Şanlıurfa’nın Bozova ilçesine bağlı Kesmetaş köyünde inşa edilen beton santraline yönelik tepkiler sürüyor.
Urfa Ekoloji Meclisi tarafından köyde düzenlenen basın açıklamasına Kesmetaş sakinleri de katıldı.
Açıklamada, beton santralinin çevre, tarım ve insan sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çekildi.
Kesmetaş’ta yaşayan köylülerin başvurusu üzerine bölgede inceleme yaptıklarını belirten Urfa Ekoloji Meclisi, 14 Mayıs 2026 tarihinde köye giderek santral alanında saha çalışması gerçekleştirdiklerini duyurdu.

“Beton santrali Antep fıstığı bahçelerinin ortasına kuruldu”
Yapılan incelemelerde beton santralinin, Kesmetaş’a yaklaşık 1500 ila 2000 metre mesafede bulunduğu belirtildi.
Urfa Ekoloji Meclisi tarafından yapılan açıklamada, toplam 56 bin 486 metrekare büyüklüğündeki 417 numaralı parselin ifraz edilerek (Bir arazinin imar mevzuatına ve planlarına uygun şekilde bölünerek daha küçük parsellere ayrılması ve her bir parçanın ayrı ayrı tapuya tescil edilmesi işlemi) 622 numaralı parsel üzerinde yaklaşık 15 bin metrekarelik alanda beton santralinin kurulduğu ifade edildi.
Ayrıca bölgenin dört tarafının Antep fıstığı bahçeleriyle çevrili olduğu aktarıldı.
Köydeki tarım alanlarının büyük bölümünün 20 ila 50 yaş arasında değişen Antep fıstığı ağaçlarından oluştuğuna dikkat çekilen açıklamada, santralin kurulduğu alanda ağaçların kesildiği ve tesis için yol açıldığı belirtildi.
Beton santrallerinin çevresel etkilerine dikkat çekildi
Basın açıklamasında beton santrallerinin çevreye ve insan sağlığına etkilerine ilişkin değerlendirmelere de yer verildi.
Hazır beton üretiminde kullanılan hammaddelerin taşınması, depolanması ve işlenmesi sırasında yoğun toz emisyonu oluştuğu belirtilerek, bunun hava kirliliğine yol açabileceği ifade edildi. Çimento ve agrega kaynaklı partikül maddelerin kilometrelerce taşınarak hava kalitesini düşürdüğü, yakın çevredeki bitki örtüsü üzerinde uzun vadeli olumsuz etkiler yaratabileceği kaydedildi.
Açıklamada, yoğun toz tabakasının bitkilerin yaprak yüzeyini kaplayarak gelişim süreçlerini olumsuz etkileyebileceği ve zamanla tarımsal verim kaybına neden olabileceği ifade edildi.

“Antep fıstığı üretimi risk altında”
Urfa Ekoloji Meclisi, beton santralinin özellikle bölgenin temel geçim kaynağı olan Antep fıstığı üretimini tehdit ettiğine dikkat çekti.
Açıklamada, Antep fıstığı ağaçlarının iklimsel değişimlere ve çevresel etkilere karşı hassas yapıda olduğu vurgulanarak, beton santralinden yayılan çimento ve tozun ağaçların yapraklarını kaplayabileceği belirtildi.
Bu durumun fotosentez ve solunum süreçlerini olumsuz etkileyerek ağaç sağlığını tehdit edebileceği ifade edildi.
Bahar aylarında gerçekleşen tozlaşma döneminde havadaki yoğun partiküllerin polen taşınımını etkileyebileceği, bunun da ürün verimliliği üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabileceği değerlendirmesi yapıldı.
Urfa Ekoloji Meclisi, Antep fıstığı gibi stratejik tarım ürünlerinin yetiştirildiği bölgelerde sanayi tesislerinin planlanmasında rüzgâr yönü, mesafe ve çevresel etki kriterlerinin dikkate alınması gerektiğini belirtti.
“Tarım alanlarından en az 3 kilometre uzakta olmalı”
Açıklamada beton santrallerinin yerleşim alanları ve tarım arazilerinden belirli mesafelerde kurulmasının önemine vurgu yapıldı.
Beton santrallerinin özellikle yerleşim alanlarından ve tarım arazilerinden en az 3 kilometre uzaklıkta, organize sanayi bölgelerinde ve çevresel etki değerlendirmeleri tamamlanmış alanlarda faaliyet göstermesi gerektiği ifade edildi.
Ayrıca, kapalı devre filtreleme ve arıtma sistemlerinin kullanılması gerektiği belirtilerek, tarım arazilerinde sanayi tipi yapılaşmaların ciddi denetime tabi tutulmasının önemine dikkat çekildi.
5403 Sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile 3573 Sayılı Kanun kapsamında tarım arazileri ve Antep fıstığı üretim alanlarına ilişkin düzenlemelerin bulunduğu hatırlatıldı.

Ruhsatın iptali çağrısı
Urfa Ekoloji Meclisi, Kesmetaş’ta kurulan beton santralinin insan sağlığı, bitki örtüsü ve ekosistem üzerindeki olası etkileri nedeniyle çalışma ruhsatının iptal edilmesi çağrısında bulundu.
Açıklamada, çevreyi ve insan sağlığını tehdit ettiği değerlendirilen yapılaşmalara karşı mücadele etmeyi sürdürecekleri belirtildi.
Köylüler ise geçim kaynakları olan tarım alanlarının korunmasını talep ederek, Antep fıstığı üretiminin zarar görmemesi için sürecin yakından takip edilmesini istedi.




