Senatör Lindsey Graham’ın ölümü ABD siyasetini nasıl etkileyecek?

ABD merkezli yayın kuruluşu CNN, “Graham’ın ölümü, bir güç değişimine ve yeni bir soruya dikkat çekiyor: Washington’da bundan sonra ne olacak?” başlıklı bir analiz yayımlayarak, ABD Senatosu Çoğunluk Lideri Mitch McConnell’ın da kötüleşen sağlık durumuna işaret etti.

Senatör Lindsey Graham’ın ölümü ABD siyasetini nasıl etkileyecek?
Senatör Lindsey Graham’ın ölümü ABD siyasetini nasıl etkileyecek?
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 13 Temmuz 2026 16:54
  • Güncellenme: 13 Temmuz 2026 16:55

Cumhuriyetçi Parti Güney Karolina Senatörü Lindsey Graham’ın ani vefatı, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) medyasında ve siyaset dünyasında geniş yankı uyandırdı. ABD merkezli yayın kuruluşu CNN, “Graham’ın ölümü, bir güç değişimine ve yeni bir soruya dikkat çekiyor: Washington’da bundan sonra ne olacak?” başlıklı bir analiz yayımlayarak, ABD Senatosu Çoğunluk Lideri Mitch McConnell’ın da kötüleşen sağlık durumuna işaret etti.

Analizde, bu iki etkili ismin siyaset sahnesinden çekilmesiyle birlikte Cumhuriyetçiler için bir dönemin kapandığı belirtildi.

Siyasi değişim rüzgarlarının Demokrat Parti cephesinde de hissedildiği, uzun yıllardır ABD siyasetine yön veren tecrübeli isimlerin yerlerini daha az deneyimli politikacılara bıraktığı aktarıldı.

Bu durumun, ABD siyasetinin iki ana partisinin gelecekteki ideolojik çizgisi, liderlik kadroları ve yönetim modelleri üzerindeki iç mücadeleleri derinleştireceği öngörülüyor. Cumhuriyetçiler içinde Donald Trump’ın parti üzerindeki hakimiyeti sürerken, 80 yaşındaki liderden sonra yerine kimin geçeceği belirsizliğini koruyor.

Demokratlar cephesinde ise genç ve ilerici kanadın yerleşik siyasi nizamı sarsma çabalarına karşın, partinin merkez çizgide kalmasını isteyenlerin de kayda değer bir ağırlığı bulunuyor.

Ekonomik alanda ve küresel çatışmalarda her iki partinin de seçmen nezdindeki hayat pahalılığı ile güvenlik endişelerini tam olarak gideremediği görülüyor.

Donald Trump, kendi döneminde ekonomide başarı sağlandığını belirtirken, geniş seçmen kitlelerinin geçim sıkıntısı yaşamaya devam ettiği ve Demokratların bu tablodan siyasi bir avantaj üretemediği vurgulanıyor.

Washington’ın derin bir belirsizlik dönemine girdiğini kaydeden analiz yazısı, her iki partinin de onlarca yıldır siyasete yön veren isimlerin geride bıraktığı siyasi boşluğu doldurabilecek yeni liderleri veya fikirleri henüz netleştiremediği sonucuna varıyor.

Trump: “Amerika’yı Kurtarma Yasası için büyük bir darbe”

ABD Başkanı Donald Trump, NBC News kanalına telefonla verdiği röportajda yakın arkadaşı Senatör Lindsey Graham’ın vefatına dair kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Trump, Graham’ın ABD’deki oy kullanma standartları ve seçmen kaydı süreçlerine daha sıkı denetimler getirmeyi hedefleyen “Amerika’yı Kurtarma Yasası” üzerindeki yoğun mesaisine dikkat çekti.

Yasanın Senatodan geçirilmesi sürecinde Graham’ın oynadığı kritik role değinen Trump, “Bu vefat, Amerika’yı Kurtarma Yasası için büyük bir darbe oldu” açıklamasını yaptı.

