Fransa’dan IŞİD’in kontrolündeki Rakka’ya giden Vanessa B., cihatçı eşini pompalı tüfekle vurmakla suçlanıyor. Dava, örgütün Suriye’deki hakimiyet dönemini ve Fransız vatandaşlarının IŞİD’e katılımını yeniden gündeme taşıyor.
İki çocuğuyla Suriye’ye gitti
Fransa’da özel yetkili ağır ceza mahkemesinde görülecek davada, 38 yaşındaki Vanessa B. eşini öldürmeye teşebbüsle yargılanıyor.
AFP’nin aktardığına göre Vanessa B., Aralık 2013’te iki küçük çocuğuyla birlikte Suriye’ye gitti.
İddianamede yer verilen bilgilerde, 2014 baharında Rakka’da kaldıkları evde eşi Mohamed S.’yi karnından pompalı tüfekle vurduğu, ağır yaralanan Mohamed S.’nin ameliyat edilerek hayatta kaldığı yazıldı.
Birkaç hafta sonra Suriye’den ayrılan Mohamed S., Ağustos 2014’te Türkiye’de yakalanarak Fransa’ya gönderildi. Fransız mahkemesi, onu 2017’de terör örgütüne katılmaktan sekiz yıl hapis cezasına çarptırdı.
Vanessa B. ise Suriye’deki faaliyetleri ve eşine yönelik saldırı iddiası nedeniyle yargılanıyor. Savcılık, sanığın örgütün ideolojisine bağlılığını sürdürdüğünü, evinde silah bulundurduğunu ve başka Fransız vatandaşlarını IŞİD’e katılmaya teşvik ettiğini ileri sürüyor. Ayrıca örgütten barınma ve maddi yardım aldığını belirtiyor.
Sanığın savunması ve saldırının koşulları mahkeme tarafından değerlendirilecek. Yargılamada, öldürme kastının bulunup bulunmadığı ve sanığın Suriye’deki faaliyetlerinin hukuki niteliği de ele alınacak.
Fransa’dan cihatçı örgütlere katılanlar
Vanessa B.’nin yargılanması, Fransa’dan Suriye ve Irak’taki cihatçı örgütlerin kontrolündeki bölgelere gidenlerin sayısını da gündeme getiriyor.
Fransa Ulusal Terörle Mücadele Savcılığı’nın (PNAT) verilerine göre, bu bölgelere giden Fransız vatandaşlarının sayısı 1.490’a ulaştı. Bunların 417’si kadın; yaklaşık 180 kadın ise Fransa’ya geri döndü.
Fransa İçişleri Bakanlığı’na bağlı İç Güvenlik Genel Müdürlüğü, Avrupa’dan 2012’den itibaren Suriye ve Irak’a gidenlerin sayısının 5 bini aştığını, dörtte birinden fazlasının Fransa’dan geldiğini bildirdi. Bu kişilerin büyük bölümü IŞİD saflarına katıldı.
Örgüte katılan kadınların rolleri aynı değildi. Bazıları savaşçıların eşleri olarak örgütün kontrolündeki bölgelerde yaşarken, bazıları propaganda, eleman temini veya örgütün gündelik işleyişinde yer aldı. Her sanığın örgüt içindeki konumu ve işlediği öne sürülen suçlar ayrı ayrı inceleniyor.
Fransa’da kasım ayında yargılanması beklenen Emilie König de IŞİD’in Fransız kadın üyeleri arasında öne çıkan isimlerden biri.
Fransa’da IŞİD suçlarına ilişkin yargılamalar sürüyor
IŞİD’in işlediği suçların yargı önüne taşınması yıllar aldı. Uluslararası kuruluşların raporları, tanık ifadeleri ve örgütün propaganda materyalleri, suçların belgelenmesinde önemli rol oynadı. Ancak çatışma bölgelerinde kanıt toplamak, tanıkları korumak ve sorumluluk zincirini ortaya çıkarmak hâlâ güçlükler barındırıyor.
Fransa’da Suriye’ye giden kadınlar başlangıçta çoğunlukla örgüte katılım suçlamaları üzerinden yargılanırken, son yıllarda örgütün işleyişindeki rolleri ve uluslararası suçlarla olası bağlantıları daha ayrıntılı biçimde inceleniyor.
Mart 2026’da Fransız yargısı, IŞİD üyesi Sabri Essid’i Ezidilere yönelik soykırım ve insanlığa karşı suçlardan gıyabında müebbet hapis cezasına çarptırdı. Karar, Fransa’da bir Fransız vatandaşının soykırım suçundan mahkûm edildiği ilk dava oldu. Mahkeme, IŞİD’in Ezidi topluluğunu fiziksel ve kültürel olarak ortadan kaldırmaya yönelik eylemlerini değerlendirdi.
Vanessa B.’nin davası ise farklı suçlamaları kapsıyor. Sanık, Suriye’deki örgütle ilişkileri ve eşine yönelik öldürmeye teşebbüs iddiası nedeniyle yargılanıyor. IŞİD’in işlediği uluslararası suçların kapsamı, sanık hakkındaki suçlamaların ayrıca kanıtlanması gerektiği gerçeğini değiştirmiyor. Mahkemenin kararı, Vanessa B.’nin bireysel sorumluluğuna ilişkin delillere dayanacak.




