Politico iddiası: ABD ve İsrail’in İran planı Eylül’e kadar sürebilir

ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), Florida eyaletinin Tampa şehrindeki karargaha ek askeri istihbarat görevlileri talep etti. Takviyelerin, İran’a karşı yürütülecek operasyonları en az 100 gün boyunca ve potansiyel olarak eylül ayına kadar desteklemesi öngörülüyor.

Politico iddiası: ABD ve İsrail’in İran planı Eylül’e kadar sürebilir
Politico iddiası: ABD ve İsrail’in İran planı Eylül’e kadar sürebilir
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 5 Mart 2026 18:08

ABD merkezli Politico gazetesi, ABD Savaş Bakanlığı’nın (Pentagon), Washington’un İsrail ile birlikte başlatacağı uzun süreli İran operasyonuna hazırlık kapsamında istihbarat ve askeri planlamalarını hızla genişlettiğini ve planlamaların Eylül 2026’ya kadar sürebileceğini aktardı.

Politico’nun haberine göre, ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), Florida eyaletinin Tampa şehrindeki karargaha ek askeri istihbarat görevlileri talep etti. Takviyelerin, İran’a karşı yürütülecek operasyonları en az 100 gün boyunca ve potansiyel olarak eylül ayına kadar desteklemesi öngörülüyor.

ABD Başkanı Donald Trump, bu haftanın başında operasyonun dört ila beş hafta sürebileceğini belirtmiş, ancak sürenin “çok daha uzun olabileceği” uyarısında bulunmuştu. Politico, Trump yönetiminin savaş için istihbarat personelini artırma çabalarının, Washington’un planladığından daha uzun bir kampanyaya hazırlandığını gösterdiğini belirtti.

Saldırılar, İran Kızılayı’na göre en az 700 kişinin ölümüne ve yüzlerce kişinin yaralanmasına yol açtı. Bir ilkokula düzenlenen saldırıda çoğunluğu çocuk 165’ten fazla kişi hayatını kaybetti.

CENTCOM ise 2 Mart Pazartesi günü İran saldırısı sonrası Kuveyt’te altı ABD askerinin öldüğünü açıkladı.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İsrail’in eylemlerinin Washington’u hareket etmeye zorladığını kabul etti.

İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu da saldırıları, ABD desteğiyle gerçekleştirdiklerini belirterek, bu operasyonu onlarca yıldır süren hedefin doruk noktası olarak nitelendirdi.

Öte yandan ABD yönetimi, Ortadoğu’da genişleyen çatışma ortamı nedeniyle bölgede mahsur kalan Amerikan vatandaşlarını tahliye etmek için yeni adımlar atıyor. Ancak hazırlıkların yetersiz olduğu yönündeki eleştiriler de artıyor.

Habere göre ABD Dışişleri Bakanlığı, Ortadoğu’dan ayrılmak isteyen Amerikan vatandaşlarına yardımcı olmak amacıyla Yunanistan’ın başkenti Atina’ya ek personel gönderiyor. Konsolosluk işlemleriyle ilgilenen mevcut ve eski bir yetkili, bu personelin özellikle bölgeden gelen ABD vatandaşlarının pasaport yenileme, bilet temini ve geçici konaklama gibi ihtiyaçlarına destek olacağını belirtti.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran’a karşı yürütülen operasyonlara destek amacıyla Pentagon’dan daha fazla askeri istihbarat görevlisinin Florida’daki Tampa merkezine gönderilmesini talep etti. Politico’nun ulaştığı bildirim belgesine göre bu personelin en az 100 gün görev yapması planlanıyor ve sürenin eylül ayına kadar uzayabileceği belirtiliyor.

Bu talep, ABD yönetiminin İran’la yaşanan çatışma sürecinde ilk kez ek istihbarat personeli çağrısında bulunduğunu gösteriyor. Aynı zamanda Pentagon’un, Başkan Donald Trump’ın başlangıçta öngördüğü dört haftalık süreyi aşabilecek uzun vadeli operasyonlar için şimdiden kaynak ayırdığının işareti olarak değerlendiriliyor.

