• Ana Sayfa
  • Manşet
  • Şerzan Kurt’un babasından Anayasa Mahkemesi kararına tepki

Şerzan Kurt’un babasından Anayasa Mahkemesi kararına tepki

Ömer Kurt, kararı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) taşıyacaklarını ve adaletin sağlanması için bütün yolları deneyeceklerini söyledi. Kurt, bu hukuksuzluğun fark edilmesi için mücadelelerini sürdüreceklerini ifade etti.

Şerzan Kurt’un babasından Anayasa Mahkemesi kararına tepki
Şerzan Kurt’un babasından Anayasa Mahkemesi kararına tepki
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 24 Ekim 2026 11:07

Muğla’da 12 Mayıs 2010’da polis memuru Gültekin Şahin’in açtığı ateş sonucu hayatını kaybeden üniversite öğrencisi Şerzan Kurt’un davası, 16 yıl sonra Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) yaşam hakkının ihlal edilmediğine dair esastan verdiği kararla sonuçlandı. Kurt’un babası Ömer Kurt, kararı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) taşıyacaklarını ve adaletin sağlanması için bütün yolları deneyeceklerini söyledi. Kurt, bu hukuksuzluğun fark edilmesi için mücadelelerini sürdüreceklerini ifade etti.

Ömer Kurt, oğlunun polis tarafından hedef gözetilerek öldürüldüğünü, mahkeme sürecinin de Şerzan’ın ölümünün ardından başladığını anlattı. Hakkaniyet açısından davanın olayın yaşandığı yerde görülmesi gerektiğini, buna rağmen güvenlik gerekçesiyle davanın Eskişehir’e nakledildiğini belirtti. Gerçek ve adil bir yargılama yapılsaydı davanın kısa sürede sonuçlanabileceğini dile getiren Kurt şöyle konuştu:

“Ama zamana yaydılar. Zamana yaymalarının sebebi de devletin refleksi yüzündendi. Devlet görevlisi haksız da olsa katil de olsa, onu aklama yoluna gidildiğini Şerzan Kurt davasında gördük. Bu çok net bir şekilde ortaya çıktı. 15 yıl devam eden dava yaklaşık 32 celse görüldü. Bütün bu celselerde polis çeşitli cezalar aldı. Her ceza Yargıtay’a gitti. Yargıtay, ilk önce cezayı bozup yükseltmesini istedi. Yerel mahkeme Yargıtay’ın kararına istinaden ceza artırımına gitti ama Yargıtay bu sefer de cezayı çok bulup tekrar bozdu. Yaklaşık dört sefer Yargıtay kendi kararlarını kendi bozdu.”

Polisin Şerzan’ı vurduğunun hem tanıklarca hem de kamera kayıtlarıyla tespit edildiğini aktaran Ömer Kurt, bunun bilinmesine rağmen polise daha önce verilen 16 yıllık cezanın 6 yıla indirildiğini söyledi. Polisin bu sürenin ardından cezaevinden çıktığını belirten Kurt şu ifadeleri kullandı:

“Şerzan ise mezara girdi. Şunu net söyleyebiliriz; Devletin duruma göre taraf hareket ettiğini gördük. Devlet görevlisi haklı da olsa haksız da olsa bir şekilde haklı olarak yansıtılıyor.”

Şerzan’ın hayalleri olduğunu, ancak 21 yaşında hayattan koparıldığını ifade eden Kurt, AYM’ye yapılan başvuruya ilişkin de şunları söyledi:

“5 üyeden oluşan Anayasa Mahkemesi, her ne kadar gerçeği görmüşse de polisi koruma yoluna gittikleri görülüyor. Hem manevi hem de zaman konusunda ihlal yapıldığını söylediler. Yargılama bizim açımızdan eksik ve ikili bir durum taşıyor. Biz bu durumu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) götüreceğiz. Avukatlarımız da 4 aylık süre zarfında AİHM’e dosyayı götürecekler.”

Ömer Kurt, “Hukuksuz bir şekilde yaşam hakkını ihlal edenlerin ödüllendirilmemesi, cezalandırılması gerekir” diyerek, ülkede birlik, beraberlik ve kardeşlik havası oluşturulacaksa insanların ötekileştirilmemesi gerektiğinin altını çizdi.

Siyasi, kültürel ve yaşam bakımından herkese eşit yaklaşılması gerektiğini vurgulayan Kurt, sözlerini şöyle tamamladı:

“Birilerinin bunun farkına varması için bu mücadelemiz kararlı bir şekilde devam edecek. Bizim amacımız, bu ülkede huzur ve kardeşlik havasının olması, en azından köhneleşmiş, ötekileştirme zihniyetiyle zehirlenmiş beyinlere bir format atılarak insanların birbirine yaklaşması gerektiğini düşünüyoruz.”