PJAK: ‘İran’ın bir çözüm projesi yok’

PJAK Eş Genel Başkanı Emir Kerimi, İran’ın devam eden idam ve baskı siyasetine dikkat çekerek, herhangi bir çözüm projesinin olmadığını vurguladı. Kürtlerin birliği için ön şartları olmadığını kaydeden Kerîmî, “Bütün taraflarla oturmaya ve diyaloga hazırız” dedi.

PJAK: ‘İran’ın bir çözüm projesi yok’
PJAK: ‘İran’ın bir çözüm projesi yok’
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 20 Ekim 2026 14:44

ABD-İsrail ve İran arasında 28 Şubat’ta başlayan savaş sürüyor ve savaşın sonlandırılmasına yönelik henüz somut bir çözüm ortaya çıkmış değil. Öte yandan İran’ın muhaliflere yönelik baskıları da devam ediyor.

İran’ın en önemli muhalif gruplarından biri olan Özgür Yaşam Partisi’nin (PJAK) Eş Genel Başkanı Emîr Kerimi, Rojnews haber ajansına konuştu.

Türkiye’nin Suriye’de yaptığını İran’da da yapmak istediğini söyleyen Kerimi, bölgede olası bir mezhepsel çatışmada Türkiye’nin Sünni blokta yer alacağını belirtti.

Suriye’nin Husilerle savaş için bölgeye güç sevk ettiğini kaydeden Kerîmî, bir savaş hazırlığının yapıldığını ve bunun Şiilere, yani Haşdi Şaabi’ye karşı bir çatışmaya dönüşmesi durumunda İran ve vekil güçleriyle de karşı karşıya gelme durumunun oluşabileceğini söyledi:

“Eğer bu aşama başlarsa Türkiye ve İran tamamıyla karşı karşıya gelecek. Türkiye’nin iç meseleleri de var. Türkiye, İran’daki etnik ve ulusal hareketlilikten çekiniyor. Çünkü orada yaşanan bir hareketliliğin Türkiye’de de yaşanmasından korkuyor.”

Kerîmî, Türkiye’nin Rojava’ya yönelik politikalarını İran’ın Kürt bölgesi Rojhilat’ta da uygulamak istediğini savundu.

Kerimi, Kürtlere karşı bugün yürütülen siyasetin aynı kalmayacağını belirterek, “Kalacak olan, bundan sonra kimler Kürtlerle kalacak; bunun için de siyaset yapmak isteyenler azami ölçüde Kürt karşıtlığı yapmaya çalışacaklardır” dedi.

‘Baskı ve idamlar sürdüğü için bir değişimden de söz edemeyiz’

İran’ın çözüm için hiçbir projesinin olmadığını ifade eden Kerimi, “İran İslam Cumhuriyeti, her sıkıştığında kanunlarda dönemsel ve taktiksel değişiklikler yapıyor. Devletin özü noktasında ise tek bir değişiklik yaşanmıyor. Hiçbir projesi olmadığı için, halkların sorunlarını çözmek amacıyla zihinsel dönüşüm ve temel haklar için bir programın da emareleri yok. Baskı, saldırılar ve idamlar sürdüğü için bir değişimden de söz edemeyiz” dedi.

Bafil Talabani’nin açıklamaları: ‘Elimize ulaşan bir şey yok’

Irak Kürdistan Bölgesi’nin başkenti Erbil’de geçen hafta düzenlenen MERİ Forumu’na da değinen Kerimi, şunları dile getirdi:

“Bafil Talabani dikkat çekici bazı söylemlerde bulunurken, Neçirvan Barzani de bazı meselelere dikkat çekti. İran’dan bir şeyler duyduklarını düşünüyoruz. Özellikle Bafil Talabani, Rojhilat’taki Kürt meselesinin çözümü için inisiyatif almak istiyor. Bu inisiyatif meselesinde Neçirvan Barzani ile birbirlerinden haberdar olabilirler. Eğer Kürt meselesinin çözümü için bir inisiyatif kurulmuşsa da bu, saygıyla karşılanmalıdır. Ancak bazı şeyler söylendi ama bunlar hiçbir şekilde bize ulaşmış değil. Elimizde buna dair bir şey de yok. Bafil Talabani’nin ‘İran çözüme hazır’ açıklamasından sonra İran, Werîşe Muradi’nin idam cezasını onayladı, Pexşan Ezîzî’nin cezasını onayladı ve ardından Şaho’da arkadaşlarımıza dönük saldırı gerçekleşti.”

