• Ana Sayfa
  • Kadın
  • Rojin Kabaiş’in babası: Gerekirse Ankara’da açlık grevine başlayacağım

Rojin Kabaiş’in babası: Gerekirse Ankara’da açlık grevine başlayacağım

Rojin Kabaiş’in babası Nizamettin Kabaiş, “Üniversiteyle görüşeceğim. Rektöre soracağım, ‘Ben kızımı sana emanet ettim. Sen niye bir çaba göstermiyorsun? Niye saklıyorlar? İki kişiye ait DNA ortada varken niye araştırmıyorlar?” diye konuştu.

Rojin Kabaiş’in babası: Gerekirse Ankara’da açlık grevine başlayacağım
Rojin Kabaiş’in babası: Gerekirse Ankara’da açlık grevine başlayacağım
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 8 Ocak 2026 11:21

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Okul Öncesi Öğretmenliği Bölümü birinci sınıf öğrencisi 21 yaşındaki Rojin Kabaiş, okula başladıktan üç gün sonra, 27 Eylül akşamı Van Gölü sahilinde kayboldu. Rojin Kabaiş’in kızın cansız bedeni, 15 Ekim’de kaybolduğu yerden 24 kilometre uzaklıkta Mollakasım Köyü sahilinde ihbar üzerine bulundu.

Rojin Kabaiş’in babası Nizamettin Kabaiş, ANKA Haber Ajansı’na konuşarak, “15 aydır bu acıyı çekiyoruz, ‘Rojin’e ne oldu’ sorusunu soruyoruz. Cevap alamıyoruz. 23 seferdir Van’a gidip geliyorum. Çünkü evde dayanamıyorum” dedi.

Sürekli savcılık, emniyet ve baro yöneticileriyle görüştüğünü anlatan Nizamettin Kabaiş, “Üniversiteyle görüşeceğim. Rektöre özel olarak soracağım, ‘Ben kızımı sana emanet ettim. Sen niye bir çaba göstermiyorsun? Niye sormuyorsun? Niye demiyorsun bu genç kızımızın başına ne geldi? Veyahut kimden şüpheleniyorsun? Niye açıklamıyorsun? Mecbursun çünkü ben kızımı sizin emanet ettim. Sen de devlet kurumundasın. Üniversite de devletindir’… Devletten rica ediyorum, benim kızıma ne oldu? Kim katletti? Niye söylemiyorlar? Niye saklıyorlar? Biz acı çekiyoruz. İki kişiye ait DNA ortada varken niye araştırmıyorlar?” diye konuştu.

‘Şimdiye kadar delillerin hepsi karartıldı’

Soruşturma kapsamında Rojin Kabaiş’in cep telefonunun inceleme amacıyla İspanya’ya gönderildiğini belirten Kabaiş, şöyle devam etti:

“Olaydan bir ay sonra, iki ay sonra da gönderilebilirdi. Neden o kadar geç gönderdiler? 15 ay oldu. İnşallah en yakın zamanda İspanya’dan gelir, bir umut olur. Bir delil, bir kanıt orada tespit edilse, her şey netleşse, katiller bulunsa daha da iyi olur. Biz daha rahat olacağız. Çünkü şu anda belirsizlik çok zor bir durum. Evladımızı katletmişler, ailece acı çekiyoruz. Şimdiye kadar delillerin hepsi karartıldı. Kameralar çok yerlerde silinmiş. Daha 15 aydan sonra ne yapabilirler ki? Niye açıklama yapmıyorlar? Biz bunu bekliyoruz devletten. Devletin büyüklerinden rica ediyorum, üç sefer Ankara’ya gittim, tekrar gideceğim, gerekirse orada açlık görevine gireceğim, Meclis kapısından kalkmayacağım. Benim kızımın başına ne geldi? Niye açıklama yapmıyorsunuz?”

‘İki erkeğe ait DNA var, araştırılmasını istiyorum’

Soruşturma kapsamında bulunan iki DNA örneğini anımsatan Nizamettin Kabaiş, “Ortada iki tane büyük delil var. Birinci en büyük delil iki erkeğe ait DNA var. İkincisi de bir kadına ait olan Rojin’in atletinde bir kadına ait olan kan izi var. Bunların araştırılmasını istiyorum. Niye bunları araştırmıyorlar? Yani nereye kadar bu kovalamaca olur? Biz soru soruyoruz cevapsız kalıyor. Soru soruyoruz cevap alamıyoruz. Rojin’e ne oldu? Kızıma ne oldu? Cevap yok. Şimdiye kadar oradaki güvenlikçilere, nöbetçilere niye bir soruşturma açmadılar? Neden görevden atılmamışlar? Rojin’in değeri yoktur demek ki. O iki güvenlikçinin şu anda cezaevinde olması lazımdı. Çünkü sahip çıkmamışlar. Gece 23.00’ten sonra bir öğrenci gelmese yoklama yapılması lazımdı” diye konuştu.

