• Ana Sayfa
  • Manşet
  • Savcılık iddianamede ‘Kürtçe’ demedi: Furkan Oğlak’ın iddianamesinde ‘yabancı dil’ vurgusu

Savcılık iddianamede ‘Kürtçe’ demedi: Furkan Oğlak’ın iddianamesinde ‘yabancı dil’ vurgusu

Kastamonu’da minibüste telefonundaki Kürtçe şarkı ve içeriklerin görülmesinin ardından hedef alınan ve yaşanan tartışma sonrası tutuklanan 18 yaşındaki inşaat işçisi Furkan Oğlak hakkında iddianame hazırlandı. Savcılık, “örgüt propagandası” suçlamasına dayanak olarak tanık beyanları ile telefon incelemesini gösterirken, iddianamede Kürtçe müzik için “yabancı dil” ifadesini kullandı. Avukatı Kenan Maçoğlu ise “Dosyada propaganda suçunun unsurları yok. Propaganda suçunun oluşabilmesi için cebir ve şiddet övgüsü gerekir” dedi.

Savcılık iddianamede ‘Kürtçe’ demedi: Furkan Oğlak’ın iddianamesinde ‘yabancı dil’ vurgusu
Foto: Cezaevi görseli temsili
  • Yayınlanma: 31 Temmuz 2026 09:57
  • Güncellenme: 31 Temmuz 2026 10:25

Kürt meselesinin çözümü için barış ve demokratikleşme çabalarının sürdüğü bir dönemde, çalışmak için Diyarbakır’dan Kastamonu’nun Çatalzeytin ilçesine giden 18 yaşındaki inşaat işçisi Furkan Oğlak, minibüste telefon ekranındaki Kürtçe müzik ve içeriklerin görülmesiyle başlayan tartışmanın ardından tutuklandı.

Tek kişilik koğuşta tutulan Furkan Oğlak hakkında, Kastamonu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesi’ne sunuldu. Mahkeme henüz iddianameyi kabul etmezken, ilk duruşma tarihi de belirlenmedi.

Dosyanın avukatı ve aynı zamanda Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) üyesi Avukat Kenan Maçoğlu, tartışmanın telefon ekranında dinlediği Kürtçe müziğin ve içeriklerin görülmesiyle başladığını anlattı.

Maçoğlu, Furkan Oğlak’ın Diyarbakır’dan Çatalzeytin ilçesindeki TOKİ inşaatında çalışmak üzere yola çıktığını belirterek süreci şöyle anlattı:

“Diyarbakır’dan Kastamonu ilçesine çalışmaya gidiyor, TOKİ inşaatına. İlçe minibüsündeyken yaşanıyor bunlar. Telefonuyla TikTok, sosyal medya uygulamalarına falan girerken yanındaki oturan kişinin dikkatini çekiyor. ‘Sen kimsin, nereden geldin?’ diye soruyor. O da ‘Diyarbakır’dan geldim, çalışmaya gidiyorum’ diyor.”

Maçoğlu’nun aktardığına göre tartışma, yanında oturan yolcunun telefondaki içerikleri sorgulamasıyla büyüdü:

“O sırada ‘Senin telefonda ne var? Onlar terörist mi?’ falan muhabbeti dönüyor. Onun üzerine tartışma yaşanıyor. Minibüsteki diğer kişiler de dahil oluyor. Topluca çocuğun üstüne geliyorlar. O da tepki gösterilecek bir durum olmadığını, sıkıntılı bir şey yapmadığını anlatmaya çalışırken tartışma büyüyor. Minibüstekiler polisi arıyor. Polis gelip alıp gözaltına alıyor, sonradan peşinden tutuklanıyor.”

İddianame ne diyor?

Savcılık iddianamesinde, 13 Temmuz’da 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yapılan ihbar üzerine soruşturmanın başlatıldığı belirtiliyor. İddianamede, minibüste “Ben apocuyum” dediği iddia edilen Oğlak’ın gözaltına alındığı, üç tanığın ifadeleri, telefon incelemesi ve sosyal medya kayıtlarının delil olarak dosyaya eklendiği ifade ediliyor.

Savcılık, Oğlak’ın Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 maddesi kapsamında “örgüt propagandası yapmak” suçundan cezalandırılmasını talep ediyor.

İddianamede ‘Kürtçe’ yerine ‘yabancı dil’ ifadesi

Furkan Oğlak’ın telefonundaki Kürtçe içerikler iddianamede suçlama unsuru olarak yer alırken, savcılık bu içeriklerin dilini “yabancı dil” olarak tanımladı.

Telefon incelemesine ilişkin bölümde “arka planda yabancı dilde ‘apo’ sloganının atıldığı müzik” ifadesi kullanılırken, Instagram paylaşımı için de “yabancı dilde müzik eşliğinde” denildi. İddianamede “Kürtçe” ifadesine ise yer verilmedi.

‘Propaganda suçunun unsurları oluşmadı’

İddianamenin hukuki açıdan propaganda suçunun şartlarını karşılamadığını söyleyen Maçoğlu, “Suç içerecek bir şey yok. Zaten ifadelerinde de geçiyor. Propaganda suçu için doğrudan cebir ve şiddet övgüsü gerekiyor. Buna dair Anayasa Mahkemesi’nin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin, Yargıtay’ın da içtihatları net. Ortada yaşanan bir tartışma var. Yoksa oturup başka türlü bir propaganda meselesi yok. Tartışma sırasında sadece ‘Ben de Apocuyum’ gibisinden bir cümlesi geçmiş. Bunun şiddetle vesaireyle herhangi bir ilgisi yok zaten.” dedi.

‘Tek kişilik koğuşta tutuluyor’

Oğlak’ın halen Kastamonu E Tipi Cezaevi’nde tek kişilik bölümde tutulduğunu belirten Maçoğlu, bunun gerekçesinin cezaevinde başka siyasi tutuklu bulunmaması olduğunu söyledi.

“Kastamonu E Tipi Cezaevi’nde kalıyor. Başka siyasi tutuklu ya da hükümlü kimse olmadığı için güvenlik açısından tek tutuluyor.”

İddianamenin hazırlanmasına rağmen henüz mahkemece kabul edilmediğini söyleyen Maçoğlu, “İddianame hızlıca hazırlandı ama henüz kabul değerlendirme aşamasında. Aslında hızlıca kabul edilip tensiple tahliye edilmesi gerekiyor. Adli tatil olduğu için biraz ağırdan alıyorlar. Bu kapsamlı bir dosya değil. Aynı gün içerisinde kabul edilip duruşma günü verilip tensiple tahliye edilebilirdi” ifadelerini kullandı.

’18 yaşında bir çocuk’

Maçoğlu, dosyanın kamuoyunda yalnızca güvenlik eksenli tartışılmaması gerektiğini belirterek, “O 18 yaşında bir çocuk yani her şeyden öte” dedi.

Çalışmak için uzun bir yolculuk yaptıktan sonra gözaltına alındığının altını çizen Maçoğlu, “Diyarbakır’dan Kastamonu’ya gidiyorsun, çocuk kim bilir kaç saat yolculuk yapmıştır. Peşinden ilçe minibüsünde başına böyle bir şey geliyor” dedi.