Diyarbakır 2. İdare Mahkemesinin, Şeyh Said isminin bir bulvara verilmesine ilişkin davayı reddetmesi, Şeyh Said ailesinin tepkisine yol açtı.
Mahkemenin, ismin toplumda ortak kabul göremeyeceği ve toplumsal ayrışmaya neden olabileceği yönündeki gerekçesine itiraz eden aile, kararın Kürt toplumunun Şeyh Said’e atfettiği tarihsel ve toplumsal değeri göz ardı ettiğini belirtti.
‘Kürtler arasında saygın bir isimdir’
Şeyh Said’in torunu Ensar Fırat, mahkemenin kararına tepki göstererek Şeyh Said’in Kürt toplumu açısından taşıdığı öneme dikkat çekti.
Rudaw’ın haberine göre; mahkemenin, Şeyh Said isminin rahatsızlık oluşturabileceği yönündeki değerlendirmesini kabul etmediklerini belirten Fırat, şu ifadeleri kullandı:
“Mahkeme, Şeyh Said Efendi’nin adının saygın bir isim olmadığını, rahatsızlık oluşturduğunu söylemiş. Ancak Şeyh Said Efendi’nin adı Kürtler arasında kutsal ve saygın bir isimdir. O bizim liderimizdir. Böyle bir kararı kabul etmiyoruz.”
Avukat Özdemir: ‘Hukuka aykırıdır.’
Şeyh Said ailesinin avukatı Mehdi Özdemir de yaptığı açıklamada, mahkemenin kararını hukuki açıdan eleştirdi. Özdemir, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Meclisinin yaklaşık 15 yıl önce aldığı isimlendirme kararının valilik tarafından onaylanmadığını, valiliğin yasal süre içinde yanıt vermeyerek talebi zımnen reddettiğini belirtti.
Özdemir, belediye meclisinin yetkisi kapsamında aldığı kararın valilik tarafından reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu savunarak şöyle konuştu:
“Yerel demokrasi açısından belediye meclisinin almış olduğu karar, belediye mevzuatı gereğince kabul edilen bulvar ismine dönüktür. Mevzuatta yer almayan bir gerekçeyle yerindelik denetimi yapılarak valilik tarafından reddedilmesi kendi içerisinde hukuka aykırıdır.”
Mahkemenin valiliğin işlemini iptal etmemesini de eleştiren Özdemir, kararın gerekçesine dikkat çekti:
“Mahkemenin, valiliğin yerindelik denetimine tabi olacak şekilde yetki aşımına girecek şekilde almış olduğu kararı iptal etmeyip, ‘yoğun rahatsızlık uyandırır’ gibi bir gerekçeyle talebimizi reddetmesi, aslında kendi içerisinde hukuk dışı bir karar aldığını gösteriyor.”
‘100 yıl önceki zihniyet bugün de devam ediyor’
Özdemir, mahkemenin kararını tarihsel bir çerçevede de değerlendirdi. Kararın yalnızca hukuki bir mesele olmadığını, siyasi bir arka plan taşıdığını ileri süren Özdemir, mevcut yaklaşımı İstiklal Mahkemelerinin kararlarıyla karşılaştırdı.
Özdemir, “Mahkemenin almış olduğu bu karar, kendi gerekçesi itibarıyla 100 yıl önce İstiklal Mahkemesinin hukuk dışı bir şekilde almış olduğu kararın bir tezahürüdür. 100 yıl önceki zihniyetin bugünkü mahkeme kayıtlarında, mahkemelerdeki hâkimler nezdinde aynı zihniyetle devam ettiğini göstermektedir” dedi.
Mahkemenin kararının milliyetçi ve şovenist bir yaklaşım içerisinde olan kesimleri memnun ettiğini savunan Özdemir, buna karşılık Kürt toplumunun Şeyh Said’e atfettiği önem ve değerin yok sayıldığını ifade etti.
‘Valiliğin kararı iptal edilsin’
Şeyh Said ailesinin hukuki talebinin, bulvara Şeyh Said adının verilmesine ilişkin belediye meclisi kararının önündeki engelin kaldırılması olduğunu belirten Özdemir, mahkemenin valiliğin işlemini iptal etmesi gerektiğini savundu.
Özdemir, “Hukukun gereği, Şeyh Said isminin bu toplumda kabul gördüğü şekliyle, meşru ve yasal çerçevede bir bulvara verilmesinin olağan ve haklı bir talep olduğunun kabul edilmesidir. Mahkemelerin de valinin almış olduğu hukuka aykırı kararın iptal edilmesi ve bulvarın adının Şeyh Said olarak verilmesi yönünde gereğini yerine getirmesi gerekirdi” ifadelerini kullandı.
Mahkemenin davayı reddetmesinin ardından ailenin ve avukatının açıklamaları, kararın hukuki boyutunun yanı sıra Şeyh Said’in Kürt toplumundaki tarihsel konumu ve kamusal alanda temsil edilmesi konusundaki tartışmayı da yeniden gündeme taşıdı.
Ne olmuştu?
Diyarbakır 2. İdare Mahkemesi, 2011 yılında bulvara “Şeyh Said Bulvarı” adının verilmesine ilişkin belediye kararını valiliğin onaylamamasına karşı açılan davayı reddetti. Mahkeme, Şeyh Said’in tarihsel konumu nedeniyle bu ismin toplumda ortak kabul göremeyeceğini ve toplumsal ayrışmaya yol açabileceğini belirterek valiliğin işlemini hukuka uygun buldu.
Bulvarın adı, 2025 yılında belediye meclisi kararıyla “Özgürlük Bulvarı” olarak değiştirildi ve yeni isim valilik tarafından onaylandı.
Mahkeme ayrıca davacıların 1.683 TL yargılama gideri ile 30 bin TL vekâlet ücretini ödemesine hükmetti. Karara karşı istinaf yolu açık bırakıldı.
(Rudaw)



