• Ana Sayfa
  • Manşet
  • Şam güçlerinin saldırıları | Demokrasi güçlerinden tepki: Suriye’de yok sayılanların yanındayız

Şam güçlerinin saldırıları | Demokrasi güçlerinden tepki: Suriye’de yok sayılanların yanındayız

İstanbul Emek Barış ve Demokrasi Güçleri, Suriye’de Geçici Şam Yönetimi’ne bağlı grupların saldırısına tepki göstererek, ‘ Suriye’de öldürülen Alevilerin, direnen Dürzilerin, bombalanan Kürtlerin ve yok sayılan tüm inançların yanındayız’ mesajı verdi .

Şam güçlerinin saldırıları | Demokrasi güçlerinden tepki: Suriye’de yok sayılanların yanındayız
Şam güçlerinin saldırıları | Demokrasi güçlerinden tepki: Suriye’de yok sayılanların yanındayız
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 17 Ocak 2026 20:40

İstanbul Emek Barış ve Demokrasi Güçleri tarafından yapılan basın açıklaması ve protestoda, Suriye’de Geçici Şam Yönetimi’ne bağlı grupların saldırısına tepki gösterildi ve ‘Suriye’de öldürülen Alevilerin, direnen Dürzilerin, bombalanan Kürtlerin ve yok sayılan tüm inançların yanındayız’ mesajı verildi.

İstanbul Emek Barış ve Demokrasi Güçleri, Şam güçlerinin Kuzey ve Doğu Suriye’ye dönük saldırılarını protesto etti.

Kadıköy İskelesi’nde yapılan kitlesel açıklamada, “Emperyalizme ve barbarlığa karşı Kürt, Alevi, Süryani, Dürzi tüm halklar ve inançların yanındayız” pankartı taşındı.

Açıklamayı okuyan Fadik Temizyürek, Şam’a bağlı güçlerin insanlık suçu işlediğini vurgulayarak “HTŞ, dün IŞİD’in Şengal’de ve Kobane’de denediği barbarlık, bugün isim değiştirmiş cihatçı eliyle Halep’te, Süveyda’da ve Lazkiye’de sürdürülmekte, tehdit Rojava’da halkların kanıyla ve teriyle inşa edilen demokratik özgür yaşama yönelmektedir. Bu katliamlar; ABD, NATO ve İsrail’in bölge politikalarından bağımsız değildir. Yeşil Kuşak projesinden bu yana devşirilip kılıktan kılığa sokulan bu çeteler, emperyalizmin bölgeyi yeniden dizayn etme aparatlarıdır. Ortadoğu’nun enerji kaynaklarını ve geçiş yollarını kontrol etmek isteyen sermaye güçlerinin tetikçiliğini yapmaktadırlar. Türkiye’deki siyasi iktidar ise, bu katliamcı çetelere açık destek vererek, Suriye’de barışçıl bir çözüm yerine çatışmayı körüklemekte ve Suriye halklarının güvenliğini açıkça tehdit etmektedir” diye konuştu.

Fadik Temizyürek, “ABD, NATO ve bölge devletlerinin beslediği çeteler derhal bölgeden temizlenmelidir. Farklı inanç ve etnik kimliklere yönelik sistematik saldırılar derhal ve kalıcı olarak son bulmalıdır. Etnik ayrımları derinleştiren, sivil halkı tehdit eden ayrıştırıcı ve saldırgan politikalardan vazgeçilmelidir. Hastaneleri bombalayan, zorla yerinden etme ve yağma suçlarını işleyenler, uluslararası kamuoyu önünde hesap vermelidir. Türkiye’deki siyasi iktidar, cihatçı çetelere verdiği desteği kesmeli; bölgedeki halkların can güvenliğini tehdit eden politikalara son vermelidir. Suriye halklarının tamamının güven ve barış içerisinde yaşayabilecekleri bir ortam hızla tesis edilmeli, Suriye’nin geleceğine orada yaşayan halklar karar vermelidir. Suriye halklarının, etnik ve dinsel toplulukların bir arada yaşamasının; eşit ve özgür bir gelecek kurmasının tek yolu; demokratik, seküler ve kapsayıcı bir yönetimdir. Kürt, Alevi, Süryani, Dürzi başta olmak üzere tüm halkların ve inançların ortak iradesi, bu karanlığı yenecek yegane güçtür. Bizler İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri olarak; Suriye’de katledilen Alevilerin, direnen Dürzilerin, bombalanan Kürtlerin ve yok sayılan tüm inançların yanındayız. Suriye halklarının özgür ve eşit olarak birlikte yaşama iradesi ve mücadelesiyle dayanışma içinde olduğumuzu ilan ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eşsözcüsü Meral Danış Beştaş ise, şunları söyledi: “Suriye’de önce Aleviler, Dürzilerle başlatılan katliam Kürtlerle devam etti. IŞİD çetelerinin Şengal’de işlediği katliamı, şimdi Şam’a destek vererek yapmaya çalışıyorlar. Kravat takmakla olmaz bu işler. Suriye’de tüm inançların ittifak mücadelesiyle kazanacağız. Halep’te 200 bin kişiyi aşkın sivile tankla topla saldırıldı. Kadınlar binalardan atıldı, insanlar zorunlu göçe tabi tutuldu.”

Meral Danış Beştaş, “Bu destek halkların bir arada yaşamasına fayda sağlamaz. Barış ve Demokratik Toplum Süreci devam ederken, bu uygulamalar sabotajdır. Biz barıştan yanayız ama onurlu bir barıştan yanayız. Birileri dün akşam kararname yayınlamış ‘Kürt dilini tanıyoruz’ diye ama arkadan saldırı başlattı. Her yerde Kürtler katliama uğruyor. Ama biz müzakereye de mücadeleye de varız. Kürt düşmanlığını kabul etmiyoruz. Bu baskıcı rejimlere karşı mücadele etmekten vazgeçmeyeceğiz. Rojava Devrimi dünya açısından insanlığın ortaya çıktığı bir devrimdir. Şimdi Kürt düşmanlığından, Alevilere, Dürzilere yönelik katliamlardan vazgeçin. Dünyanın her yerinde Kürtlerle, Dürzilerle dayanışma sürüyor” dedi.

EHP İstanbul Sözcüsü Nehir Sevim de “Halep’te kararnameler çıkarılıyor ancak bu yapılanlardan sonra kararnamelere nasıl güvenilebilir? Orada sadece halkların öz örgütlülüğüne güvenilir” ifadelerini kullandı.