit olarak yaşamak için, kazanmak için mücadelemizi sürdüreceğiz. Sana, çocuklarına, torununa, selam olsun.