‘Hazırlık yetersizdi’ eleştirisi

Haberde görüşlerine yer verilen eski ABD diplomatı Gerald Feierstein, operasyonun hazırlıksız yürütüldüğünü savundu. Feierstein, “Tamamen doğaçlama ilerleyen bir operasyon görüyoruz. Askeri bir eylemin gerçekten yaklaştığını kimsenin anlamadığı ya da inanmadığı izlenimi oluştu” dedi.

ABD ve İsrail’in İran’ın güvenlik altyapısını hedef alan geniş çaplı saldırılar düzenlediği, İran’ın dini lideri ve bazı üst düzey yetkililerin bu saldırılarda öldürüldüğü belirtiliyor. Ancak ABD ve İsrailli yetkililerin operasyonun nihai hedefini henüz net biçimde açıklamadığına dikkat çekiliyor.

İran ise buna karşılık Ortadoğu genelindeki ABD hedeflerine saldırılar düzenledi. Kuveyt’teki bir askeri limana yapılan insansız hava aracı saldırısında en az altı ABD askerinin hayatını kaybettiği bildirildi. Saldırının düşük maliyetli Shahed tipi bir İHA ile gerçekleştirildiği belirtilirken, ABD’nin bu tür tehditlere karşı milyonlarca dolar değerindeki füzeleri kullanmak zorunda kalması dikkat çekti.

Pentagon’un bölgeye daha fazla hava savunma sistemi göndermeye çalıştığı, özellikle insansız hava araçlarına karşı geliştirilen daha küçük ve düşük maliyetli sistemlerin sevk edilmesinin planlandığı aktarıldı.

Tahliye planları tartışma yarattı

En yoğun eleştiri ise ABD vatandaşlarının tahliyesi konusundaki hazırlıkların yetersiz olduğu yönünde. Politico’nun haberine göre, ABD’nin bölgedeki diplomatik misyonlarının büyük bölümü personel ve ailelerini ancak savaş başladıktan sonra tahliye etmeye başladı.

ABD Dışişleri Bakanlığı ise Ortadoğu’daki 14 ülkede bulunan vatandaşlarına “derhal ayrılın” uyarısını ancak pazartesi günü yaptı. Ancak bu sırada hava sahalarının kapanması nedeniyle birçok uçuş iptal edilmişti ve bölgeden ayrılmak zorlaşmıştı. Daha sonra Kıbrıs ve Pakistan için de benzer uyarılar yayımlandı.

Eski ABD’nin Lübnan Büyükelçisi Jeffrey Feltman, durumu sert sözlerle eleştirdi. Feltman, “Bu tam anlamıyla bir görev ihmali. İran bir tehdit olabilir ancak ortada acil bir saldırı riski yokken yüz binlerce Amerikalı için tahliye planı yapılmadı” ifadelerini kullandı.

Dışişleri Bakanlığı ise cumartesi sabahı kurulan 24 saat esaslı kriz masası sayesinde 6 bin 500’den fazla ABD vatandaşına güvenlik ve seyahat konusunda destek verildiğini açıkladı.

ABD iç siyasetinde tartışma büyüyor

ABD’de muhalefetteki Demokratlar da tahliye sürecindeki aksaklıklar nedeniyle yönetimi eleştiriyor. Senato Dış İlişkiler Komitesi üyesi Senatör Chris Coons, Dışişleri Bakanlığı’nın hazırlık eksikliğinin soruşturulması için Kongre’de denetim oturumları yapılması çağrısında bulundu.

Demokrat senatörler ayrıca Dışişleri Bakanı Marco Rubio’ya gönderilen mektupta, Amerikan vatandaşlarının bölgeden ayrılmasını kolaylaştırmak için daha somut adımlar atılması gerektiğini belirtti.

Bazı eyalet valileri de bölgede mahsur kalan vatandaşlarıyla ilgili bilgi almak için Dışişleri Bakanlığı ile temas kurdu. Illinois Valisi JB Pritzker, Rubio’ya gönderdiği mektupta “Amerikalılar yurt dışında mahsur kaldı ve onları güvenli şekilde evlerine getirmek için elimizden gelen her şeyi yapmak zorundayız” ifadelerini kullandı.

Habere göre ABD yönetiminin Ortadoğu’daki savaşın genişleyebileceği ihtimaline karşı hazırlıklarının sınırlı olması, Washington’da dış politika ve kriz yönetimi tartışmalarını da yeniden gündeme getirdi.