‘Dosyaya büyük bir katkı sağlayacak telefonun açılmasını bekliyoruz’

Van Baro Başkanı Sinan Özaraz da soruşturma dosyasını takip ettiklerini ifade ederek, başından beri büyük mücadele veren Rojin’in ailesinin yanında olduklarını belirtti.

İlk başta “intihar algısı üzerinden yürütülen soruşturmanın seyrini değiştirme mücadelesi” verdiklerini kaydeden Özaraz, Adli Tıp’tan gelen son raporla birlikte olayın “şüpheli ölüm” halini aldığını anlattı.

Savcılıktan, vücut üzerinde tespit edilmiş DNA’larla uyuşacak şüphelilerin tespitini istediklerini ifade eden Özaraz, Rojin’in telefonunun da içindeki bilgilerin çözümlenebilmesi için İspanya’ya gönderildiğini, bunun dönüşünün beklendiğini aktardı.

Özaraz, “Telefonun çözümlemesi dosyaya ulaşırsa en azından hakikate ulaşma noktasında bir yol almış oluruz” dedi.

‘Beklentimiz etkili bir soruşturmayla akıbetin netleşmesidir’

Soruşturmanın başında ciddi hukuksuzluklar yaşandığını ve bunlarla mücadele ettiklerini söyleyen Özaraz, şöyle konuştu:

“Şuna inanıyoruz ki etkili yürümeyen soruşturma daha etkili bir aşamaya geçmiş oldu. Burada temel talebimiz hakikatin ortaya çıkarılması, adaletin sağlanması, kamuoyu vicdanının tatmin edilmesi, yine ailenin temel hakkı olan kendi çocuklarının uğramış olduğu akıbetin bilinmesi.

Şüpheli kadın ölümleri bu ülkede maalesef hiçbir zaman etkili soruşturmaların yürütülüp cezalandırmalarının sağlandığı dosyalar olmamıştır. Failler her zaman cezasızlık zırhıyla korunmuştur ve çoğu zaman da dosyalar hakikat ortaya çıkmadan takipsizlikle kapanmıştır. Bizler umuyoruz ki bu dosya bu gibi akıbetlere uğramayacak. Bunun mücadelesini sonuna kadar devam ettireceğiz. Beklentimiz bu aşamada delillerin dosyaya kazandırıldıktan sonra faillere ulaşma ve etkili bir soruşturmayla akıbetin netleşmesidir.

‘Yurdun sorumluluğu noktasında da savcılık tarafından soruşturma izni istendi’

Hem üniversitenin ihmal ve sorumlulukları hem de yurdun ihmal ve sorumlulukları noktasında da soruşturmanın başından beri bir şikayetimiz söz konusuydu. Bu noktada en son aşamada dosyalar tefrik edildi. Halihazırda üniversite ile ilgili yürüyen soruşturma Yükseköğretim Kanunu gereği üniversite tarafından takip ediliyor. Tabii aynı zamanda yurdun sorumluluğu noktasında da savcılık tarafından soruşturma izni istendi ve soruşturma iznini bekliyoruz. Hem Rojin’in yurttan çıkıp geri dönmemesi üzerine aileye haber verilmemesi hem polise geç bildirilmesinden kaynaklı doğan bir sorumluluk söz konusu. Soruşturma izni de tamamlandığında soruşturmanın bu yönüyle de etkili yürüyeceğine inanıyoruz. Özellikle çalışan yurttaki erkek güvenlik görevlileri ve üniversitedeki görev almış o tarihler arasındaki güvenlik görevlileri ile ilgili de aynı zamanda savcılıktan taleplerimiz gereği hem ifade işlemleri hem varsa son temas noktasında kan alma gibi işlemler de halihazırda devam ediyor. Yine bu kapsamda görevden ayrılan, anormal bir durum varsa tespiti, yurt dışı çıkışları noktasında da savcılıkça işlemler yürütülüyor.” (ANKA)