İnsan hakları savunucuları ve kuruluşları, İran’da 2026 yılının ilk yarısında kadınlara yönelik artan hak ihlallerini, yargı baskısını ve katliamları içeren kapsamlı bir hak ihlalleri raporu yayımladı.
Raporda, uygulanan politikaların kadınların kamusal alandaki varlığını ve hak arayışlarını engellemeye yönelik sistematik birer baskı aracı olduğu vurgulandı.
Yargı kıskacı: İdamlar, kırbaç ve yüzlerce yıl hapis cezası
Yayımlanan rapora göre, adil yargılanma süreçlerinin işletilmediği Doğu Azerbaycan, İsfahan, Kazvin, Zencan ve Erdebil’deki cezaevlerinde yılın ilk 6 ayında en az 9 kadın idam edildi.
Yargı baskısının hedefinde olan kadın aktivistlerin bilançosu ise şöyle aktarıldı:
- Meryem Hedavend, Erguvan Fellahi ve Mehnaz Çeharduli dahil olmak üzere 4 kadın aktivist hakkında idam kararı verildi. Bu kadınlardan üçünün Ocak ayındaki protestolarda gözaltına alındığı ve Tahran Devrim Mahkemesi tarafından cezalandırıldığı belirtildi.
- 44 kadın aktiviste siyasi faaliyetleri ve hak savunuculukları nedeniyle toplam 211 yıl 5 ay hapis cezası verildi.
- 3 kadın hakkında toplam 179 kırbaç cezası, 4 kadın hakkında ise 14 yıl ertelenmiş hapis cezası kararı çıktı.
Savaş ve sansür gölgesinde 5 binden fazla gözaltı
İran, İsrail ve ABD arasında yaşanan askeri gerilimler ile internet kısıtlamalarına rağmen, yılın ilk yarısında 5 binden fazla kadının gözaltına alındığı kaydedildi. Yoğun güvenlik ablukası nedeniyle bu kadınlardan yalnızca 368’inin kimliği doğrulanabildi. Kimliği tespit edilenler arasında 70 Kürt, 50 Lor, 29 Bahai, 19 Gilek, 12 Beluc, 11 Azeri kadın ile 6 üniversite öğrencisi, 3 öğretmen ve en az 23 kız çocuğu bulunuyor.
En az 45 kadın yakınlarındaki erkekler tarafından katledildi
Raporda, İran genelinde yılın ilk altı ayında en az 45 kadının katledildiği belgelendi. Kadın katliamlarının faillerinin büyük bölümünün eş, eski eş, baba, kardeş gibi en yakınlarındaki erkekler olduğu belirtilerek şiddetin yapısal boyutuna dikkat çekildi:
- Katliamların 27’sinin gerekçesi kayıtlara “aile içi anlaşmazlık” olarak geçti.
- 5 kadın “namus” bahanesiyle, çocuk yaşta evlendirilen 2 kız çocuğu/kadın ise evli oldukları erkekler tarafından katledildi.
- En fazla katliam vakası 16 kadın ile Tahran’da görülürken, Siistan ve Belucistan’da 6, Fars eyaletinde ise 4 vaka kaydedildi.
Protestolarda devlet kaynaklı kadın ölümleri
Raporda, ülkedeki protestolar sırasında rejim güçlerinin doğrudan hedef alması sonucu yaşanan ölümler “devlet kaynaklı ölüm” olarak tanımlandı.
Eski dini liderin ölümünün ardından sokaklara çıkan Ahu Kalenderi ve Faize Afşari kolluk kuvvetlerinin ateş açması sonucu yaşamını yitirdi.
Ocak ayındaki protestolarda ise rejim güçlerinin müdahalesiyle en az 250 kadın hayatını kaybetti. Hayatını kaybedenlerin 206’sının kimliği tespit edilirken, aralarında 25 kız çocuğunun, 22 üniversite öğrencisinin, 2 öğretmenin ve 7 sağlık çalışanının olduğu bildirildi.
Uluslararası topluma çağrı
Hak savunucuları, raporda yer alan verilerin buz dağının yalnızca görünen kısmı olduğunu belirterek, kadınlara yönelik gözaltı, ağır cezalar ve sistematik şiddetin organize bir politikanın ürünü olduğunu vurguladı. İnsan hakları örgütleri, uluslararası mekanizmaları İran’da derinleşen bu kadın kırımı ve hak ihlallerine karşı acilen somut ve etkin adımlar atmaya çağırdı. (MA)




