Milas Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasına tutuklu sanık Nihat Arslan, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Maktul Özlem Arslan’ın babası Ali Dündar ile annesi Nadiye Dündar da duruşmaya SEGBİS üzerinden bağlandı. Tutuksuz sanık M.Ç., Özlem Arslan’ın kardeşleri Ebru Dündar ve Eda Gürel ile taraf avukatları ise duruşma salonunda hazır bulundu.
Duruşmada savunmasını yapan sanık Nihat Arslan’ın ardından aile bireyleri ve tanıklar dinlendi, taraf avukatları beyanlarını sundu.
Mahkeme heyeti, Nihat Arslan’ı “kadına ve eşe karşı nitelikli kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı ve sanık hakkında herhangi bir indirim uygulanmasına yer olmadığına hükmetti. Cinayete yardım ettiği iddiasıyla yargılanan M.Ç. ise beraat etti.
‘Özlem sistem tarafından yalnız bırakılmıştı’
Duruşma sonrası açıklama yapan Özlem Arslan’ın aile avukatı Perihan Ceviz Turasay, şunları söyledi:
“Bir kadın daha erkek şiddeti neticesinde ve hatta aile yılı ilan edilen bu dönemlerde boşanma aşamasında olduğu eşi tarafından katledildi. Özlem sistem tarafından yalnız bırakılmıştı; avukatı dahi olmadan kendi hukuki mücadelesini sürdürmüştü. Üç kez koruma kararı almasına rağmen Özlem öldürüldü, korunamadı. Özlem ihlal bildirimlerini yapmak için karakola başvurduğunda ‘fiziki müdahale yok, dolayısıyla ihlal bildirimi alamayız’ gibi hatalı ve baştan savma bilgilerle geri gönderilmişti. Dolayısıyla artık mücadele hırsını da bir köşeye bırakarak tamamen öldürüleceğini bile bile beklemeye başladığı günlerden geçmişti. O kadar yorulmuştu ki kapı kapı gezip çözüm üretemeyen sistemler ve görevliler yüzünden, bir kadın sığınma evine başvuracak aşamaya gelmiş olmasına rağmen maalesef bugün korunamadı.
Bu hususu acılı bir şekilde biliyoruz. Ancak bugün Milas Ağır Ceza Mahkemesi nezdinde ilk celsede hüküm verildi. Sanık ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile indirimsiz şekilde cezalandırıldı. Bu karar, kadın cinayetleriyle mücadelede caydırıcılık politikası açısından önemlidir. Bizler sanığın eylemlerini tasarlayarak işlediği kanaatindeyiz. Çünkü kendisi olay yerine bir saat kadar öncesinde geliyor, pusuya yatıyor, yedek kıyafet getirip değiştiriyor ve başka bir yere saklıyor; sonrasında hiçbir şey olmamış gibi hayatına devam ediyor. Bunlar tanık beyanlarıyla sabit. Dolayısıyla bu dosya kapsamında tasarlamanın oluşmadığını söylemek bizce mümkün değil. Mahkeme bu aşamada kadına ve eşe karşı kasten öldürme suçundan ceza verdi; kararı bu yönüyle istinafa taşıyacağız. Ancak verilen ceza miktarı yönünden caydırıcı bir karar olduğunu söyleyebiliriz.”
Özlem Arslan’ın kardeşi Eda Gürel, “Çok mutluyum bu karar konusunda. Ablam hayattayken hiçbir şekilde korunamadı. Bundan sonra lütfen bütün kadınlar korunsun istiyorum. Adalet yerini buldu” dedi.
Ebru Dündar ise “Çok mücadele ettik, karakollarda çok direndik. Hatta karakolda ‘İlla ölmemiz mi gerekiyor?’ diye tartışma yaşamıştım. Bize ‘fiziki müdahale olmadığı sürece koruma kararı olmayacağını, bir şey yapamayacaklarını’ söylediler ve bu konuda çok mağdur edildik. Lütfen artık her kadının yardım çığlığına cevap verilsin, bir yardım eli uzatılılsın. Bu siz de, bir başkası da, kızınız veya anneniz de olabilir. Lütfen sesimizi duyun. Artık başka kadınlar ölmesin. İstediğimiz sonucu aldık, umarım bundan sonraki benzer davalarda da sanıklar aynı cezayı alır” diye konuştu.
Olayıngeçmişi
Milas’ın Güneş Mahallesi’nde yaşayan 3 çocuk annesi Özlem Arslan (39), 2 Şubat 2026’da işe gitmek üzere evinden çıktığı sırada bıçaklanarak öldürülmüştü. Olayın ardından gözaltına alınan boşanma aşamasındaki eşi Nihat Arslan tutuklanmış, cinayete yardım ettiği iddiasıyla gözaltına alınan M.Ç. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. (ANKA)