Güney Karolina Senatörü Graham ile sık sık Beyaz Saray’da bir araya geldiklerini paylaşan Trump, ölümünden yalnızca birkaç saat önce de telefonda söz konusu yasa tasarısını görüştüklerini aktardı.

Graham’ın kısa süre önce uzun bir seyahatten döndüğünü ve kendisine son derece yorgun olduğunu ilettiğini belirten Trump, “Amerika’yı Kurtarma Yasası’nı meclisten geçirmek istiyordu ve ben de kendisine ‘Bunu halledeceğiz Lindsey, yakında görüşürüz’ dedim” ifadelerini kullandı.

Lindsey Graham’ın vefatıyla boşalan Senato koltuğu için yasal süreç gereği bir seçim yapılması gerekeceğini hatırlatan Trump, yeni aday konusuna da değindi.

ABD Başkanı Donald Trump, “O koltuk için benim beğendiğim bir isim var ancak şu an size kim olduğunu söylemeyeceğim, çünkü henüz çok erken” diyerek sonraki sürece dair açık kapı bıraktı.

‘Kürtleri Koruma Yasası’ çıkışıyla öne çıktı

ABD Senatosunda, özellikle ocak ayındaki saldırılara karşı Kuzey ve Doğu Suriye ile gösterdiği dayanışmayla öne çıkan Cumhuriyetçi Senatör, Kürtlerin korunması yönünde bir kanun teklifi de sunmuştu. Graham; Suriye başta olmak üzere Orta Doğu’da Kürtlerin seküler bir halk olduğunu ve bu nedenle desteklenmesi gerektiğini savunan bir isimdi. ABD’nin Suriye’yi HTŞ’ye teslim etme girişimlerine karşı çıkan Graham, Kürtlerle kurulan ortaklıkların “değerli” olduğunu her fırsatta dile getiriyordu.

Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik Ocak 2026’da HTŞ tarafından başlatılan saldırılara yüksek sesle karşı çıkan Graham, ABD’nin tavrını “utanç verici” olarak nitelendirmiş ve Kürtleri koruma yasası çıkarılması yönünde girişimde bulunmuştu.

Mazlum Abdi ile görüşmüştü

Şubat 2026’da Münih Güvenlik Konferansı kapsamında, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Genel Komutanı Mazlum Abdi ve Özerk Yönetim Dış İlişkiler Dairesi Eş Başkanı İlham Ahmed, Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham başkanlığındaki üst düzey bir ABD Kongre heyetiyle görüşmüştü.

Görüşme sonrası Mazlum Abdi sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Senatör Lindsey Graham’ın her zaman kendilerine destek olduğunu hatırlatan Abdi şükranlarını sunarak şunları söylemişti:

“Geçtiğimiz dönem boyunca, Senatör Graham liderliğindeki bu saygıdeğer üyeler, halkımızın ve güçlerimizin haklarının en önde gelen savunucuları arasında yer aldılar. Bizimle sürekli temas halinde kalarak çağrılarımıza kulak verdiler ve sahadaki gelişen durumla yakından ilgilendiler. Davamızı desteklemede kritik bir rol oynadılar; aralarında bizim için çok değerli bir adım olan “Kürtleri Kurtarma Yasası”nın (Save The Kurds Act) da bulunduğu birçok girişim ve yasa tasarısı aracılığıyla somut destek sağladılar.

Bu kritik dönüm noktasında, bölgesel istikrara verdikleri kararlı destek ve Suriye ile halkına sundukları paha biçilemez yardımlar için hepsine en içten şükranlarımızı sunuyoruz. Bu saygıdeğer üyeler, halkımız için adalet ve özgürlüğün tesisi yolunda temel ortaklarımız oldular ve olmaya devam ediyorlar.”

Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani ile de bir araya gelmişti.