‘Kürtler alternatifsiz değil’

“İran’ın feraseti böyledir ve şu mesajı vermek istiyor: Eğer sizin için uygun görülen şart ve koşulları kabul etmezseniz, tehdit dili de var. Sürekli baskı ve zorla bazı şeyleri kabul ettirmeye çalışıyorlar; bu da yanlış bir tarzdır. Siyasi, diplomasi ve diğer bütün alanlarda Kürtler alternatifsiz değildir. Eğer devlet, demokrasiyi ve çözümü güçsüzlük olarak görüyorsa büyük stratejik bir yanlışın içerisindedir.”

Talabani, İran’daki Kürtler için de Türkiye’deki sürece benzer bir girişimin başlangıç aşamasında olduklarını söylemişti. İran’la yapılan görüşmelerde konunun ele alındığını belirten Talabani, Tahran’ın yaklaşımı olumlu karşıladığını ve bölgesel bir barış sürecinin oluşturulması için işbirliği önerdiğini ifade etmişti.

Talabani, “İran’daki kardeşlerimizle benzer bir sürecin ilk günlerindeyiz. Bunu İran’da çok konuştuk ve İran çok güzel karşıladı. Bölgede genel bir barış süreci oluşturmak için işbirliği yapmayı da önerdiler.” demişti.

‘İran ile herhangi bir iletişim yok’

Kerimi, İran ile ilişkilere de değindi.

İran ile doğrudan veya dolaylı olarak herhangi bir iletişimlerinin olmadığını söyleyen Kerimi, “Devlet bu konuda bir sürü yalan haber yayınlıyor. Bu yolla kamuoyunda şüphe uyandırmak istiyorlar. Ancak devletin yaptıkları ve pratikleri de ortadadır; şiddeti farz kılıyor. Eğer çözüm niyetleri varsa bu noktada açık ve sade bir programları olmalı ve bunun içerisinde Kürt halkının kazanımları da yer almalıdır” diye konuştu.

Programlarının temel ilkelerini paylaştı

Kerîmî, partisinin İran için proje ve programlarının temel ilkelerini şöyle özetledi:

Statü: İran’da Kürt halkı için bir statü talebimiz var. Bu statü federalizm çerçevesinde olmalı.

Yerinden demokrasi: Toplumun doğrudan siyasete katılımı için özyönetim olmalı. Bu sadece merkezi devletle yönetimin ortaklaştırılması değil, hakların da anayasada güvenceye alınmasıdır.

İran’daki sistemin kurulmasında Kürtlerin katılımı: Kürtler masada olmalı ve İran’ın geleceğinin şekillenmesinde yer almalıdır.

İran Demokratik Cumhuriyeti: İran’da Kürtler ve tüm halkların içerisinde yer aldığı demokratik bir cumhuriyetin kurulması bir ihtiyaçtır.

Demokratik entegrasyon: Süreç kapsamında, farklı inanç ve ulusların kimliğinin tanınması hukuki ve siyasi olarak güvenceye alınmalı ve resmiyete kavuşturulmalıdır.

‘Birlik için hiçbir şartımız yok’

Kerimi, “PJAK olarak ulusal birlik için herhangi bir şartımız yoktur. Bütün taraflara bu süreci anlamaları için çağrı yapıyoruz. Farklılıklarımız var; ancak birbirimize karşı durmayalım ve birbirimizi zayıflatmak için çaba içerisinde olmayalım. Bir tarafın zayıflaması demek, hepimizin zayıflaması demektir. Siyaset üstü bir feraset olmalı; sivil toplum, aydınlar, akademisyenler süreci iyi okumalı, jeopolitik değişimler üzerine derin analizler yapmalı ve bunu siyasi güçlere sunmalıdır. Toplum ve bütün siyasi partiler böyle bir atmosferi kurmalı. Bizler her zaman bütün taraflarla oturmaya ve diyaloga hazırız. Büyük fırsatların elden kaçmaması için küçük kavgaları bir kenara bırakmalıyız. Kürt toplumu ve siyasi partilerimizin büyük bir çoğunluğunun bu hassasiyetleri anlayacağına inanıyoruz” diyerek sözlerini tamamladı. (MA)